denizde kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 85'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Hawaii'de tüm yıl denizde yüzebilirsiniz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Geceleyin denizde değiller miydi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Balık denizde yaşar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çocukken sık sık denizde yüzmeye giderdim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Denizde yaşayan canlıların çoğu, kirlilikten etkilenir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar rüzgar ve havanın elinde, denizde kayboldular.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu, denizde yaşayan bir hayvan türüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben her gün denizde yüzerim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tekne dalgalı denizde şiddetle sallandı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Biz denizde yüzdük.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben denizde geminin battığını gördüm.
Translate from Türkçe to İngilizce
Geçen yıl, o, denizde üç ay geçirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Biz fırtınalı denizde teknenin savrulduğunu gördük.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gemi denizde.
Translate from Türkçe to İngilizce
Denizde yüzmeye gittim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Müttefikler denizde kazanıyorlardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çocukken sıkça denizde yüzmeye giderdim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bozma moralini John. Denizde daha çok balık var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Denizde bir sürü balık var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bazı çocuklar denizde yüzüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Birçok erkek denizde öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Birçok insan denizde öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Denizde yüzerken dikkatli olmalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Denizde yüzmek eğlenceli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Denizde yüzerken dikkat etmelisin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Denizde geçirecekleri üç yıl için yeteri kadar erzak aldılar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom denizde dışarıya baktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir gün, Atlantis adası denizde kayboldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Denizde yüzmeyi severim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Balina, denizde yaşayan çok büyük bir memelidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Denizde adalar var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Denizde yüzmeye gittik.
Translate from Türkçe to İngilizce
Denizde balıklar var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bizim, denizde bir evimiz vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Denizde yüzmek, denize sahip olmanın anlamına gelmez.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çok seçici olma. Denizde o kadar çok balık yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ne sıklıkta her yaz denizde yüzmeye gidersin?
Translate from Türkçe to İngilizce
Küçükken her zaman denizde yüzmeye giderdim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Denizde adalar vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Denizde şiddetli bir fırtına vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kraliçe denizde yaklaşıyor gibi görünen siyah bir şey gördü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tekne denizde sürüklendi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Denizde yaşayan canlıların büyük bir çeşitliliği var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Denizde doğan bebeklere ne olur?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bugün denizde yüzmemiz için hava yeterince sıcak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Balina denizde yaşayan çok büyük bir memelidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, denizde babasını kaybetti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bazı balıklar nehirlerde yaşar, diğerleri denizde.
Translate from Türkçe to İngilizce
Birçok adam denizde hayatını kaybetti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Denizde yosunlar var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ebeveynlerim denizde yalnız yüzmeme izin vermedi.
Bazı çocuklar denizde yüzüyorlar.
Onun ebeveynleri yıllardır denizde çalıştı.
O, geçen yıl denizde üç ay harcadı.
Denizde yıkanmak istiyorum.
Denizde kardeşiyle yüzdü.
O, erkek kardeşiyle denizde yüzdü.
Tom'un cesedi denizde başıboş yüzerken balıkçılar tarafından bulundu.
Gemi fırtınalı denizde battı.
Uyandığımız zaman, açık denizde akıntıya kapılıp sürükleniyorduk.
Denizde, biz galibiz.
Bazı çocuklar denizde yüzerler.
Ben denizde yüzme gitmeyi seviyorum.
O denizde babasını kaybetti.
Gemi denizde battı.
Denizde yüzerken dikkatli ol.
Onlar son üç haftadır denizde bulunuyorlar.
Bugün hava sıcak bu yüzden denizde yüzebilirsin.
Birçok tekne denizde seyrediyor.
Mary ve Tom'un denizde kaybolduklarını düşündük ama sonra sıkıntı parlaması gördük.
Yengeç, denizde yaşayan bir hayvandır.
Denizde sondaj masrafları artıyor.
Turistler denizde yüzüyorlar.
Kalp deniz dil kıyıdır. Denizde ne varsa kıyıya o vurur.
Denizde yüzdüm.
Tom hiç denizde yüzmemiş.
Bazı ontolojik konular üzerinde fazla kafa yormak denizde derinlere dalmak gibidir. Dipte inci bulabileceğin gibi vurgun yiyip sağlığını da bozabilirsin.
Temel denizde yüzerken mayosu çıkıp akıntıda kaybolunca eliyle önünü kapatarak hızla kıyıya gelmiş. Onu gören Dursun "Ula Temel, önünü değil yüzünü kapat, yüzünü herkes tanır da!" demiş.
Bazen yaptığımız şeyin denizde bir damla olduğunu hissederiz ama bir damlası eksilse deniz daha az olurdu.
Biz denizde yüzerken Ali plajda kızgın kumun üzerine oturmuş taşak kebabı yapmakla meşguldü.
Denizde adalar olur.
Bu hükümete katılanlara söylediğimi Meclis'e de söylemek istiyorum: "Kan, meşakkat, gözyaşı ve alın terinden başka sunacak hiçbir şeyim yok." Önümüzde en acılı türden bir sınav var. Önümüzde çok, çok uzun aylar süren mücadele ve ıstırap var. Politikamız nedir diye soruyorsunuz; Şunu söylemek istiyorum: Denizde, karada ve havada, tüm gücümüzle ve Tanrı'nın bize verebileceği tüm gücümüzle savaşmak ve karanlıkta asla aşılamayan canavarca bir tiranlığa karşı savaşmaktır. İçler acısı insan suçları listesi. Politikamız bu.
Hawaii'de tüm yıl boyunca denizde yüzebilirsiniz.
Denizde büyük bir gemi var.
Denizde dalış yapılabilir.