Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"denize" içeren Türkçe örnek cümleler

denize kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Evi denize yakın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Denize yarım milden daha fazla değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

O yüzmek için denize gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz onun arabasına bindik ve denize gittik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Balıkçılar ağlarını denize fırlattılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kaptan on dokuz yaşındayken denize gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gemi yarın Honolulu'ya denize açılacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tekne denize doğru sürüklendi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Denize yakın yaşıyorum. Bu yüzden sık sık plaja giderim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Rüzgar durduktan sonra, tekneyle açık denize yelken açalım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Paramı Tom'a verebileceğim gibi denize de fırlatabilirim.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, sık sık oturur ve saatlerce denize bakar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Donanmanın denize gitmesi emredildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Nehir denize doğru akmaktadır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Nehir yavaş yavaş denize doğru akar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Cesurca denize atladım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Evim denize bakıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, yüzünü denize doğru döndü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben denize baktım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Saatlerce denize baktım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yeni bir yakıt tankeri denize indirildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, denize doğru yürüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benim evim denize doğru bakar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sadece 14 yaşında iken denize gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu nehir güneye denize doğru akar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Güzel denize baktık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Denize bakarak durdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O denize Akdeniz denir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Saatlerce otururdu ve denize bakardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dalgalar tarafından kıyıdan denize doğru sürüklendi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Denize yakın yerde büyüdü fakat yüzmekten nefret eder.
Translate from Türkçe to İngilizce

Burada denize girilmez çünkü kural.
Translate from Türkçe to İngilizce

Denize gitmek için henüz hava çok soğuk.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom denize düştü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu denize doğru geçiştir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Denize gitmek istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu göl denize benziyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Nereye pikniğe gideceğimizi görüştüğümüzde bazıları ormana gitmek istedi, diğerleri denize gitmek istedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biyologlar bazı kaplumbağaları denize bıraktılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, denize çıplak daldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir kadın, gemiden denize düştü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Önümüzdeki yıl denize gideceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çocukken her yaz denize giderdim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Denize çıplak olarak daldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Evim denize yakın olduğu için sık sık sahile inerim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Denize düşen yılana sarılır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, denize gitmek istedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dağı denize tercih ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Denizde yüzmek, denize sahip olmanın anlamına gelmez.
Translate from Türkçe to İngilizce

Daha çok denize gitmek istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Betty dün denize gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen bir köprüden denize atladın mı hiç?

Bir defa daha denize gitmek istiyorum.

Tekrar denize gitmek istiyorum.

Denize kadar araba sürelim.

Yarın denize açılacağız.

Pekala, Tom, denize açılalım.

Tom denize çapa attı.

Nasıl denize açılacağını sana kim öğretti.

Tom bizimle denize açılmaya gelmek istemiyordu.

Yarın Tom'la denize açılacağım.

Uçağımız denize çakıldı.

O zaten denize gitmek istiyor.

Bu tekne artık denize dayanıklı değil.

Bu tekne denize açılabilir durumda değil artık.

Onları denize atın.

O, mavi denize ulaştı.

Bu otel denize bakıyor.

O, denize doğru bakarak durdu.

Senin gemin dördü çeyrek geçe denize açılır.

Tom gemiden denize atladı.

Dün Betty denize gitti.

Denize gitmeyelim.

Dağa mı yoksa denize mi gideceklerine karar veremediler.

Çoğu nehir denize akar.

Nehir boyunca denize kadar seyahat edeceğiz.

Yarın hava iyi olursa denize gideceğim.

Ben çocukken, yüzmek için hep denize gittim.

Bir tekneyle denize açılabilirmisin?

Tornado kentten geçti ve denize yöneldi.

Denize atlayamam. Nasıl yüzeceğimi bilmiyorum.

Tom'un neden gelecek hafta bizimle denize açılmak istemediğini bilmiyorum.

Herkesin denize yürüyüşe çıkma arzusu var mı?

Küçüklüğümden beri, ailemle birlikte denize gitmeyi severim.

Küçüklüğümden beri ailemle birlikte denize gitmeyi sevdim.

Yarın hava güzel olursa arkadaşlarımla denize açılacağım.

Yazın denize giderim, kışın dağlara.

Gemimiz uygun rüzgarla denize açıldı.

Burası denize yakın.

Mary bazen saatlerce hareketsiz oturur ve denize bakar.

Mary bazen saatler boyu öylece oturup denize bakar.

Atlantis denize battı.

Bu tekne denize açılmaya uygun.

Benim evim denize yakın.

Mürettebat cesedi denize indirdi.

Onun denize yakın bir evi var.

O küçük bir kaya üzerine oturdu ve denize baktı.

Bu nehrin suyu denize akar.

Denize yakın bir köy vardı.

Bu kanal denize açılır.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce