Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"derece" içeren Türkçe örnek cümleler

derece kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Şimdi sıcaklık sıfırın altında on derece.
Translate from Türkçe to İngilizce

Termometre sıfırın altında üç derece olarak okuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun çizdiği şey son derece detaylandırılmış ve belirgin, her zaman küçük detaylara ayrılamaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dinamit balıkçılığı resif ekosistemler için son derece tahrip edicidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

İngiliz halkı genel olarak evcil hayvanlarına son derece düşkündür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çorba son derece sıcak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Son derece dikkatli sür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sıcaklık birkaç derece düştü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary son derece güzel bir kız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayatta derece yapmak için hepimiz çok çalışırız fakat sadece birkaç kişi başarır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onların cihazı son derece gelişmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Pek çok kent yöneticilerinin uyguladığı kemer sıkma politikası son derece sevimsizdir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben son derece sakindim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'ye onun yardımı için son derece minnettar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yeni araban bana gerçekten son derece pahalı görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un üniversitedeki amacı derece almak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom şimdi son derece meşgul.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben son derece şişmanım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom vibrafonu son derece iyi çalar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu son derece acımasız bir savaştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu malzemeler son derece değerli oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hava son derece soğuktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kış bu alanda son derece soğuktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kazaya sebep olduğuma son derece pişmanım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bugün son derece meşgul.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom son derece yakışıklı bir adam.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom son derece borçlu olduğunu kimsenin bilmesini istemiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom sanat tarihi ile son derece ilgilenmeye başladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom son derece minnettardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu son derece bir yerçekimi sorunudur.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, şimdi son derece borçlu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Frank'in patronu son derece paragöz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bruce kız arkadaşı onu terk ettiğinde son derece üzülmüştü, ama kısa sürede atlattı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hava bugün son derece soğuk.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tatoeba'da cümleleri Fransızcadan İngilizceye çevirmeye tutkunum. İspanyolca da beni son derece cezbediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her ikisi de son derece zengindi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O pekiyi derece ile mezun oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, Fransızcayı son derece iyi bilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Grant son derece popüler oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hooker son derece memnundu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bölge son derece yalıtılmıştır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu sabah son derece sıcaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, son derece nazik bir komşudur.
Translate from Türkçe to İngilizce

102 F derece ateşim var.
Translate from Türkçe to İngilizce

O film son derece ilginçti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne kadar küçük bir şey yaparsan yap hiçbir şey yapmamaktan son derece daha iyidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir şey hiçbir şeyden son derece daha iyidir.

O son derece güçlüdür.

Oh, son derece üzgünüm.

O, son derece yakışıklıdır.

O, bu kayba son derece üzüldü.

Son derece kutuplaşmış durumdaki köktenci partilerin koalisyon oluşturmak adına merkeze yakın partilerle omuz omuza vermesi mümkün görünmüyor.

İşin kötü tarafı, mesleğimin ve özel hayatımın bu derece birbirine karışıyor olması.

Tom son derece yakışıklıdır.

Bu akşam son derece soğuk.

Mary son derece çekici.

Bu şarap son derece lezzetli.

Tom şu anda son derece meşgul.

Bu son derece önemli bir konu.

O mağaza son derece pahalı.

Gençken son derece fakirdi.

Onun sorusuyla kafam son derece karıştı.

Son derece büyükannesine benzer.

Biddle son derece akıllı bir adamdı.

Çocuk son derece akıllıydı.

Bu konu bizim için son derece önemlidir.

Bunu görünce son derece şaşırmıştım.

Seçim sonuçları son derece yakın.

Ona son derece korkunç bir şey oldu.

Onun yalan söylediğinden son derece şüphelendim.

Hava son derece sıcaktı, bu yüzden ceketimi çıkardım.

O zaman, tren son derece kalabalıktı.

Son derece etkileyici bir sesi var.

Hepimiz sıkı şekilde hayatta derece yapmaya çalışırız fakat sadece birkaç kişi başarır.

Son derece yorgunum.

Ben son derece mutluyum.

O son derece mutlu.

Tom son derece formda.

O son derece sıska idi.

Bu son derece haksızlık.

Seninle son derece açık yüreklilikle konuşacağım bu yüzden söyleyeceğim her şeyi üzerinde yazılı değerden almanı istiyorum.

Bu son derece önemli bir mesele.

Son derece arkadaş canlısıdır.

Tom son derece güçlü.

Tom son derece cılız.

Tom son derece şiddetli.

Tom son derece sarhoş.

Tom son derece ağzı sıkı.

Tom son derece tehlikeli.

Tom son derece tedirgin.

Tom son derece saldırgan.

Bu son derece acil.

Bu son derece nadir.

Son derece üzgünüm.

Onların her ikisi de son derece meraklı.

Sıfırın altında altı derece.

Su, 100 santigrat derece sıcaklıkta kaynar.

Normal vücut sıcaklığım 37 derece civarında.

Size karşı son derece sabırlı davranmaktayım.

Bu tekdüze yaşamdan dolayı son derece mutsuzum.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce