dikiş kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 70'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Annem dikiş işleriyle meşguldü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kendime bir elbise yapabileyim diye dikiş dikmeyi öğreniyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Annem bana dikiş makinesini verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un eskiden uyuduğu odada bir dikiş makinesi ve bir ütü masası var.
Translate from Türkçe to İngilizce
O çok iyi dikiş dikebilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben, yeni bir dikiş makinesi satın aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dikiş elle yapılan iştir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Odada dikiş dikmek için yeterli ışık yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu dikiş makinesini kavramak ne kadar sürer?
Translate from Türkçe to İngilizce
Yalnız hasta dikiş dikmekten zevk alıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dikiş dikmeyi bıraktı ve biraz çay içti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun dikiş sepeti, şifonyer çekmeceleri ve külotlu çorap rafları hepsi sistemli olarak yerli yerinde düzenlenir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dikiş dersleri alıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
İyi bir dikiş makinesini her yerde bulamayız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Doktor ona dört dikiş attı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her işi denedi, hiçbirinde dikiş tutturamadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dikiş dikmekte çok iyisin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ona beş dikiş atıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
İğne kullanmadan dikiş dikebilir misiniz?
Translate from Türkçe to İngilizce
Dikiş dikmeyi seviyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dikiş makineleri pratiktir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Az önce bir dikiş makinesi satın aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'ye bir dikiş makinesi satın aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu, büyükannemden kalma çok eski bir dikiş makinesidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dikiş makinesi eskisi kadar kullanılmıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Büyükannem eskiden dikiş makinesini çok kullanırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dikiş makinesini kullanacağı zaman gözlüklerini takar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary gözlüksüz dikiş makinesini kullanamaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Büyükannem daha gençken dikiş makinesini çok kullanırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Büyükannem üç yıl öncesine kadar dikiş makinesini çok kullanırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
İyi dikiş makinesini nereye koyduğumu hatırlayamıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir dikiş makinem var ama onu çok nadir kullanıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir dikiş makinem var ama onu nadiren kullanırım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Annem bana bir dikiş makinesi verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O bana dikiş dikip dikemediğimi sordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Annem bana dikiş makinesini hediye etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom hiçbir işte dikiş tutturamayıp hep kovuluyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
O bana dikiş dikmeyi bilip bilmediğimi sordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dikiş makinesinin fişini taktın mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
O bir iğne ve iplik ile dikiş diker.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir dikiş iğnen var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Ona beş dikiş gerekli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dikiş veya nakış yapmayı bilmiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary çok iyi dikiş dikebilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben dikiş dikmeyi sevmiyorum ama bu pantolonu kısaltmak zorundayım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary dikiş veya örgü hakkında hiçbir şey bilmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Nasıl dikiş dikileceğini biliyor musun?
Tom bana dikiş dikebilip dikemeyeceğimi sordu.
O bana nasıl dikiş dikeceğimi bilip bilmediğimi sordu.
Bu yalnız hasta dikiş dikmekten zevk alır.
Tom Mary'ye yeni bir dikiş makinesi aldı ve ona dikiş dikmeyi öğretti.
Ona yeni bir dikiş makinesi satın almamız gerek.
İğneye iplik geçiremediğim için dikiş dikmeyi sevmiyorum.
Yedi dikiş atmak zorunda kaldım.
Hiçbir dikiş gerekli değildi.
O, dikiş dikmeyi tercih eder ve ne yürümek ne de bahçede oturmak ister.
Sami silahı Leyla'nın dikiş sepetine koydu.
Sami dikiş alıyordu.
Tom'a üç dikiş atıldı.
Ali lise biri çift dikiş okudu.
Biz iğneyle dikiş dikiyoruz.
Sen vurursan dikiş atarlar, ben vurursam toprak atarlar.
O, dikiş dikmekte çok iyi.
Cerrahın dikiş atma tekniği yara izlerini en aza indiriyor.
Kaç dikiş attılar?
Tom dikiş attı.
Terzi kırmızı malzemeden yapılmış bir elbise dikmek için dikiş makinesini kullanıyor.
Yara dikiş veya zımba yardımıyla kapatılmalıdır.
Tom dikiş dikmeyi öğreniyor.
Kavgadan sonra doktorların ensesine dikiş atmaları gerekti.