Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"dilini" içeren Türkçe örnek cümleler

dilini kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Senin dilini anlayabiliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dilini tut, yoksa öldürüleceksin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Linda, dilini dışarı çıkardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Küçük kız ona dilini uzattı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dilini ısır!
Translate from Türkçe to İngilizce

Goethe iddia etti, "yabancı dilleri konuşamayan birisi kendi dilini de bilmez".
Translate from Türkçe to İngilizce

Küçük çocuk palyaço görünce, o, dilini yuttu.
Translate from Türkçe to İngilizce

İyi kahveyi kötü kahveden ayırt etmek için dilini eğitmelisin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sadece Çince dilini değil ama aynı zamanda ülkenin kendisi hakkında da bir şeyler öğrendim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom gerçekten ne düşündüğünü Mary'ye söylemek istedi, ama dilini tuttu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'nin klarnet dilini kırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

1972'de, Dr. Francine Patterson Koko'ya işaret dilini öğretmeye başladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dilini görmeme izin ver.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen dilini dışarı uzat.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ana dilini konuşan bir sürü arkadaşım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dilini tutsan iyi olur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'ye dilini çıkardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O çocuk bana dilini çıkardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öğretmenine dilini çıkardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neden kendi dilini kullanmıyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Dilini tutmayı öğrenmelisin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Göklerden ve yerden korkmayın fakat Wenzhou'lu bir kişinin kendi dilini konuştuğunu duymaktan korkun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ana dilini konuşanlar bazen hatalar yaparlar fakat genellikle ana dilini konuşmayanların yaptıkları hatalarla aynı türden değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

O dilini çıkarıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dilini biliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ana dilini konuşanlar bazen hata yapar fakat genellikle ana dilini konuşmayanların yaptıkları hatalarla aynı türden değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ana dilini konuşan bir sürü arkadaşım var, bu yüzden ana dilini konuşanlarla konuşarak bir sürü deneyimim oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ana dilini konuşan biri olarak geçmeye çalışan bir ajan olsan ve o şekilde konuşsan, büyük olasılıkla yakalanırsın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dilini dışarı çıkar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dilini anlıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

O Kazak dilini bilmiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dilini tut! Çok fazla konuşuyorsun!
Translate from Türkçe to İngilizce

Betty Esperanto dilini çok iyi konuşuyor
Translate from Türkçe to İngilizce

Senin dilini öğrenmek istemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben senin dilini öğrenmek istemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benim amacım senin dilini öğrenmektir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sağır ve dilsiz insanlar iletişim kurmak için işaret dilini kullanabilirler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dilini dışarı çıkar ve "aah" de.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zulu dilini öğreniyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun dilini bilmiyorsan, bir yabancının sessizliğini asla anlayamazsın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Senin dilini öğrenmek isterim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Cusco insanları Keçua dilini konuştuğumuz zaman mutlu olurlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ana dilini unutabilir misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

İnterlingua dilini öğrenmek kolaydır.

Esperanto dilini öğrenmek çok eğlencelidir.

Birçok Afrika dilini konuşabilirim.

Dilini öğrenmenin en iyi yolu nedir? Bir kitap tavsiye eder misin?

Sen hiç Esperanto dilini konuşan birini duydun mu?

Konuştukça kırıcı oluyorsan, dilini sorgula.

Ağzını aç, dilini çıkar.

Hiç kimse kendi dilini yeterince bilmeden, başka dilde beklenen başarıyı sağlayamaz.

Maria'ya Esperanto dilini öğretmek zorundayım.

Kleopatra, Mısır dilini konuşmayı öğrendi.

Letonya dilini öğrenmek isterim.

Fransızca dilini sökmek çok zor.

Onlar iki yıldır Uygur dilini okudu.

İskoç Gal dilini öğreniyorum.

Bana dilini göster.

Herkes kendi dilini öğrenir ve asla diğer dillerden bir tek sözcük bile öğrenmek için herhangi bir çaba harcamaz.

Angolalı arkadaşım Umbundu dilini konuşur.

O hem İspanyolca hem de Bask dilini konuşabilir.

Kürt dilini seviyorum.

O, Mandarin dilini konuşmada büyük ilerleme kaydetti.

Latin dilini bilmiyorum.

Dilini mi yuttun?

Çok sıkıcı olduğunu düşündüğü Avrupa dillerinden sinirlenen Christopher Columbus Columbian dilini icat etti, öyle karmaşık bir dildi ki onu sadece o konuşabildi.

Mary, Tom'u aldatırken yakalanınca dilini yuttu.

Keçuva dilini öğreniyorum.

İşaret dilini biliyorum.

Biri kendi ana dilini sevmeli.

Tom öfkeden çıldırmıştı ama dilini tuttu çünkü çocuklar vardı.

Tom işaret dilini öğrendi.

Akıcı bir şekilde Interlingua dilini konuşabilir.

Tom, kızının dilini deldirmiş olduğunu fark ettiğinde dehşete düştü.

Birbirimizin dilini konuşamadan yaklaşık beş dakika sohbet ettik.

Tom dilini sıkıştırdı.

Kutsal yazıların orijinal dilini bilmeden, nasıl onlar hakkındaki yorumlarına güvenebilirsin?

Kutsal yazıların orijinal dilini hiç kimse bilmez.

Sence Kadazan dilini konuşmak zor mu?

Biz bu köyde yaşayıp Kadazan dilini öğrenmek istiyoruz.

Senin dilini konuşamıyorum çünkü bilmiyorum.

Marathi dilini konuşuyor musun?

Ana dilini konuşmak çok sıkıcı.

Ana dilini konuşmak kolay ama sıkıcı.

Senin dilini kim daha iyi konuşuyor, erkekler mi yoksa kadınlar mı?

Anneler hala çocuklarına senin dilini öğretiyorlar mı?

Herkesin içinde senin dilini konuşan insanlar var mı?

O, Kazak dilini bilmez.

Ne kadar zamandır Kadazan dilini öğreniyorsun?

Ben senin dilini beğenmiyorum.

Ben onun dilini beğenmiyorum.

Ben onların dilini beğenmiyorum.

Tom şaşkınlıktan küçük dilini yutmuştu.

Dilini dışarı çıkar, lütfen.

O bir ayna aldı ve dilini inceledi.

İşaret dilini biliyor musun?

Bir kadına sırrını güven ama onu dilini kesip kopar!

Kendini İngilizce olarak ifade edebilmek ve İngiliz dilini mükemmel şekilde öğrenmek arasında çok büyük bir fark var.

Doğrusunu söylemek gerekirse, o, dilini koparabilirdi.

Anadili İngilizce olan biri olmak iki ucu keskin bir kılıçtır. Bir yandan dünyanın en kullanışlı dilini mükemmel şekilde konuşursun, ama sonra hiç kimse seninle başka bir dilde konuşmak istemez, bu yabancı dilleri öğrenme sürecini daha zor yapar.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce