diyerek kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 24'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Muayene odasından tam ayrılırken doktor hoşça kal diyerek elini salladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
" Ehem!"diyerek Alice böbürlendi,gururla göğsünü kabarttı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Annem saat " 07:15 " diyerek beni uyandırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her şeyi denemeye değer diyerek onu da bir deneyeyim dedim. Fakat, böyle bir programın üstesinden gelmek benim boyumu aşan bir mesele çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bana eşek diyerek beni aşağıladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
En büyük kız "şeker istiyorum" diyerek birdenbire konuştu.
Translate from Türkçe to İngilizce
İstediğim şeyleri bana vermediğin halde ''İstediğin her şeyi sana verdim.'' diyerek yine yalan söylüyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir Esperantistle tanışmayı ve bütün günü "Bu nedir?" diyerek geçirmeyi istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir Esperantistle tanışmak ve bütün günü "bu nedir?" diyerek geçirmek istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
"Bizim hijyen konusunda daha dikkatli olmamız gerekir" diyerek ne demek istiyorsun? Ellerimi yıkamadığımı mı ima ediyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Çocuk "Üzgünüm" diyerek içini çekti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hayır diyerek onu kısa kesti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun "sadece arkadaş olalım" diyerek onu başından savdığını duydum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tanrı, "Verimli olun, çoğalın, denizleri doldurun, yeryüzünde kuşlar çoğalsın" diyerek onları kutsadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Adem karısıyla yine yattı. Havva bir oğlan doğurdu. "Tanrı Kayin'in öldürdüğü Habil'in yerine bana başka bir oğul bağışladı" diyerek çocuğa Şit adını verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Lemek yüz seksen iki yaşındayken bir oğlu oldu. "RAB'bin lanetlediği bu toprak yüzünden çektiğimiz eziyeti, harcadığımız emeği bu çocuk hafifletip bizi rahatlatacak" diyerek çocuğa Nuh adını verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Adam, “Rab, iman ediyorum!” diyerek İsa'ya tapındı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ali yüksek sesle metal müzik açınca dedesi "Kes şu kapı gıcırtısını, başım şişti!" diyerek Ali'yi payladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
"Ben yandım, bari siz yanmayın" diyerek verebileceğin bir öğüt var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
"Ben bunu zamanında nasıl yapmışım?" diyerek şaşırdığın bir şey var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Dilenciyi "Başka kapıya" diyerek başından savdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yakuza lideri arabadan inince herkes eğilip "Oss!" diyerek onu selamladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ali'nin talip olduğu kızı babası vermeyince "Al turşusunu kur!" diyerek adama rest çekti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Odanızı toplamazsanız olacaklara karışmam diyerek aba altından değnek gösteriyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce