Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"dolu" içeren Türkçe örnek cümleler

dolu kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Neden hayat çok acı dolu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Neden hayat acılarla dolu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Oda mobilyayla dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Maç spikerleri vuvuzelaların seslerini "rahatsız edici" ve "şeytani" gibi çeşitli şekillerde tarif ettiler ve onu "gürültücü fillerin izdihamı", "sağır eden çekirge sürüsü", "katliam yolundaki bir keçi", "çok kızgın arılarla dolu büyük bir kovan" ve "hızlı ördek"'e benzettiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hoverkraftım müren dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hoverkraftım yılanbalığı dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Miden sözlerden dolu olmayacaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dünya aptal insanlarla dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu koltuk dolu mu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun çiçek dolu büyük bir sepeti var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Rafın kitaplarla dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benim sepet kitaplarla dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tarla kır çiçekleriyle dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu politikacı hırs dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun hayatı sorun dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Affedersiniz, burası dolu mu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Affedersiniz, bu sandalye dolu mu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayat niçin o kadar acı dolu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Meg heyecanla dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yeni vergi kanunu boşluklarla dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sevgi dolu yaşlı bir çifti izlemek keyifli.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yuvamızı sevgi ve mutluluk dolu yapacağımızı umuyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hangi otoyola karar verirsen ver, arabalarla ve kamyonlarla dolu olacaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ümitle dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un Mary ile ilgili sevgi dolu anıları var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un USB kabloları ile dolu bir çekmecesi var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom silahın dolu olduğunu bilmiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom kesinlikle bugün enerji dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elleri dolu olduğu için, Tom kapıyı diziyle iterek açtı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Otobüs dolu. Bir sonraki için beklemeniz gerekecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Arabadaki yakıt tankı dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, yeni fikirlerle dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom silahının dolu olup olmadığını anlamak için kontrol etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Midem dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tüm otobüsler dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gökyüzü yıldızlarla dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dolu ekinlere zarar verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bardak şarap dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kutu kitaplarla dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oda insanlarla dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Cadde arabalarla dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, tutku dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tüm koltuklar dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, her zaman fikirlerle dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O hâlâ enerji dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiç dolu yağdığını gördün mü?
Translate from Türkçe to İngilizce

Dolu pencereyi çatlattı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Güller çiçeklerle dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kova su ile dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çocuklar enerji dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oda çiçeklerle dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bahçemiz otlarla dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, elma dolu bir çanta taşıdı.

Onun elma dolu bir sepeti vardı.

Üzgünüm şu anda ellerim dolu.

Beynim dolu.

Benim sabit disk neredeyse dolu.

Üzgünüm, uçuş dolu.

Park çocuklarla dolu.

Bu kitap hatalarla dolu.

Birbirlerini sevgi dolu öptüler.

Bana sevgi dolu bir mektup gönderdi.

Plaj insanlarla dolu.

İşte sebzelerle dolu bir sepet.

Onun çilek dolu bir sepeti var.

Genç insanlar genelde enerji dolu.

Yeterince yedim, bu yüzden midem dolu.

Ofis işin ehli insanlarla dolu.

Japonya sürprizlerle dolu.

Ağzın dolu konuşmamalısın.

Çiçeklerle dolu bir sepet taşıyordu.

İstediğimiz her şey ile tıka basa dolu olan bir depoda açlıktan ölen ilk milletiz.

Peni dolu bir kavanozun değeri nedir?

Bina buğday torbalarıyla dolu.

Oteli yabancı turistlerle dolu buldum.

Dolu yağıyor.

Kanun belirsizlikler ile dolu.

Hatalarla dolu uyduruk biçimde yazılmış bir raporu karalama.

Kompozisyonu aceleyle yazdım, bu yüzden hatalarla dolu olmalı.

Bu parti tıka basa dolu.

Ağzın dolu konuşma!

Balon havayla dolu.

Konteyner dolu.

Gökyüzü siyah bulutlarla dolu.

Benim yatak odam örümceklerle dolu.

Bu oda örümceklerle dolu.

Evren gizemlerle dolu.

Evren sırlarla dolu.

Otel yabancılarla dolu.

Atasözleri öğretilerle dolu.

Tabutu taşımadım ve onun dolu olup olmadığını bilmiyorum.

Restoran dolu.

Restoran dolu değildi.

Her tarafım sahte ayarlanmış insanlarla dolu, yazıklar olsun hepinize.

Tom sevgi dolu.

Tom neşe dolu.

Bardağım dolu.

Çayır yabani otlarla dolu.

Çanta dolu.

Tom küçük bir ateşe su dolu bir demlik koydu.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce