Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"dolusu" içeren Türkçe örnek cümleler

dolusu kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 26'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Tom, bir kucak dolusu kitap taşıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sadece bir avuç dolusu insan gerçeği biliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir kaşık dolusu fıstık ezmesi yedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir avuç dolusu kuru üzüm yedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kovalar dolusu su taşıdılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom kucak dolusu posta taşıyarak ofise girdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom eğildi ve bir avuç dolusu kum aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom cebine uzandı ve bir avuç dolusu bozuk para çıkardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir kucak dolusu çamaşırla odaya gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom tahıl bulamacı kutusunu dolaptan çıkardı ve kendisine bir kase dolusu koydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Buluşmaya yalnızca bir avuç dolusu insan geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kucak dolusu sevgiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kumarhanedeki şanslı bir geceden sonra, Tom'un cepler dolusu nakiti vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yanına bir matara dolusu su almalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar bir avuç dolusu dolar için sahne antrenörünü soydular.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yaşlı adam katırına çuvallar dolusu kum yükledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom eve kendi topladığı bir sepet dolusu erik getirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bizim bir ev dolusu misafirimiz var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben her zaman çayıma bir kaşık dolusu bal eklerim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir sepet dolusu mantar hasat etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Az önce bir tabak dolusu kruvasan yedim. Şimdi tokum.
Translate from Türkçe to İngilizce

İşte başka bir otobüs dolusu turist geliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Winston bir kitap satın almak istemiyor, çünkü zaten birçok sandık dolusu kitabı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom kavanozdan bir kaşık dolusu fıstık ezmesi yemekten hoşlanıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bugün üç kez bir lavabo dolusu bulaşık yıkadım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bunların ilki bir stadyum dolusu bilet satmaktı.
Translate from Türkçe to İngilizce