Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"dost" içeren Türkçe örnek cümleler

dost kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 85'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Gerçek dost kara günde belli olur.
Translate from Türkçe to İngilizce

İhtiyacın olduğunda yanında olan dost gerçek dosttur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben onunla boşuna dost kalmaya çalıştım.
Translate from Türkçe to İngilizce

O bana gerçek bir dost oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ken dost canlısı bir kişi olarak görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

O dost bir kişidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

At dost bir hayvandır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ancak yine de bu muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerden dost olmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary başarılı olmasına yardım etmek için bir dost istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kadar çok dost yüzler görmekten mutluyum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dost için çiğ tavuk yenir mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir dost.
Translate from Türkçe to İngilizce

O bir dost mu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary Tom'a Dale Carnegie tarafından yazılmış "Nasıl dost kazanılır ve insanları nasıl etkilersin"'in bir kopyasını satın aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O gerçek bir dost.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benimle arkadaş olup, dost olup sohbet etmenizi bekledim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yarım bir dost aynı zamanda yarım bir düşmandır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom sizin eski dost olduğunuzu söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yüzüne gülecek kadar dost sandığın kişiler, aslında arkandan konuşacak kadar yüzsüzler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar Tom'u, düşman değil dost zannediyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz dost muyduk Tom?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom herkesle dost.
Translate from Türkçe to İngilizce

En kötü dost ve düşman, ölümden başkası değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary ayrıldıktan sonra dost kaldılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dost kötü günde belli olur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sizinle dost olmaya çalışmayı durduracağım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dost başa, düşman ayağa bakar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sıkı dost olduk.
Translate from Türkçe to İngilizce

Domuzdan post, gavurdan dost olmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dost musun yoksa düşman mısın?
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary ve ben düşman değiliz ama dost da değiliz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary dost gibi görünen düşmanlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onunla dost şartlarda kalmaya çalıştım ama bu imkansızdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O sadık bir dost buldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir ayı bir kaplanla karşılaştırıldığında bir dost canavardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Herkese bir dost yüzü gösterenlerin gerçek arkadaşları olmayacaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir sadık dost, on bin tane akrabaya değer.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben bir düşman olarak değil, bir dost olarak geliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary ile dost oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben pahalı hediyeleri sevmem. Sıcacık bir kahve ve beni anlayan bir dost yeter bana.
Translate from Türkçe to İngilizce

O sadece dost değil, aynı zamanda cömerttir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sadece yarım mil gitmişti ki topal bir Tilki ve kör bir Kedi ile karşılaştı, iki iyi dost gibi birlikte yürüyorlardı. Topal Tilki Kedi'ye yaslanmıştı ve kör Kedi'de Tilki'nin ona yol göstermesine izin veriyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dost ateşine yakalandılar.

Gerçek bir dost bize gerçeği söylerdi.

Dost bir biçimde kaldılar.

Yeni bir dost eski bir düşmandan daha iyidir.

Ya yaşam boyu bir dost ya hayat boyu bir ders.

Sami, Ferit ile Kerim'in dost olduklarını düşündü.

Bugün dost olarak kazandığın insan, yarın ailenin bir parçası olur.

Dost ile ye, iç; alışveriş etme.

Dost bin ise azdır, düşman bir ise çoktur.

Dost kara günde belli olur.

Dost yüzünden, düşman gözünden bellidir.

Dost acı söyler.

Kazanırsan dost kazan, düşmanı anan da doğurur.

Kuşkusuz bu dünyada her erkeğin ve kadının evlenmek için huyu huyuna, suyu suyuna tamamen denk birisi mutlaka vardır; fakat bir insanın sadece birkaç yüz kişiyle tanışma fırsatı bulduğu, bu birkaç yüz kişi içinden belki bir düzinesini yakından tanıdığı, bu bir düzinenin de ancak birkaçıyla dost olduğu göz önüne alınır ve de dünyada milyonlarca insanın yaşadığı hatırda tutulursa kolayca görülür ki dünya yaratıldığından beri doğru erkek doğru kadınla muhtemelen daha hiç karşılaşmamıştır.

Şu ayrımla ki, bağımsızlığı için ölümü göze alan ulus, insanlık onur ve şerefinin gereği olan her özveriye başvurduğunu düşünerek avunur ve kuşkusuz, tutsaklık zincirini kendi eliyle boynuna geçiren uyuşuk, onursuz bir ulusla karşılaştırılınca, dost ve düşman gözündeki yeri çok başka olur.

İnsanlar eğlenebildikleriyle arkadaş olurlar, anlatabildikleriyle dost, ağlayabildikleriyle kardeş.

Tom'la çabucak dost olmuştuk.

O dost canlısı bir insandır.

Bana gerçek bir dost oldu.

Köpekler ve kediler dost değildir.

Tom hep olduğu gibi dost canlısı.

Sonsuza kadar dost olacağız!

Yine dost kazığı yedik.

Tom'a dost gözüyle bakıyorum.

İlelebet dost olacağız!

Dost ve kardeş ülke Azerbaycan'ın 102. kuruluş yıl dönümünü tebrik ederim.

Ali birisiyle dost hayatı yaşıyormuş.

Ali kendine bir dost tutmuş.

Düşmanı annen de doğurur, sen dost edinmeye bak.

Makedonya ve Bulgaristan dost değildirler.

İstisnasız olarak dost canlısı insanlar.

Türk halkı ile dost ve kardeşiz.

Hapiste kendi gibi kader mahkûmu çok iyi bir dost edindi.

Tom dost görünümlü düşmanımız.

Düşman kör nişancıdır, ama dost nereden vuracağını iyi bilir. O yüzden dostlarınla aranı bozmamaya çalış.

Takma ad arkasına saklananı dost olarak kabul etmem.

Gerçek bir dost, mutluluğumuza bin düşmandan daha fazlasını katar .

Atatürk'e ulu önder diyen kimseyle dost olamayız.

Dünya dost canlısı insanlarla doludur.

En iyi dost kitaptır.

Bir varmış bir yokmuş, dost canlısı bir ejderha varmış.

Hatasız dost arayan, dost bulamaz.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce