Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"durmadan" içeren Türkçe örnek cümleler

durmadan kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 55'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Tren durmadan önce, inmemelisin.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, durmadan ailesinin sorunları hakkında konuştu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Köpek durmadan koştu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiç durmadan on saat çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Durmadan masum olduğunu söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Durmadan sık sık saatlerce çalışırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Otobüs durmadan inmeyiniz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neden ben seçimleri durmadan kaybediyorum?
Translate from Türkçe to İngilizce

Birkaç gün durmadan yağmur yağdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O durmadan yemek yiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Doğa bizi durmadan değiştiriyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tüm öğleden sonra durmadan uyudum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar durmadan kavga eder.
Translate from Türkçe to İngilizce

Durmadan kar yağıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sabahtan akşama kadar durmadan çalışıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Durmadan çalış!
Translate from Türkçe to İngilizce

Durmadan koştu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bugün telefon durmadan çalıyor!
Translate from Türkçe to İngilizce

Durmadan aynı hatayı yapıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom durmadan aynı hatayı yapıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Durmadan başına iş açıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Durmadan başıma iş açıyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce

O durmadan mendilini kaybeder.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tren durmadan önce kapıyı açma.
Translate from Türkçe to İngilizce

Otobüs durmadan gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Toz bulutları hiç durmadan etrafta uçuşuyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sarhoşlar durmadan içiyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kız bütün gün durmadan kitap okudu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yağmur bütün gün durmadan yağdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom üç saat boyunca durmadan konuştu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Üç gün durmadan yağmur yağdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O durmadan yağmurda yürüdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

O durmadan konuşur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tren durmadan önce açmayın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben sadece durmadan uçuşlarla ilgileniyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sevgilimden ayrıldıktan sonra durmadan ıstırap çektim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiç durmadan günlerce kar yağdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Haziran ayında her gün durmadan yağmur yağar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Son iki haftadır, Mary basın toplantısına hazırlanmak için durmadan çalışıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

İleri! Durmadan, korkmadan!
Translate from Türkçe to İngilizce

Erkek kardeşimin kedisi durmadan mırlıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Durmadan ileriye gidiyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Durmadan gülüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kadın durmadan konuşuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayatta çok daha önemli şeyler var, sürekli durmadan her şeyi hızlandırmaktansa.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sami saatlerce durmadan patates soyarak babasının restoranında çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sinekler hiç durmadan vızlıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom durmadan bana soru sordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neden Kırgızistan'ın eski cumhurbaşkanının evine durmadan baskın yapılıyor?
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary durmadan telefonuna bakıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

İçimde durmadan kabaran, dinmek bilmeksizin sızlayan bir şey; ruhumda cinayet işlemişim gibi bir ağırlık var.

Bunu Demokratlara durmadan söylüyoruz.

Tom tüm gün durmadan çalıştı.

William durmadan Sandra'nın kapı zilini çalıyordu.

Bu göt yalayıcısı durmadan müdürlere yalakalık yapıyor.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce