eşi kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 88'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Eşi, bir baca gibi sigara içiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bay Petro ve eşi çocuklarımı çok seviyor; ben de onunkileri çok seviyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Eşi ameliyatta iken, ben ona eşlik ettim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tim'in eşi ona onu Paris'e götürmesi için ısrar etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
John Oxford Üniversitesi'nde Fransız edebiyatı profesörü ve eşi Fransız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Eğer gerçeği bilseydi, Tom'un eşi muhtemelen onu terk ederdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom eşi şikayetçi olmadan önce üç hafta boyunca tıraş olmadan gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Lord Ashburton'ın Amerikalı bir eşi vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
John, eşi ile şiddetli bir tartışma yaşadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bu kamerayı eşi için değil, kendisi için satın aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, onu eşi yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O onun şimdiki eşi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O sık sık eşi ile tartışır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom şimdi John'un eski eşi ile evlidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Eşi öldüğünde büyük üzüntü hissetti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun eşi, çocukları ve arkadaşları yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom herkesin önünde eşi ile asla tartışmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, kızını seviyor ama eşi sevmiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Eşi ölmüş bir adama dul denir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Erkek kardeşimin dul eşi yeniden evlendi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu Tom'un eşi mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun eşi ondan kaç yaş küçük dokuz mu on üç mü yoksa on dört mü?
Translate from Türkçe to İngilizce
Herkesin eşi kendine güzel.
Translate from Türkçe to İngilizce
Herkesin eşi veya partneri kendine güzeldir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hayalim devlet başkanının eşi olmak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un eşi Mary'nin eşini tanımıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir kez seks yaptık ve onun eşi öğrendi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu yıl durum eşi görülmemiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un eşi nasıl biri?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un bir eşi ve küçük bir çocuğu var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Politikacı eşi olmayan bir kadını öperken kameraya yakalandı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, eşi ateşin yanında pişirirken, oturup okudu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Eşi bile onun neden öldüğünü bilmiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun eşi belediye binasında çalışıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Eşi daha yeni doğum yapmış.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un eşi az önce öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu eşi benzeri görülmemiş bir jest.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu çorabın eşi nerede?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un eşi ile hiç tanışmadım.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, eşi trafik kazasında ölen adam mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un bir eşi ve üç yaşında bir kızı var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu bütünüyle eşi benzeri görülmemiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'nin ruh eşi olduğunu ve birbirleri için yaratıldıklarını söylüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Adam eşi için güzel güller almaktadır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Adam eşi için güzel güller alıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un yeni eşi hakkında duyduğuna eminim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un Kanadalı bir eşi var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Belediye başkanı ve eşi misafirler arasındaydı.
Tom eşi Mary'yi bir özel dedektife izletti.
Mary Tom'un eşi değil.
Fiyat sıçramasının eşi benzeri görülmemişti.
Eşi eve gelince Ali yemek hazırladı.
Fadıl'ın ihanetinin bir kadın eşi deli etmesi gerekir.
Onun eşi bir Alman.
Tom'un üçüncü eşi 2013'te öldü.
Tom'un üçüncü eşi Boston'lu.
Tom eşi ile Boston'a taşındı.
Sami'nin eşi ondan çok içtiği için ayrıldı.
Tom'un eski eşi ve Mary'nin eski kocası evlendi.
Bu, eşi görülmemiş değil.
Tom, eşi ve üç çocuğuyla Avustralya'da yaşıyor.
Leyla'nın eşi vefat etti.
Leyla'nın erkek arkadaşı, onun eşi oldu.
Tom'un üç eski eşi var.
Bu Tom'un eşi değil mi?
Eşi ölünce başka bir kadınla evlenmedi.
Bu sandalyenin bir eşi daha yok.
Tom'un eşi öğretmendir.
Ayakkabının diğer eşi nerede?
Bu, yıllarla beraber eşi benzeri görülmemiş bir ölçeğe erişti.
Eşi ikinci çocuklarına gebe.
Tom ve eşi kimyayı sever.
Eşi, oğlu ve torunuysa ağır yaralandı.
Librescu geride eşi Marlena ve iki oğul bıraktı.
Kelmendi'nin eşi Makbule iyimser görüşe sahip.
Yeni lidere eşi ve on sekiz yaşındaki kızı eşlik etti.
Lajiç'in eşi de iş ihtiyacını vurguluyor.
Erdoğan'ın eşi de türban takıyor.
Mary, Tom Jackson'un vitrin eşi.
Evlendikten sonra eşi işinden ayrılıp ev hanımı oldu.
Anahtarını evde unutunca eşi gelene kadar kapıda kaldı.
Eşi için ikinci bir araba aldı.
Judy eşi benzeri görülmemiş derecede zeki bir öğrenciydi.
Merhum eşi piyanistti.
Onun bir eşi ve çocukları var.
Hamas, İsrail'e eşi benzeri görülmemiş koordine bir saldırı düzenledi.
Hamas, İsrail'i eşi benzeri görülmemiş derecede küçük düşürdü.
Futbol yıldızı David Beckham ile eşi Victoria, Asya'daki tanıtım turlarının ikinci ayağı için Tayland'taki Bangkok'a gittiler.