Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"eşya" içeren Türkçe örnek cümleler

eşya kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 77'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Burada hiç hediyelik eşya dükkanları var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

En yakın kayıp eşya bürosu nerede?
Translate from Türkçe to İngilizce

Daha az sayıda işçi eşya satın alacak paralı daha az sayıda insan anlamına geliyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eşya postaneye gönderildiğinde, mallar postanenin hatasından dolayı kayboldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kayıp eşya bürosu nerede?
Translate from Türkçe to İngilizce

O eşya kalmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Birinin eşya çaldığını gördüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Otelde bir hediyelik eşya dükkânı var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

O hâlâ kayıp eşya bürosunda.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom eve bir hediyelik eşya getirmek istedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

İnsanlara hiçbir zaman tek kullanımlık bir eşya muamelesi yapmadım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şemsiyeni Kayıp Eşya Bürosunda bulabilirsin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şemsiyenizi Kayıp Eşya Bürosunda bulabilirsiniz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bütün o eşya nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bütün bu eşya nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce

Genellikle az eşya ile seyahat etmeye çalışırım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şirket elektrikli eşya üretiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu, ikinci el eşya satan bir dükkândan aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biraz eşya aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Turistler sık sık bu dükkandan hediyelik eşya satın aldılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Turistler çoğunlukla bu dükkandan hediyelik eşya satın aldılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'a bütün bu eşya ile ne yapacağını söyledin mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir hediyelik eşya dükkanında çalışıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu cadde tehlikeli eşya nakilleri için kapalı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben eşya çalarım.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, eşya çalar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary eşya çalar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz eşya çalarız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar eşya çalar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Evde, neredeyse hiç eşya yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu eşya kaç yaşında?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben sadece, bu yeri hatırlamak için birkaç hediyelik eşya istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben genellikle kullanılmış eşya satın almam.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kız arkadaşına bir hediyelik eşya aldın mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un çatı katımda büyük bir eşya kutusu var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kız arkadaşın için bir hatıra eşya aldın mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu iyi eşya.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu trenin eşya vagonu yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu trende eşya vagonu yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir sürü büyük eşya aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Arabanızda değerli eşya bırakmayın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu çevrede bir hediyelik eşya dükkanı var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Eski şehirde birçok hediyelik eşya mağazaları vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fabrikamızda ticari eşya üretilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dan bir hediyelik eşya dükkanını soydu ve onu ateşe verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Günlük eşya bölümü hangi katta?
Translate from Türkçe to İngilizce

Eşya satarak bunu tamir edemeyiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu eşya ağırlığınca altın eder!
Translate from Türkçe to İngilizce

İnsanlar eşya ister.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hediyelik eşya mağazası ikinci katta.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary bütün günü hediyelik eşya dükkanlarında geçirir.

Bütün bu eşya için ne kadar istiyorsun?

Orada bol miktarda eşya var.

Herkes için hediyelik eşya aldım.

Hediyelik eşya olarak bana bir anahtarlık satın al.

Dükkânda Dünya Kupası sembolüyle bezenmiş bir sürü hediyelik eşya vardı.

Hediyelik eşya nereden alabilirim?

Fazla eşya insana ayak bağı oluyor.

Eşya taşımaktan kolum koptu.

Ali'nin dedesi beyaz eşya tamircisiydi.

Ali'nin dedesi beyaz eşya bayisiydi.

Bulaşık makinesi ötekilere kıyaslanacak olursa nispeten yeni bir beyaz eşya türüdür.

Sizde çok fazla beyaz eşya var.

Tom bir hediyelik eşya dükkanında çalışıyor.

Tom, Mary'den yanına fazla eşya almamasını istedi.

Hediyelik eşya satılan bir dükkân açacaklar.

Arabanın torpidosunda değerli eşya bırakma.

Ev zınga zınk eşya doluysa robot süpürge kullanmak çok pratik olmaz.

Yeğenine hediyelik eşya almayı unuttuk.

Karının parası kapıya asılı eşya gibidir. Girersin yüzüne vurur, çıkarsın yüzüne vurur.

Evindeki en gereksiz eşya hangisi?

Tom turistlere harita ve hediyelik eşya satıyor.

Dikkat: Kırılabilir eşya.

Yaşamın amacı, bir bayrak yarışı misali kuşaktan kuşağa bilgi aktarmaktır. Bu basit canlılarda üreme yoluyla gen aktarımından ibaretken, daha gelişmiş canlılarda yavruların büyüklerinden görerek öğrenmesine de rastlanır. İnsan ise bilgiyi yazı, resim, eşya vb. kalıcı biçimlere sokmayı öğrenerek bu aktarım kapasitesini çok daha yüksek bir düzeye taşımıştır. Ama yöntem ne kadar gelişse de işin özünde amaç tüm düzeylerde aynıdır: Bilgi aktarımı.

Bu yakınlarda hediyelik eşya dükkânı var mı?

Bu civarda hediyelik eşya satan bir yer var mı?

Yüzme sezonunun sonunda, cankurtaran kayıp eşya odasında yirmi iki bornoz bulunuyordu.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce