Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"ekmeği" içeren Türkçe örnek cümleler

ekmeği kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Memleketim Bolu'da patates aromalı köy ekmeği yedim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eve ekmeği ve tereyağını getirir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mısır ekmeği, muffin pankek ile iyi gider.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ekmeği tereyağıyla yedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ekmeği pirinçten daha çok severim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun daha az ekmeği var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ekmeği iki parçaya böldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom son dilim ekmeği yedi bu yüzden Mary'nin yiyecek bir şeyi yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bütün ekmeği yedi, bu yüzden hiç kalmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, ekmeği ve pastaları fırında pişirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun ekmeği özel bir şekilde yapma tarzı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

En taze ekmeği nereden alabilirsin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Açsan, ekmeği yiyebilirsin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ekmeği kesmek için kullandığımız bıçak keskindi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ekmeği kim yedi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ekmeği yerine koy.
Translate from Türkçe to İngilizce

Süt ve ekmeği severim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hâlâ ekmeği evde mi yapıyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce

En düşük fiyatlı ekmeği mi aldık yoksa beraber şoka mı girdik.
Translate from Türkçe to İngilizce

En düşük fiyatlı ekmeği mi aldık?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu ekmeği yiyebilir miyim?
Translate from Türkçe to İngilizce

Adam ekmeği yedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bütün ekmeği yedin mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bütün ekmeği mi yedin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ekmeği kesmek için bana büyük bıçağı ver.
Translate from Türkçe to İngilizce

Adamın, karısından daha fazla ekmeği var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen ekmeği maşayla al.
Translate from Türkçe to İngilizce

Köpek bayat ekmeği yedi ve ölmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kızarmış ekmeği çok severim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Birçok farklı tipte Alman ekmeği vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fransız ekmeği lezzetlidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary ekmeği iki parçaya ayırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ekmeği kesiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ayranı duru, ekmeği kuru.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onların ekmeği var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ekmeği yedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Birkaç sandviç ekmeği alacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sandviç ekmeği getirdin mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz güneş batana kadar, alanı ekmeği umuyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir Hamursuz Bayramı geleneğinde, "afikoman" denen yarım matsa ekmeği bir yere saklanır ve onu bulan çocuk pahalı bir hediye isteme hakkı kazanır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bütün yerlerde ekmeği fırında pişirirler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bana hangi ekmeği yemek istediğini söyle.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bana bıçağı ver ve ekmeği dilimleyeyim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ekmeği ikiye böldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ekmeği incecik dilimle.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom dün aldığım bütün ekmeği yedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

İki Fransız Fransızca konuşur ve Fransız ekmeği yer.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ekmeği iki parçaya böldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ekmeği iki parçaya böldüler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ekmeği iki parçaya böldük.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yeniler tandır ekmeği yapmayacak kadar hazırcılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kavurga, hedik, çivil marmelatı, tandır ekmeği, firik ve kebap gibi yiyeceklere bayılırım.

Ben ekmeği severim.

"Öğle yemeğinde ne vardı?" "Çavdar ekmeği üzerine teriyaki soslu biftek ve tavuk."

"Öğle yemeğinde ne vardı?" "Çavdar ekmeği üzerine teriyaki sosu ile biftek ve tavuk."

En çok ne tür ekmeği seversin?

Bir İspanyol ekmeği Meksika ekmeğinden farklıdır.

Sen ekmeği iki parçaya böldün, değil mi?

O ekmeği yiyecek misin?

Neden bu ekmeği ufalıyorsun?

Ekmeği iki parçaya böldüm.

Onun ekmeği yemesine izin verme.

Fransız ekmeği Brezilya'da çok popülerdir.

Ekmeği diyagonal dilimler halinde bir parmak genişliğinde kes.

O, ekmeği yedi.

Kahvaltı için çayla tandır ekmeği yedim.

Onların hala ekmeği var. Biraz ister misin?

Onun biraz ekmeği var.

Mary olgunlaşmış muzlarla muz ekmeği yaptı.

O biraz çavdar ekmeği satın aldı.

Bir kaşık şeker veya küçük bir parça tam buğday ekmeği yerseniz, ekmek daha az zararlı olacaktır.

Fransa'da ekmeği masanın üstüne ters çevrilmiş koymamak gerekir.

Tom ücretsiz ekmeği yedi ve sonra restoranın dışına yürüdü.

Diğer ülkelerin de tuzlu ekmeği olup olmadığını bilmiyorum.

O ekmeği çok seviyor.

Xavier pazarda avokado ekmeği satıyor.

O ekmeği bana ver.

Tom ekmeği evde pişirir.

Umarım sandviç ekmeği almışsındır.

Kaç tane hamburger ekmeği aldın.

Bu ekmeği ne zaman aldın?

Kedi ekmeği yiyor.

Tom ekmeği bulamıyor.

Genellikle ekmeği nereden satın alırsın?

Ekmeği bıçakla kesiyorum.

Ali ekmeği öpüp başına koydu.

Ali ekmeği yemeğin suyuna bandı.

Ali ekmeği yemeğin suyuna batırdı.

Ali ekmeği dilimledi.

Ali ekmeği eliyle böldü.

Ali'nin ekmeği yenir, suyu içilir.

Ali kara fırın ekmeği aldı.

Ali odun ekmeği aldı.

Ali Trabzon ekmeği aldı.

Ali Alaşehir ekmeği aldı.

Ali köy ekmeği aldı.

Ali tava ekmeği aldı.

Ali lavaş ekmeği aldı.

Ali çavdar ekmeği aldı.

Ali mısır ekmeği aldı.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce