Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"elbette" içeren Türkçe örnek cümleler

elbette kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Elbette.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette şaşırdım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette ben bekleyeceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her gün domuz gibi yersen elbette çok kilo alırsın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom elbette tenis oynayabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sana yardım edeceğim, elbette.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben, elbette, savaşa karşıyım.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, elbette İngilizce konuşabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette o İngilizce konuşabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, İngilizce konuşabilir, elbette.
Translate from Türkçe to İngilizce

Evet, elbette.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette gideceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette o testi geçti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eğer istiyorsan elbette onu alabilirsin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu elbette son tren değil, öyle değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Sana elbette güveniyorum Tom.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette hiç kimse bizi ayıramayacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

"Peki hangi rengi istiyorsun, beyaz mı yoksa siyah mı?" "Elbette siyah."
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette ki arkadaşın olmak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Finlandiya'yı elbette seviyorum ama Finlere tahammül edemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette bir arabaya ihtiyacım olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Seni elbette seviyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette sana inanıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette size inanıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yapmak istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz, elbette.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette tatlım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Okyanus araştırmasının geleceğini onun geçmişiyle tahmin edeceksek birçok heyecan verici keşifleri elbette dört gözle bekleriz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şaka yapıyorum, elbette.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette Tom'a söyledim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette Tom'u hatırlıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hatalarım olmuştur elbette ama çoğunu bilerek yapmadım.
Translate from Türkçe to İngilizce

"Sen sigara içmeyi bilmiyor musun?" "Elbette sigara içmeyi biliyorum!"
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette, vinç kullanmak için bir lisans gerekli.
Translate from Türkçe to İngilizce

"İngilizce ödevimde bana yardım eder misin?" "Elbette."
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu tuzakları görmek ve elbette önlem almak lazım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mars'a gitmek isteyenler arasında, elbette Türkler de var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette problemi çözmeye çalışacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Toplumda çok seslilik de elbette basın yayın organlarıyla sağlanır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mescid-i Aksa elbette çok hassas olduğumuz bir konudur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün olduğu gibi bundan sonra da elbette konunun takipçisi olacağız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette hayır, tatlım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette seni hatırlıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

"Bu gece seni arayabilir miyim?" "Elbette."
Translate from Türkçe to İngilizce

Evet, elbette söyleyebilirsin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette senin kadar yaşlı değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette, geri geleceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette suçlu hissediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette yardım edeceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette, bunu inkâr ediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbette şaka yapıyordum.

Elbette gidebilirsin.

Elbette, ben her zaman kaybederim.

Elbette bir planım var.

Onu elbette bilmiyoruz.

Elbette orada olacağım.

Elbette bana güvenebilirsin. Ben hiç daha önce seni yanlış yönlendirdim mi?

Elbette anlarım.

Bugünlerde Amerika ile ortak gerçekten her şeyimiz var, elbette dil hariç.

Ondan şimdi bahset, onu yaptığımızı elbette hatırlarım.

Buradan çıktığıma elbette memnun olacağım.

Elbette sana inanıyoruz.

Elbette seninle evleneceğim.

Elbette, ben onlara söyledim.

Elbette, ben ona söyledim.

Elbette ben ona söyledim.

Siz, nasıl iyi bir zaman geçireceğinizi elbette bilirsiniz.

Elbette, onlara söylemek zorundayım.

Elbette ona söylemek zorundayım.

Elbette, onlara söylemedim.

Elbette ona söylemedim.

Elbette, onlara söyleyemem.

Elbette ona söyleyemem.

Elbette, ona söyleyemem.

Elbette onları hatırlıyorum.

Elbette onu hatırlıyorum.

Elbette onları özleyeceğim.

Elbette onu özleyeceğim.

Oğlumuzun çok parlak olduğunu düşünüyoruz. Elbette ki önyargıyla böyle düşünüyor olabiliriz.

"Tom, beni hâlâ seviyor musun?" "Elbette, seviyorum."

Telefonunuzu kullanabilir miyim? - Elbette

Nasıl eğleneceğini kesinlikle elbette biliyorsun.

Elbette, şaka ediyorsun.

"Her zaman benim tarafımda olmaya ve bana bakmaya söz vermeyi kabul ediyor musun?" "Elbette ediyorum!"

Elbette söz meclisten dışarı.

Elbette, onu Tom'a söylemedim.

Elbette Tom'a söylemek zorundayım.

Elbette, Tom'a söyleyemem.

Elbette ona ihtiyacım yok.

Elbette geleceğim ama biraz geç kalabilirim.

Elbette önemsediğini biliyorum.

Elbette mektubu İngilizce yazacağım.

Elbette ödemek zorundasın! Ne düşündün?

Tom elbette hatalıydı.

"Bana bir fincan kahve getirir misin?" "Elbette. Memnuniyetle."

Elbette her dinin kendi kuralları vardır.

Elbette, Tom kazandı.

Elbette Tom suçsuzdu.

Elbette Tom mutluydu.

Elbette Tom şaka yapıyordu.

Evet, elbette, haklısın.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce