elini kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Muayene odasından tam ayrılırken doktor hoşça kal diyerek elini salladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Öğrenci bir soru sormak için elini kaldırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom paslı bir bıçakla elini kesti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Jim elini kaldırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, elini hafifçe onun omzuna koydu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir fikri olan varsa lütfen elini kaldırsın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Işıl ışıl gülümseyen anne, bebeğine elini uzattı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir trafik kazası onu sol elini kullanmaktan mahrum etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom elini kaldırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom havuçları dilimlerken kazara elini kesti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kibar görünüşlü yaşlı adam kalktı ve elini bana verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Lucy çocuğa yakınlaştı ve elini onun kafasına koydu.
Translate from Türkçe to İngilizce
O elini kaldırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, Mary'nin elini tuttu.
Translate from Türkçe to İngilizce
O sol elini incitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
O elini uzattı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ona elini veren kolunu kurtaramaz
Translate from Türkçe to İngilizce
O, bana elini salladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, bize elini salladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, sol elini yaktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, Mary'nin elini sıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, elini bana uzattı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, elini havaya kaldırmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Elini benden çeker misin?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bebek ufacık elini uzattı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, elini sallayarak onu selamladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, elini bir bıçakla kesti.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, düştüğünde elini incitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Cevap vermeden önce elini kaldır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çocuk elini cebine koydu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Konuşmadan önce lütfen elini kaldır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Öğretmen okumayı bitirdiğinde bir öğrenci elini kaldırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Elini indir.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, elini uzattı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bana veda etmek için elini salladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, daha fazlası için elini uzattı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, elini kaldırdı ve gülümsedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Alkollü içeceklere elini değdirmez.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom elini Mary'ye uzattı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, Mary'nin elini bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çocuk annesinin elini tuttu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Elini uzattı ve onu tuttum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir bıçakla sol elini yaraladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Omuzuna hafifçe elini koydu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Topu yakalamak için elini kaldırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir soru sormak için elini kaldırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Elini uzattı ve onu salladım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Beyefendi hanımın elini öptü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir adam elini sallayarak bir şeyler bağırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir sorun varsa elini kaldır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Cevabı biliyorsan, elini kaldır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Elini pencerenin dışına uzatma.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir adam elini sallayarak, bağırarak bir şey söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Elini ağzına koydu ve öksürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Takeshi bir soru sormak için elini kaldırdı.
Adam bir soru sormak için elini kaldırdı.
Genç adam elini uzattı ve onu salladım.
O öğrenci soru sormak için elini kaldırdı.
Elini kaldır.
O onun elini tuttu.
Joan bu kazada sol elini kırdı.
Hesaplarımdan elini çek.
Eğer herhangi bir sorun varsa sağ elini kaldır.
Çek elini!
Otobüsün durması için elini kaldırdı.
Sağ elini cebinden çıkar.
Sol elini cebinden çıkar.
Ona elini verirsen kolunu kaptırırsın.
Öğrenci elini kaldırdı.
Elini omzuma koy.
Tom'un köpeği Mary'nin elini ısırdı.
Onun elini sıktı.
Tom, Mary'nin elini yakaladı.
Elini omzuma koydu.
Tom'un köpeği elini yaladı.
Silahını almak için elini uzattı.
Tom Mary'ye elini tutup tutamayacağını sordu.
Tom bir bıçak için elini uzattı.
Tom köpeğini okşamak için elini aşağıya uzattı.
Tom Mary'nin ayaklarına yardım etmek için elini aşağıya doğru uzattı.
Tom Mary'nin elini bırakmak istemedi.
Tom pencereden dışarıya eğildi ve elini salladı.
Elini tutabilir miyim?
Tom elini uzattı.
Tom uzandı ve Mary'nin elini tuttu.
Tom sağ elini kaldırdı.
Tom Mary'nin omzuna elini koydu.
Akşam yemeğinden önce elini yüzünü yıkamaya git.
Tom elini saçının içinden geçirdi.
Mary Tom'un elini tutmasına izin verdi.
O onun elini sıktı.
Sadece onun elini tutmak istiyorum.
Neden onun elini tutuyordun?
"Neden onun elini tutuyordun?" "Onun elini tutmuyordum!"
Gel ve bana elini uzat.
Küçük kız kardeşimin elini tuttum ve koşmaya başladım.
Öksürdüğün, hapşırdığın veya esnediğin zaman elini ağzına koy.
Küçük kız kardeşimin elini yakaladım ve ardından ikimiz koşmaya başladık.
Sıkılmış bir yumrukla kimsenin elini sıkamazsın.
Melanie elini salladı.