Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"elle" içeren Türkçe örnek cümleler

elle kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 81'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Taslak elle yazılmıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sırası gelmişken, bu odada klimaya benzer bir şey yok. Onun sahip olduğu tek şey elle tutulan kağıt yelpaze.
Translate from Türkçe to İngilizce

1969'da ticari bilgisayarlar için sanal bellek üzerine tartışma sona erdi. David Sayre tarafından yönetilen bir IBM araştırma ekibi sanal bellek yükleme sisteminin tutarlı olarak en iyi elle kontrol edilen sistemlerden daha iyi çalıştığını gösterdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ona sigara içmemesini elle işaret ettim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom tek elle topu yakaladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bunu elle mi diktin?
Translate from Türkçe to İngilizce

O, binlerce elle tokalaştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Topu bir elle yakaladım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dikiş elle yapılan iştir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kazak elle yapıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kız ağır kutuyu tek elle kaldırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elle yazı eklemeye gerek duymayacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bunu tek elle yapabilirim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tırpanlar elle çim biçmek için kullanılırlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bunu elle yapmak zorunda kalacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Adres elle yazılmış.
Translate from Türkçe to İngilizce

En iyi iplik elle bükülendir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fakat bu söylediğin sözün, elle tutulacak yanı yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bunu elle yapacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elle tutulur bir şey yap.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bana Mary'den elle yazılmış bir not verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mektup elle yazılmıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kartal, elle beslenmeliydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ertesi sabah o, posta kutusunda elle yazılmış bir mektup buldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sütyenlerimi her zaman elle yıkarım.
Translate from Türkçe to İngilizce

O zamanlar, tüm hesaplamalar elle yapıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un onu sadece bir elle nasıl yapabildiği şaşırtıcı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom sol elle yazar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom topu tek elle yakalayamadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben mektupları hala elle yazmayı tercih ediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu metni elle yazamam.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çinliler tek elle birden ona kadar sayarlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben sol elle yazmaya çalıştım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben öğrenciyken, solak çocuklar okulda sağ elle yazmaya zorlanıyorlardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sol elle nasıl yazacağımı bilmiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary çamaşırını çamaşır yıkama tahtasında elle yıkar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Üzüm hasadı elle yapılır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elle mektuplar yazarak çok zaman harcıyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne yazık ki, bu sadece elle yapılan çalışmaydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom tek elle ipi yakaladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ağır bir kutuyu tek elle yakalayamazsın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tüm kitap elle yazılmış.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sadece tek elle alkışlayamazsın.
Translate from Türkçe to İngilizce

İki elle kazan, biriyle harca.
Translate from Türkçe to İngilizce

İşin çoğu elle yapılmak zorunda.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eski el yazmaları elle kopyalanırlardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom oturmam için elle işaret etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Telefon ve laptop bataryalarında kullanılan kobaltın bir kısmı Kongo'da elle aranarak bulunur.

Mary havaalanında elle arama yapıldı.

Bir tavşanı elle yakalamak zordur.

Tom Mary'nin sessiz olması için elle işaret etti.

Her şeyi elle yapıyorum.

Köy halkı suyu kuyudan elle pompalamak zorundaydı.

Yakın zamana kadar, ihtiyacımız olan şeylerin çoğu elle yapıldı.

Her şeyi elle yaptık.

Boş elle geri dönmek zorunda kaldık.

Bu tabaklar elle boyanmıştır.

Fırsatı her iki elle de değerlendirmelisin.

Eve boş elle gitmek istemiyorum.

Çamaşırları elle yıkamak zor ve zaman alıcıdır.

Bulaşıkları elle yıkarım.

Ali golden önce elle oynadı.

Hakem elle oynama diyor.

Hakem elle oynama değil, çarpma olduğu görüşünde.

Elle oynama olup olmadığı pilot kameradan net anlaşılmıyor.

Elle kumanda et.

Ali topu elle kestiği için sarı kart gördü.

Gole giden topu elle kesen Ali kırmızı kart gördü.

Eğer elin günah işlemene neden olursa, onu kes. Tek elle yaşama kavuşman, iki elle sönmez ateşe, cehenneme gitmenden iyidir.

Dünyayı ve içindekilerin tümünü yaratan, yerin ve göğün Rabbi olan Tanrı, elle yapılmış tapınaklarda oturmaz. Herkese yaşam, soluk ve her şeyi veren kendisi olduğuna göre, bir şeye gereksinmesi varmış gibi O'na insan eliyle hizmet edilmez.

Tom frizbiyi tek elle yakaladı.

Bu araba tek elle kullanılabiliyor.

Bu arabayı tek elle sürmek mümkün.

Bu arabayı tek elle sürebilirsin.

Bu fırsata dört elle sarıl.

Ülkede elle tutulur bir heyecan var.

Avrupa genelinde elle tutulur bir endişe hakim.

Oylar teker teker elle sayılacak.

Topa elle dokunursanız hakem faul verir.

Karşılama elle tutulur.

Bir yanda modern sanayi ile bilim arasındaki bu karşıtlık, diğer yanda modern sefalet ve çürüme arasındaki bu karşıtlık, üretici güçler ile çağımızın toplumsal ilişkileri arasındaki bu karşıtlık elle tutulur, ezici ve tartışılmaz bir gerçektir.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce