endişeli kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Annesi onun hakkında endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Grant, malzemeler konusunda endişeli değildi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben para konusunda endişeli değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce
İşimi kaybetme hakkında endişeli değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom para hakkında çok endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom böylesine güzel bir yemek için ödeyecek yeterince parası olup olmadığı hakkında endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'nin güvenliği hakkında endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom şu ana kadar Mary'den bir haber almış olması gerektiği için endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, performansı ile ilgili eleştiri alma hakkında endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hızlı bir karar için endişeli olduğundan, başkan bir oy için çağrıda bulundu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Arkadaşlarımdan biri endişeli ise rahatlayamam.
Translate from Türkçe to İngilizce
Helen kızı hakkında çok endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Aylardır oğlundan haber almadığı için o endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, aylardır oğlundan bir mektup almadığı için endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'nin ne kadar endişeli olduğunu bilmiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom endişeli görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Washington endişeli idi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, ne hakkında endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, Mary hakkında endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom hakkında endişeli değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun niçin çok endişeli olduğunu merak ediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ne kadar endişeli olduğumu bilmiyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben fiyat konusunda endişeli değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Senin hakkında nasıl endişeli olduğumu anlamazsın.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, çok endişeli görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom işini kaybetme konusunda endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sağlığı hakkında endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yakıt ekonomisi hakkında endişeli misin?
Translate from Türkçe to İngilizce
İşini kaybetme konusunda endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sağlığı hakkında endişeli görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'nin sağlığı hakkında endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Terfi hakkında endişeli misin?
Translate from Türkçe to İngilizce
Sağlığı hakkında çok endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sağlığınız hakkında çok endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir şey hakkında endişeli görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Annesinin sağlığı hakkında endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Oğlunun sağlığı hakkında endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un annesi onun öksürüğünden endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Annen sağlığın konusunda endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, sınav sonucu hakkında endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Okul karnesi hakkında endişeli görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tüm dünyada insanlar barış için endişeli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Endişeli değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar hakkında endişeli değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun hakkında endişeli değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Senin konuşabildiğinin yarısı kadar iyi İngilizce konuşabilsem, tüm dünyayı seyahat etme hakkında endişeli olmam.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom çok endişeli görünmüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom çok endişeli.
Tom hâlâ endişeli.
Tom gerçekten endişeli.
Tom muhtemelen endişeli.
Tom özellikle endişeli görünmüyor.
Tom endişeli oluyor.
Endişeli görünüyorsun.
Endişeli miydin?
Endişeli değildim.
Endişeli misin?
Onlar endişeli görünüyor.
Onlar endişeli görünüyorlar.
Tom endişeli görünüyordu.
Tom endişeli değil.
Tom endişeli oldu.
Tom endişeli.
Herkes endişeli gözüküyor.
Tom mahkemeye verilme konusunda endişeli.
Tom'un endişeli olduğunu biliyorum.
Tom gerçekten endişeli görünüyor.
Biraz endişeli olduğumu kabul etmeliyim.
Onun hakkında endişeli olduğumu kabul etmeliyim.
Tom bir şey hakkında endişeli görünüyor.
Tom çok endişeli görünüyordu.
Tom açıkçası bir şey hakkında endişeli.
Tom gitmek için endişeli.
Tom endişeli görünmemeye çalıştı.
Tom'un yüzünde endişeli bir ifade vardı.
Tom seni görmek için endişeli.
Sen endişeli olması gereken kişisin.
Endişeli olması gereken sensin.
Sen de endişeli olmalısın.
Tom hakkında çok endişeli olmalısın.
Ne olduğu hakkında çok endişeli olmalısın.
Ayrıntıları sonuçlandırmak için endişeli olduğunun farkındayım.
Tom gitmek için endişeli görünüyor.
Tom için endişeli değilim.
Yarışma hakkında endişeli misin?
Biz endişeli değiliz.
Tom ne hakkında endişeli?
Tom biraz endişeli görünüyor.
Biraz çok endişeli görünüyorsun.
Gerçekten endişeli değilsin, değil mi?
Hiç sigara içmemiş insanların %67si pasif içiciliğin sağlığa etkisi konusunda endişeli.
Tom çok endişeli görünüyor.
Endişeli ev hanımı telefonun zilini duydu ve hemen ahizeyi kaldırdı.
Endişeli değillerse, ben de değilim.
Annem geleceğim için endişeli.
Tom artık çok endişeli.
Annem sınavın sonucu hakkında benden daha endişeli.
Tom'un anne babası muhtemelen onun hakkında endişeli.
Neden herkes Tom hakkında bu kadar endişeli?
Tom ve Mary endişeli görünüyorlar.