epeyce kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 61'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Tom eve vardığında gece yarısını epeyce geçmişti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hem Tom'un hem de Mary'nin epeyce arkadaşları var.
Translate from Türkçe to İngilizce
İthalat pazarı geliştirmek için epeyce çaba sarf edilmektedir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dave'in yeni arabası için epeyce para ödediğine bahse girerim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom epeyce içer.
Translate from Türkçe to İngilizce
O onu epeyce düşünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun epeyce rekoru var.
Translate from Türkçe to İngilizce
O epeyce bekledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, epeyce iş yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Biz lezzetli yemekten epeyce hoşlandık.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben et yemeyen epeyce insan tanıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Geçen hafta o sorunla ilgilenerek epeyce zaman harcadım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Epeyce yer ziyaret ettik.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'den epeyce yaşlı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Partiye epeyce insan geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom epeyce olumlu tepkiler aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Geçen yaz epeyce yağmur yağdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Geçen kış epeyce kar yağdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gölün yanında epeyce otel var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yeni metot epeyce düşünmeye değer.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gemide epeyce yolcu vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Parkta epeyce çocuk vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir çocuk için epeyce bir zekaya sahip.
Translate from Türkçe to İngilizce
Törene epeyce insan davet edildi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O epeyce cesur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun epeyce arkadaşı var.
Translate from Türkçe to İngilizce
O epeyce sarhoş olmuştu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu epeyce daralttığını söyleyebilirim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu epeyce sıra dışı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un bize inanmadığından epeyce eminim.
Translate from Türkçe to İngilizce
O epeyce şeyler aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bugün epeyce çok çalıştın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'den epeyce daha uzun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'den epeyce daha genç.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un epeyce arkadaşı var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom epeyce kan kaybetti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Senin yaşın epeyce eski herhalde. Memlekette kara tahta kaldı mı? Artık yeşil ve beyaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom epeyce yaşlı, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom epeyce zengin, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom epeyce utangaç, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Top epeyce akıllı, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom epeyce başarılı, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bugün epeyce şey satın aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bize senin hakkında epeyce şey söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, Mary'ye epeyce aşk mektubu yazdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şu çocuk epeyce bir üne sahip.
Translate from Türkçe to İngilizce
Görmek için epeyce ilginç şeyler vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Epeyce ilginç şeyler tartıştık.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un yaptığı şey epeyce yardımcı oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Epeyce ilginç site gördüm.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bugün derste epeyce öğrenci yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Genç aktrisin epeyce hayranı var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dün toplantıya epeyce kişi geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dün toplantıya epeyce insan geldi.
Hâlâ yapacak epeyce işimiz var.
Onun üzerinde epeyce bir izlenim bırakmış olmalısın.
Senin üzerinde epeyce bir izlenim bırakmış gibi görünüyor.
O epeyce bir performanstı.
Epeyce acıkıyorum.
Tom epeyce şey satın aldı.
Tom Mary'yi epeyce etkiledi.