Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"erkenden" içeren Türkçe örnek cümleler

erkenden kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Erkenden uyumak ve erken kalkmak bir adamı sağlıklı, zengin ve bilge yapar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tutuklu erkenden serbest bırakılmasını istedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, ilk treni kaçırabileceği korkusuyla sabah erkenden evden çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben erkenden yatmaya gittim, zira yorgundum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom dün sabah erkenden Mary'yi görmeye gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bugün erkenden hazır olmak için dün eşyalarını topladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Seni buraya öyle erkenden getiren nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bill ilk treni yakalayabilsin diye erkenden kalktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kız kardeşim Susan her sabah erkenden kalkar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bob sabah erkenden onun büyükbabasını karşılamaya gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok yorgun olduğumdan, erkenden yattım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yarın sabah erkenden buradan ayrılmalıyım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Soğuk sabahlarda erkenden kalkmak bana zor gelir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sabah erkenden evden ayrıldık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bugün yorgundum, o yüzden erkenden yatmaya gittim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yorgun olduğum için, erkenden yatmaya gittim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok yorgundum bu yüzden erkenden yatmaya gittim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yorgun olduğum için erkenden yatmaya gittim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yorgun olduğu için erkenden yatmaya gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün gece erkenden uyuyakalmışım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eğer hava güzel olursa, yarın sabah erkenden gidebiliriz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un erkenden eve gitmesine izin vermedim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bugün sabah erkenden kalkmak zorunda mıydınız?
Translate from Türkçe to İngilizce

Büyükbabam sabah erkenden yürüyüş yapmayı sever.
Translate from Türkçe to İngilizce

Niçin bana onun burada olduğunu söylemedin? Olabildiğince erkenden bilmem gerekiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un neden erkenden ayrıldığını biliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok erkenden kalkmamalıydık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sabah erkenden yürüyüşe çıktım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Erkenden eve gitmek için izin istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Piyano hocam kötü hava nedeniyle erkenden eve gitmemi tavsiye etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'a göre erkenden yola çıkmalıyız.
Translate from Türkçe to İngilizce

"Bill, erkenden eve dön." "Tamam, anne."
Translate from Türkçe to İngilizce

O bana erkenden yatağa gitmeyi öğretti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Toplantıya katılmak için erkenden kalktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bugün erkenden yatacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yağmur yağsa bile, yarın sabah erkenden başlıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yarın sabah erkenden buluşacağız, o yüzden çok geç kalma.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çocuklar televizyon izlemeden erkenden yatağa gitmelidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Filmi erkenden terk ettiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, ilk trene yetişmek için erkenden hareket etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu gece erkenden yatmalıyım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yarın sabah erkenden ayrılıyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanırım erkenden ölüp gideceğiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

İlk otobüsü yakalamak için erkenden ayrıldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sabah erkenden geldi.

Annem çok yorgundu bu yüzden erkenden uyumaya gitti.

Tom'a erkenden yatağa gitmesini söyledin, değil mi?

Tom bugün erkenden eve geleceğine dair Mary'ye söz verdi.

O her zaman olduğu gibi sabahleyin erkenden kalkıp jogginge gitti.

Her zamanki gibi sabah erkenden kalkıp koşuya gitti.

Her zamanki gibi sabah erkenden kalkıp koştu.

Bob sabah erkenden büyükbabasıyla buluştu.

Çok yorgunum ve erkenden yatmak istiyorum.

Yarın sabah erkenden kalkacağım.

Gerçekten yorgunum, bu yüzden bu gece erkenden yatağa gideceğim.

Tom erkenden eve gitmek istedi, ama Mary izin vermedi.

Köpeğimin adı Belysh. Bu yaz ona pençesini çıkarmasını öğrettim. Her sabah erkenden kalkıp onu besliyorum. Sonra yürüyüşe çıkarız. O beni diğer köpeklerden korur. Ben bisiklet sürmeye gittiğimde, o yanımda koşuyor. Onun bir arkadaşı var, adı Chernyshka. O onunla oynamaktan hoşlanıyor. Belysh çok kibar ve zeki bir köpek.

Tom pazartesi sabahı erkenden ayrıldı.

Tom bizim erkenden ayrılmamıza hiçbir itirazı olmadığını söyledi.

Biletlerini erkenden satın al.

Ben zaten Tom'a erkenden ayrılabileceğini söyledim.

Tom erkenden kalkmalı.

Roger sabah erkenden gece geç saatlere kadar çalıştı.

O yorgundu, bu nedenle erkenden yatmaya gitti.

Ben erkenden ayrılabileceğimi sanmıyorum.

Biz erkenden orada olmaya çalışacağız.

Ertesi sabah erkenden sirk bir sonraki kasabaya gitti.

Tom'u kendi ev ödevini erkenden yapması için teşvik etmek isteyebilirsin.

Bu geçen hafta erkenden oldu.

Onlar sabah erkenden Arlanda'dan havalandılar.

Tom ve Mary öğleden sonra erkenden Boston'a geldi.

Erkenden havaalanına gitmen gerekir.

Senin erkenden burada olmayı planlıyor olduğunu düşündüm.

O, ertesi sabah çok erkenden uyandığında, hava hala karanlıktı.

Bu sabah erkenden oldu.

Erkenden uyuyman gerekir.

Sabah erkenden ayrıldık.

Erkenden geldim.

Yaz aylarında bitkileri canlı tutmak için Tom bahçesini sabahları erkenden sulamak zorunda.

Bu sabah erkenden yaptığım testin sonuçlarını almaya geldim.

Fadıl, Dania'ya sabah erkenden bir ziyarette bulundu.

Ben erkenden orada olabilirim.

Erken kalkmak zorunda olduğum için erkenden yatağa gidiyorum.

Treni yakalamak için erkenden ayrılmak zorundayım.

Fadıl şartlı tahliye ile erkenden serbest kaldı.

Yarın sabah erkenden burada olacağım.

Hem Tom hem de Mary erkenden ayrıldılar.

Bu sabah erkenden uyandın, değil mi?

Tom her zamanki gibi erkenden kalktı.

Leyla erkenden yatağa gitti.

Tom erkenden ayrılmaya karar verdi.

Şafak vakti kalkmak için erkenden yattık.

Sanırım erkenden oraya gitmeye çalışabilirim.

O, erkenden uyanmayı alışkanlık etmiş.

Tom'un neden erkenden ayrıldığını biliyor musun?

Tom senin neden erkenden ayrıldığını biliyor mu?

Yarın sabah erkenden oraya varmış olacağım.

Oraya daha erkenden vardım.

Partiyi erkenden terk etmek istemiyordum, fakat karıma yardım etmek için eve gitmek zorunda kaldım.

Neredeyse erkenden ayrıldım.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce