Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"eve" içeren Türkçe örnek cümleler

eve kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Eve dönerken yağmura yakalanmıştım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eve hoş geldin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eve gidebilir miyiz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Babam genellike eve altıda gelir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eve dönerken onunla karşılaştım.
Translate from Türkçe to İngilizce

İstasyondan yürüyerek eve gitmek yalnız beş dakika.
Translate from Türkçe to İngilizce

İstasyondan eve yürüyerek gitmek sadece beş dakika alır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eve gittim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben eve gittim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eve ulaştığında saat çoktan on ikiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öğretmen çocuğun eve gitmesine izin verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, eve altıda mı gelir?
Translate from Türkçe to İngilizce

Babam genellikle eve yedide gelir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eve ekmek ve tereyağı getirir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eve ekmeği ve tereyağını getirir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Uzun bir yokluktan sonra eve geri döndü.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, eve yürüdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

İnekler eve gelene kadar bekleyebilirsin!
Translate from Türkçe to İngilizce

O çok geçmeden eve döner.
Translate from Türkçe to İngilizce

Okula yakın yaşadığımdan dolayı öğle yemeği için eve geliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Üç saat sonra eve geri döndü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bizim okul eve on dakikalık yürüyüş mesafesindedir.
Translate from Türkçe to İngilizce

İstersen eve gidebilirsin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çocuklar eve gelmediği zaman huzursuz hissetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eve gitmek için acelesi vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary daha yeni eve geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Birisi eve gitmeli.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben eve gitmeden önce ayrıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün eve gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Babam yarın eve geliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eve giderken bulduğum radyoyu tamir ediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sonra babalarım eve geldiğimde beni azarladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Arnavut kaldırımlı dar sokaklarda, eve geri dönüş yolunu asla bulmayacaksın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çoğu sporlarda en sıkı çalışma yapan takım genellikle eve ekmek parasını getirir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Birçok öğrenci sınıfı temizlemeden eve gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Genellikle saat 06:00 ya kadar eve varırım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom eve koştu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Altıdan önce eve gel.
Translate from Türkçe to İngilizce

Altıdan önce eve gelmelisin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Linda gece eve geç geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, başka bir şekilde eve gitmiş olabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

O şimdi eve geldi. Bunu bilmiyor muydunuz?
Translate from Türkçe to İngilizce

O az önce eve geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bırakalım ve eve gidelim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neden eve gitmiyoruz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bütün gün kendinizi eve kapamak sağlığınız için iyi değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eve girmeden önce, hırsız telefon hatlarını kesmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen mümkün olduğunca çabuk eve gel.
Translate from Türkçe to İngilizce

O yorgun olduğunu söyledi ve eve erken gitmek istemesinin nedeni budur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Siz arkadaşlara eve gitmenizi söyledim. Niçin hâlâ buradasınız?
Translate from Türkçe to İngilizce

Steve eve gelmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom eve bu gidişinde Amerikalı olduğunu düşündüğü bir adamla karşılaştı.

Tom iki odalı bir eve sahiptir.

Eve giderim.

O, kolumdan yakaladı ve eve gitmemi engelledi.

O günlerde öğle yemeği için eve giderdim.

Ken eve dönerken onunla karşılaştı.

Eve gel.

Hırsız gözlerini o eve dikti.

Ben eve varmadan önce bütün kek yenilmiş.

Ben genellikle dörtte eve giderim.

Her gün yaklaşık yedide işten eve gelirim.

O, tekrar ne zaman eve gelecek?

Hava kararıyor. Haydi eve gidelim.

Partiye gidebilirsin, ancak gece yarısına kadar eve olmalısın.

Eve gitmeden önce, rahatlamak için birkaç içki içerim.

Profesörler, her şeyi detaylı bir şekilde açıklamalılar, kısa ve öz olmamalılar ve her zaman öğrencilere eve gitmelerini ve kitaplarını okumalarını söylemeliler.

Eve girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekir.

O, yakında eve dönecek.

Eve gidiyoruz.

Beni eve götürecek misin?

Yerinde olsam derhal eve giderim.

Güneş batarken, hepimiz eve doğru hareket ettik.

Yağmur durur durmaz eve gideceğiz.

Biz eve varmadan önce, güneş tamamen batmıştı.

İş yapılır yapılmaz, genellikle beş buçuk civarında, akşam yemeği yemek için eve gelirim.

Eve gelirken onu gördüm fakat o beni görmemiş gibi davrandı.

Tom şimdi eve geldi.

Tom'un şimdiye kadar eve geri döneceğinden şüpheliyim.

O kadar yorgunum ki eve varır varmaz yatacağım.

Kate'e eve gitmesi için izin verdim.

Annem ne zaman eve gelecek?

O arabayı eve süremeyecek kadar çok sarhoştu.

Personel eve gittikten sonra yangın patlak verdi.

Eve gidiyorum.

Tom bu gece eve erken gelmek için bir söz verdi.

Tom eve giderken Amerikalı olduğunu düşündüğü bir adamla karşılaştı.

Tom dün eve erken geldi.

Tom eve döndüğünde onunla konuşacağım.

Eve geldiğimde Tom çalışıyordu.

Eve geldiğinde Tom'la konuşacağım.

Tom 2.30'a kadar eve geri dönmeli.

Sonunda Tom eve vardığında neredeyse 2.30 idi.

O eve geri döndü.

Sanırım o eve gitti.

O eve gitmeyi çok istiyordu.

O, eve doğru yürüdü.

O eve bir mektup gönderdi.

Tom, Mary'yi eve gönderdi.

O ona derhal eve geri gelmesini tavsiye etti.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce