Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"görme" içeren Türkçe örnek cümleler

görme kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Onun görme yeteneği kötü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun görme kabiliyeti kötü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kedilerin karanlıkta görme yetileri vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zenginler fakirleri hor görme eğilimindedir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kaza onu görme yeteneğinden mahrum bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kötü havadan dolayı şehrin görülmeye değer yerlerini görme fikrinden vazgeçtim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu görme fırsatı kaçırmamalısınız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu adam en az beş yıldır görme özürlüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Adamı tekrar görme isteğim yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Trafik kazası, genç adamı görme yeteneğinden mahrum etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Görme engelli insanlar Braille denilen kabartılmış noktalardan oluşan bir sistem kullanarak, dokunarak okurlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom birçok insanın sonradan görme insanları küçümsediğini Bay Ogawa'dan öğrendi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom görme yeteneği eskisi kadar iyi değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fakirleri hor görme.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom görme yeteneğini kaybetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, iki yıllığına yurt dışında eğitim görme ayrıcalığına sahipti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Görme beş duyudan biridir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Görme yateneğim kötüleşiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zayıf görme bir atlet için bir engeldir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benim iyi görme yeteneğim var.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, görme duyusunu kaybetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, görme duyusunu bir kazada kaybetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, o kazada görme duyusunu kaybetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Jim onu görme amacı ile Londra'ya geri döndü.
Translate from Türkçe to İngilizce

O iyi görme duyusuna sahip.
Translate from Türkçe to İngilizce

O kötü görme duyusuna sahip.
Translate from Türkçe to İngilizce

O görme yeteneğini kaybetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un görme duyusu iyi değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un iyi görme yeteneği var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Diğerlerini hor görme.
Translate from Türkçe to İngilizce

Rehber köpekler görme özürlü insanlara yardım ederler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu görme olasılığından heyecanlıyım.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, doğuştan görme özürlüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Olası yan etkiler arasında bulanık görme ve nefes darlığı bulunmaktadır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ölmeden önce, o neredeyse görme özürlüydü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kazada görme duyusunu kaybetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Görme engelli mi yoksa işitme engelli mi olmayı tercih edersiniz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Filmi görme şansım yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu görme fırsatını kaçırdım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Görme engelli adam el yordamıyla çıkışa doğru gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Henüz filmi görme fırsatım olmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hâlâ bir çocukken görme yeteneğini kaybetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ünlü şarkıcıyı görme fırsatını kaçırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fakir oldukları için diğerlerini hor görme.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beni çantada keklik görme.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok iyi bir görme duyum var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir trafik kazasında gözlerinden birinde görme yeteneğini kaybetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

İlerleyen yaşı onun görme yeteneğini etkilemeye başlıyor.

Ne yazık ki kaleyi görme şansım yoktu.

Kediler karanlıkta görme kapasitesine sahiptirler.

Kuşların keskin bir görme gücü vardır.

Seni tekrar görme şansım olduğuna sevindim.

Görme duyunuzun test edilmeye ihtiyacı var.

İnsan gözü radyo dalgaları kadar uzun enerji dalgalarını görme yeteneği olmadığı için radyo dalgalarını göremez .

Görme yeteneğim çok iyi değil.

Kazada görme yeteneğini yitirdi.

Hong Kong'u görme şansını kaçırmak istemedim, bu yüzden geziye gitmeyi kabul ettim.

Bay Suzuki oğlunu yurt dışında eğitim görme planından vazgeçmesi için ikna etti.

Bay Suziki oğlunu yurt dışında eğitim görme planından vazgeçmesi için ikna etti.

Görme yeteneğim iyi değil.

Görme yeteneğim eskisi kadar iyi değil.

O görme yetisini kaybetti.

Paris'i bir sefer görme şansım oldu.

Tom'un görme sorunları var.

Görme bozukluklarının hayal gücünü geliştirme gibi bazı iyi tarafları da vardır.

Son zamanlarda görme yeteneğini kontrol ettirdin mi?

Tom'un görme yeteneği kötüleşiyor.

Sürekli oyunlar oynarsan görme yeteneğine zarar vereceksin.

Ben kraliçeyi görme niyetindeyim.

İnsanların beş duyusu vardır: görme, işitme, dokunma, tat ve koku.

O, beni görme bahanesiyle evime geldi.

Beni görme bahanesiyle geldi.

O kötü görme yeteneği olan zayıf bir çocuktu.

Kan görme beni kusacak gibi ve sersem hissettiriyor.

Sadece kan görme onu bitkin düşürüyor.

Normal bir görme yeteneğim var.

Bir gün onu tekrar görme umuduna tutundu.

Görme beş duyunun en karmaşığı olarak kabul edilir.

Hem Mary hem de Julia görme engelli.

Hem Tom hem de John görme engelli.

Geleneğe göre, Homer görme özürlüydü.

Lazer cerrahisi bazı görme sorunu türlerini onarabilir.

O, bir trafik kazasında bir gözünün görme yetisini kaybetti.

Onun iyi bir görme gücü vardır.

Onu görme hakkında hepiniz isteklisiniz.

Tom'un iyi bir görme yeteneği var.

Onu görme tarzım bu değil.

Shota onu görme hakkında utangaç olduğunu söyledi.

Kan görme onun midesini bulandırdı.

Tom'un berbat görme yeteneği var.

Boston'dayken Tom'u görme fırsatını kaçırırsan çok üzücü olur.

Zengin insanlar daha az şanslıları küçük görme eğilimindedir.

Tom görme engelli.

İki yıl önce sağ gözümdeki görme yeteneğimi kaybettim.

Kötü görme yeteneğim olduğundan dolayı kağıt kitapları okuyamıyorum.

Kız kardeşim görme engelli çocuklar için bir okulda çalışıyor.

Tom ve Mary'nin bir daha birbirlerini görme ihtimali yok.

Umarım seni bir daha ki sefere New York'tayken görme şansına sahip olurum.

Tom Mary'nin görme engelli olduğunu söyledi.

Tom'un görme yeteneği pek iyi değil.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce