gözü kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Onun sağ gözü kördür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sağ gözü kördür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir kasırganın gözü onun merkezidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çok fazla ışık gözü incitir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un modern sanatta gözü var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun antikalarda gözü var.
Translate from Türkçe to İngilizce
O gözü pek.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun gözü yemiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun bir gözü görmüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun kadınlarda gözü yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un bir gözü kör.
Translate from Türkçe to İngilizce
Aşkın gözü kördür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun sanat için iyi bir gözü var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Köpeğin bir gözü kör.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun tembel bir gözü vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yaşlı adamın bir gözü kördür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un gözü karardı ve Mary'ye vurdu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un bir gözü morarmış.
Translate from Türkçe to İngilizce
Beni gözü görmez sanmanız çok çirkindi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kiklop'un kaç gözü vardı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Annem gözü yaşlı bana baktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sonunda Tom'un gözü karardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yerimde gözü olan ya şimdi söylesin ya da sussun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben gözü pek değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Trafik kazasında bir gözü kör oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir gözü kördü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu gözü kapalı yapabilirim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yavru köpeğin tek iyi gözü benimseme için yalvarıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Polyphemus'un, Neptün'ün oğlu, önünde sadece bir gözü vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
İnsan gözü, görülebilir aralık dediğimiz çok dar bir ışık aralığı hariç neredeyse tüm elektromanyetik spektrum için kördür.
Translate from Türkçe to İngilizce
İnsan gözü radyo dalgaları kadar uzun enerji dalgalarını görme yeteneği olmadığı için radyo dalgalarını göremez .
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gerçekten gözü pek, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, gözü yaşlı "üzgünüm" dedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun bir gözü toprağa bakıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary odaya doğru yürüdüğünde Tom'un kaşı gözü oynadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Jane şişman ve kaba ve çok sigara içiyor. Fakat, Ken onun güzel ve çekici olduğunu düşünüyor. Aşkın gözü kördür demelerinin nedeni bu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gözü yaşsız kimse yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun bir gözü kör.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sadece tek gözü ile görebiliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gözü görmeyene resim gösteremem.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kocasının başkasında gözü olduğunu fark etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un sol gözü seğirmeye başladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un sağ gözü yine seyirmeye başladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gözü korkmuş hissetti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un gözü Meryem'den başkasını görmüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben bir gözü pek olmak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir örümceğin kaç tane gözü var?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir insanın karnı doyar ama gözü doymaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun gözü duvardaki resme takıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mutlu, artık hiçbir şeyde gözü olmayandır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mutlu odur ki, artık hiçbir şeyde gözü olmasın.
Onun her iki gözü de kördü.
Yunuslar gerçekten bir gözü açık mı uyurlar?
Herkesin gözü ekranlara kilitlendi.
Mary'nin gözü Tom'a takıldı.
Tom'un sadece bir gözü sağlam.
İki gözü iki çeşme ağlıyordu.
Onun gözü dönmüştü.
Tom'un sağ gözü yine seğiriyor.
Onun aşktan gözü kör olmuş.
Kırmızı gözü alabilir misin?
Onun gözü şişmişti ve burnu kanıyordu.
Amcamın cam gözü ve tahta bacağı vardır.
Polyphemus'un, Neptün'ün oğlu, alnında bir gözü vardı.
İnsan gözü bir kamera gibidir.
Onun boyama için keskin bir gözü vardır.
Erkek kardeşimin bir bursta gözü var bu yüzden üniversiteye gidebilir.
Allah'ın gözü küçük olanlar koruyor.
Tom'un öfkesinden gözü karardı.
Tom gözü pek bir kişi.
Eski Mısırlılar, Güneş'in Tanrı Ra'nın gözü olduğuna inandılar.
Tom'un morarmış bir gözü vardı.
O, gözü aç değildir.
Leyla'nın bir gözü morarmıştı.
Bunu gözü kapalı yapabilirim.
Tom'a o siyah gözü veren kişi benim.
Sami'nin büyük siyah bir gözü vardı.
Sami bir gözü açık uyudu.
Sami tek gözü açık uyudu.
Aşkın gözü kördür derler.
Hem Tom'un hem de Mary'nin tek gözü kör olduğunu biliyor muydun?
Tom'un tek gözü kör, değil mi?
Tom gözü kara bir sürücü, değil mi?
Gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz.
Horoz ölür, gözü çöplükte kalır.
Gözü olanın gözü çıksın.
Lodosun gözü yaşlı olur.
Devletlinin gözü perdeli olur.
Namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmaz.
Paranın gözü kör olsun.
Parasızlığın gözü kör olsun.
Tom'un gözü daldı.
Ali'nin eli işte, gözü oynaşta.
Tom'un iki gözü de kör oldu.
Ali'nin gönül gözü kapalı.
Ali anasının gözü çıktı.
Ali malın gözü çıktı.
Ali'nin gözü yukarılarda.
Ali gözü karartıp denemeye karar verdi.
İslam gözü kapalı imana dayanmaz.