Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"gözü" içeren Türkçe örnek cümleler

gözü kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Onun sağ gözü kördür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sağ gözü kördür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir kasırganın gözü onun merkezidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok fazla ışık gözü incitir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un modern sanatta gözü var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun antikalarda gözü var.
Translate from Türkçe to İngilizce

O gözü pek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun gözü yemiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun bir gözü görmüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun kadınlarda gözü yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un bir gözü kör.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aşkın gözü kördür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun sanat için iyi bir gözü var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Köpeğin bir gözü kör.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun tembel bir gözü vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yaşlı adamın bir gözü kördür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un gözü karardı ve Mary'ye vurdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un bir gözü morarmış.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beni gözü görmez sanmanız çok çirkindi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kiklop'un kaç gözü vardı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Annem gözü yaşlı bana baktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sonunda Tom'un gözü karardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yerimde gözü olan ya şimdi söylesin ya da sussun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben gözü pek değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Trafik kazasında bir gözü kör oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir gözü kördü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu gözü kapalı yapabilirim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yavru köpeğin tek iyi gözü benimseme için yalvarıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Polyphemus'un, Neptün'ün oğlu, önünde sadece bir gözü vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

İnsan gözü, görülebilir aralık dediğimiz çok dar bir ışık aralığı hariç neredeyse tüm elektromanyetik spektrum için kördür.
Translate from Türkçe to İngilizce

İnsan gözü radyo dalgaları kadar uzun enerji dalgalarını görme yeteneği olmadığı için radyo dalgalarını göremez .
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom gerçekten gözü pek, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, gözü yaşlı "üzgünüm" dedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun bir gözü toprağa bakıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary odaya doğru yürüdüğünde Tom'un kaşı gözü oynadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Jane şişman ve kaba ve çok sigara içiyor. Fakat, Ken onun güzel ve çekici olduğunu düşünüyor. Aşkın gözü kördür demelerinin nedeni bu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gözü yaşsız kimse yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun bir gözü kör.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom sadece tek gözü ile görebiliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gözü görmeyene resim gösteremem.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kocasının başkasında gözü olduğunu fark etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un sol gözü seğirmeye başladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un sağ gözü yine seyirmeye başladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom gözü korkmuş hissetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un gözü Meryem'den başkasını görmüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben bir gözü pek olmak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir örümceğin kaç tane gözü var?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir insanın karnı doyar ama gözü doymaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun gözü duvardaki resme takıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mutlu, artık hiçbir şeyde gözü olmayandır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mutlu odur ki, artık hiçbir şeyde gözü olmasın.

Onun her iki gözü de kördü.

Yunuslar gerçekten bir gözü açık mı uyurlar?

Herkesin gözü ekranlara kilitlendi.

Mary'nin gözü Tom'a takıldı.

Tom'un sadece bir gözü sağlam.

İki gözü iki çeşme ağlıyordu.

Onun gözü dönmüştü.

Tom'un sağ gözü yine seğiriyor.

Onun aşktan gözü kör olmuş.

Kırmızı gözü alabilir misin?

Onun gözü şişmişti ve burnu kanıyordu.

Amcamın cam gözü ve tahta bacağı vardır.

Polyphemus'un, Neptün'ün oğlu, alnında bir gözü vardı.

İnsan gözü bir kamera gibidir.

Onun boyama için keskin bir gözü vardır.

Erkek kardeşimin bir bursta gözü var bu yüzden üniversiteye gidebilir.

Allah'ın gözü küçük olanlar koruyor.

Tom'un öfkesinden gözü karardı.

Tom gözü pek bir kişi.

Eski Mısırlılar, Güneş'in Tanrı Ra'nın gözü olduğuna inandılar.

Tom'un morarmış bir gözü vardı.

O, gözü aç değildir.

Leyla'nın bir gözü morarmıştı.

Bunu gözü kapalı yapabilirim.

Tom'a o siyah gözü veren kişi benim.

Sami'nin büyük siyah bir gözü vardı.

Sami bir gözü açık uyudu.

Sami tek gözü açık uyudu.

Aşkın gözü kördür derler.

Hem Tom'un hem de Mary'nin tek gözü kör olduğunu biliyor muydun?

Tom'un tek gözü kör, değil mi?

Tom gözü kara bir sürücü, değil mi?

Gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz.

Horoz ölür, gözü çöplükte kalır.

Gözü olanın gözü çıksın.

Lodosun gözü yaşlı olur.

Devletlinin gözü perdeli olur.

Namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmaz.

Paranın gözü kör olsun.

Parasızlığın gözü kör olsun.

Tom'un gözü daldı.

Ali'nin eli işte, gözü oynaşta.

Tom'un iki gözü de kör oldu.

Ali'nin gönül gözü kapalı.

Ali anasının gözü çıktı.

Ali malın gözü çıktı.

Ali'nin gözü yukarılarda.

Ali gözü karartıp denemeye karar verdi.

İslam gözü kapalı imana dayanmaz.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce