gözünü kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 92'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Tom'un gözünü kim morarttı?
Translate from Türkçe to İngilizce
O, gözünü kapalı tuttu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gözünü bile kırpmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom dün gece gözünü kırpmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, gözünü kırpmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neredeyse bir gözünü kaybediyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bana niye gözünü dikiyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un bu gece gözünü kırpmayacağından eminim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un gözünü korkutmasına izin verme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gözünü benden kaçırma.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom harita için torpido gözünü aradı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom torpido gözünü açtı ve bir güneş gözlüğü çıkardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom torpido gözünü açtı ve ruhsatın eksik olduğunu fark etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom torpido gözünü açtı ve ruhsatını çıkardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom neredeyse bir gözünü kaybediyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'nin bir gözünü morarttı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Besle kargayı oysun gözünü de biliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bana besle kargayı oysun gözünü bile dedin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gözünü seveyim, onu söyleme!
Translate from Türkçe to İngilizce
Gözünü seveyim, lütfen ona karşı kibar ol.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, gözünü kimin morarttığını hatırlamıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Karga karganın gözünü oymaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gözünü cüzdanından ayırma
Translate from Türkçe to İngilizce
Gözünü karart.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sağ gözünü sol gözünden kıskanıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'nin gözünü korkutmaya çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gözünü kapıdan ayırma.
Translate from Türkçe to İngilizce
Senin gözünü korkutmasına izin verme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary gözünü Tom'dan ayıramıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary, Tom'dan gözünü ayıramıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Araba kullanırken gözünü asla yoldan ayırmamalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Maymun gözünü açtı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kimse Tom'un gözünü korkutmadı..
Translate from Türkçe to İngilizce
Çocuk hırsızları Tom'un gözünü bağladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bir gözünü kapattı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun gözünü kim morarttı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Kim onun gözünü morarttı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Senin gözünü kim morarttı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Lütfen gözünü çocuğumdan ayırma.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dan açtı ağzını yumdu gözünü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gözünü seveyim bunu dikkatli yap.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gözünü seveyim beni dinle.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sen onların gözünü korkutuyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu onların gözünü korkutabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Seni gözünü dikmiş onlara bakarken gördüm.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çocuk hırsızları onların gözünü bağladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Angela o gece gözünü bile kırpmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom torpido gözünü açtı ve güneş gözlüğünü çıkardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gözünü nasıl morarttın?
Translate from Türkçe to İngilizce
Gözünü çocuklardan ayırma.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her zaman gözünü dört aç.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sen gerçekten Mary'nin gözünü morartanın Tom olduğunu mu düşünüyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary'nin gözünü morartan kişi Tom'du.
Tom'un senin gözünü korkutmasına izin verecek misin?
Karga, karganın gözünü didiklemez.
Sami, Leyla'nın bir gözünü morarttı.
Mary'nin bir gözünü patlatan kişi Tom'dur.
Mary'nin bir gözünü morartan kişi Tom değil.
Mary'nin bir gözünü morartan kişi Tom değildi.
Mary'nin gözünü morartan kişi Tom değil.
Mary'nin gözünü morartan kişi Tom değildi.
Tom'un sana gözünü kırptığını gördüm.
Tom dün gece gözünü kırpmadığını söyledi.
Tom'un gözünü morartan benim.
Allah gözünü doyursun.
Allah gözünü kör etmesin!
Besle kargayı, oysun gözünü.
Tom gözünü tavana dikmişti.
Artık maymun gözünü açtı.
Gözünü biraz kapat.
Gözünü kısa süreliğine kapa.
Ali bana açtı ağzını, yumdu gözünü.
Ali gözünü dikmiş bize bakıyordu.
Ondan gözünü ayırma.
Mary neredeyse gözünü kaybediyordu.
O öz kardeşini gözünü kırpmadan öldürdü.
Ali gözünü budaktan sakınmaz.
Gözünü bilmediği bir odada açtı.
Onun gözünü böyle kim morartmış?
Gözünü açtı.
Burada olup bitenle alakan yokmuş gibi davranma gözünü seveyim.
Ali hakemlere açtı ağzını, yumdu gözünü.
Tom gözünü hastanede açtı.
Onun gözünü korkuttu.
Otobüste uyuyakalınca gözünü son durakta açtı.
Skura gözünü açtığında Yanni'yi orasını burasını mıncıklarken buldu.
Gözünü karartıp yapmak istediğin bir çılgınlık var mı?
"Seni seviyorum." "Gözünü seveyim beni bu işe karıştırma."
Ben zirveye ulaşana kadar gözünü benden ayırma.
Keskin mizacı etrafındakilerin gözünü korkuturdu.
Gözünü kapa.
Gözünü kapat.