Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"güç" içeren Türkçe örnek cümleler

güç kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Tekne güç için bir motor kullanır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Büyük bir savaşçı güç yayar. O ölümüne savaşmak zorunda değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Rusya ikinci bir süper güç olarak ortaya çıkmıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Birlik güç verir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sonunda kazanacak olan güç değil adalettir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Modern şiir genellikle anlaşılması en güç olandır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Durdurulamayan bir güç sabit bir cismi vurursa ne olur?
Translate from Türkçe to İngilizce

Adam güç kazanmak için çok para kullandı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Güç ve para ayrılmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Rüşvet güç örgütleri ile birlikte ortaya çıkan bir şeydir.
Translate from Türkçe to İngilizce

O beni güç bir durumda bırakırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Nükleer güç tesisleri herkesin ilgisini çekmiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Büyük güç, büyük sorumluluk getirir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bilginin güç olduğuna inanıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

O güç-düşkünü biridir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Geç olsun da güç olmasın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benim için onu anlamak güç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Nükleer güç çağında yaşıyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Roma, Julius Caesar'ın komutasında büyük bir güç oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Güç insanları bozar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sadece güçlü olan, hata yapmaya güç yetirebilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

İnanması güç geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'u güç bela tanıdım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Güç kaybettik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom güç kullanacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

İnanması güç, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Yiyecek hayat verir, hayat güç verir ve güç büyük başarılar verir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Güç kullanmak istemiyorum, çünkü onlar çok üzülecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Büyük güç büyük sorumluluk ister, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Buzdolabını yerinden kaydırmak çok güç oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Peygamberler, sözde mağdurluklarından güç alan zalim despotlardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

İnanması güç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Para kimdeyse güç ondadır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kızda izahı güç bir garabet var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Taraflardan birinin kendi kararı ile bunu yapmasını engelleyecek herhangi bir güç yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

İnanması her ne kadar güç olsa da, her şeye rağmen kazanmıştık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Güç kaynağı kapanmış ama isterseniz yenisi bulabiliriz.
Translate from Türkçe to İngilizce

İnanması neden bu kadar güç?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu benim için güç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu benim için çok güç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çarpılmaktan güç bela kaçtı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom güç bela ölümden kaçtı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dünyada en hızlı büyüyen ekonomilerden biri ile Çin büyük bir ekonomik güç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Devlet bürokrasisi, süreci çok hantal ve anlaşılması güç bir duruma soktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bilgelik bize güç verir.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, 5,000 askeri olan büyük bir güç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tayfun güç topladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Amerika Birleşik Devletleri dünyadaki tek süper güç olmak istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, bana güç verdi.

Güç Tom'un elinde.

Tom sadece güç istiyor.

Benim mahzende iki tane üç fazlı güç jeneratörlerim var.

Bu bana devam etmek için güç veriyor.

Aşırı yüklenmiş güç panoları bir yangın tehlikesi olabilir.

Güç mü? Para mı? Her şey şimdi çok gülünç görünüyor.

Bu yazar ABD'nin bir süper güç olarak rolünün önde gelen bir muhalifidir.

AC güç kablosunun fişine ıslak ellerle dokunmayın.

Japonya ekonomik güç olarak Çin'i geçiyor.

Güç bela okula varmıştım ki zil çaldı.

Güç harika afrodizyaktır.

Uzaktaki uğursuz bir fırtına hız ve güç kazanıyordu.

Tom bütün gün güç bela bir söz söyledi.

Benim sokağımdaki bütün evler bu sabah fırtınadan dolayı güç kaybetti.

Nükleer güç yeni yasalar tarafından engellenmektedir.

Kullanmak zorundaysak güç kullanabiliriz.

Zihinsel güç herhangi bir sporda başarı için çok önemlidir.

Telefon çalmadan önce güç bela eve varmıştım.

Güç seninle olsun!

Daha yüksek bir güç var olabilir.

"Sözlü güç" "hakaret" ile karıştırılmamalıdır.

O, dininde güç buluyor.

Güç, onların anladıkları tek dildir.

Bu, para ya da güç hakkında değil. Bu mirasım hakkında.

O her şeyi güç açısından görür.

Akira Asada tarafından yazılan " Yapı ve Güç- Göstergebilimin ötesi" ni okudunuz mu?

Tom güç ve para saplantılıdır.

Tom'un gözlerinde güç vardır.

İki büyük güç gizli bir anlaşma imzaladı.

Güç ne zaman geri gelecek?

Bu kitap atomik güç kullanımını ele alır.

Manyetik güç, mekanizmayı tahrik eder.

Sincap güç kablosunu baştan sona çiğnedi.

O güç cinayet davasını hatırlıyor musunuz?

Sen sadece güç istiyorsun.

Kırmızı aşk, tutku, bereket ve güç rengidir.

Tayfun Kyushu'ya doğru giderken güç kazanıyor.

Tanrı bize sevmek için güç verdi.

İnsanlara güç sağla.

Polis, göstericileri tutuklarken aşırı güç kullandığı gerekçesiyle suçlandı.

O, güç ve güven duygularına ilham verdi.

Tom'un güç antrenmanı sonuçları göstermeye başladı.

Fırtına sırasında, güç gitti ve yağmur çiftlik evinin pencerelerini vurdu.

Güç onu delirtiyor.

Geç olsun güç olmasın, değil mi?

Bize güç veren şey farklılıktır.

Güç bir sınavdı.

Güç kablosu prize takılı mı?

Gerekmedikçe güç kullanmıyoruz.

Gerekirse güç kullanmaya yetkiliyiz.

Neden bazı insanların güç için saplantılı bir arzuları var?

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce