gündüz kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 73'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Benim kuralım her zaman gündüz günün işini yapmaktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, gece gündüz çalışıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bu ay gündüz vardiyasında.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom ve Mary gece ve gündüz kadar farklı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, gece gündüz çalışır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gece gündüz onu düşünüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, gece ve gündüz çalışıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar gece gündüz çok çalıştılar.
Translate from Türkçe to İngilizce
O gündüz uyur, gece çalışır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gece gündüz çok çalışmak zorundaydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Güneş gündüz parlar; ay ise gece.
Translate from Türkçe to İngilizce
Babam gece gündüz çok çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gündüz bir arkadaşım beni görmeye geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Köpeğine gündüz halası bakıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gece gündüz piyano çalışıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar deneye gece gündüz devam ettiler.
Translate from Türkçe to İngilizce
İş cuma günü gündüz on birde bitirilmedi, bu yüzden onu önümüzdeki pazartesiye ertelemeye karar verdiler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gece çalışıyordu ve gündüz uyuyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gece gündüz yürüyebilirim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gündüz uyuyan ve gece çalışan bazı insanlar vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir avukat olma düşüncesiyle gece gündüz çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ayılar gün içinde gece uyuduklarından daha çok uyurlar, ne var ki bu yazları, yirmi dört saat boyunca gündüz olduğundan geçerli değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Muhtemelen bir avukat olmak için gece gündüz çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
İşçilerimiz buz fırtınasının neden olduğu hasarı onarmak için gece gündüz çalışıyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gece gündüz çalışır.
Translate from Türkçe to İngilizce
İşçiler gece gündüz çalıştılar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gece ve gündüz kadar farklılar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gece gündüz şikâyet etmekten başka bir şey yapmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gece gündüz düşünüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, gece gündüz çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Biz gündüz çalışırız ve gece dinleniriz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gece gündüz meşguldü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Savaş sırasında, fabrikalar gece gündüz çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gündüz vakti okumayı severim.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak için gece gündüz çalışır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gece gündüz hareket halinde.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, gündüz ve gece Minecraft oynar.
Translate from Türkçe to İngilizce
"Bir pizza sipariş edelim mi?" "Saatin kaç olduğunu biliyor musun?" "Tom'un lokali gece gündüz açıktır."
Translate from Türkçe to İngilizce
Ailesi konfor içinde yaşayabilsin diye gündüz ve gece çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
"Gece gündüz çalışmaya alışkın değilim." "Yakında buna alışacaksın."
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun gece silahlı gündüz külahlı yaşadığını düşünüyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Biz seni gece gündüz izledik.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom beni gece gündüz izledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary beni gece gündüz izledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gece silahlı gündüz külahlıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çoğu kuşlar yalnızca gündüz görebilir.
Eğer gece gündüz çalışırsanız, sağlığınızı kaybedersiniz.
Orada gece ve gündüz yüzlerce işsiz adam uyur.
Tom ve erkek kardeşi gece ile gündüz gibiler.
Tom gece gündüz çalıştı.
Onlar, yaşlı adamın dükkanında gece gündüz çalıştılar.
O sadece gündüz çalışır.
inşaat ekipleri gece gündüz çalıştı.
O kitap okumaz ama televizyona gelince onu gece gündüz izler.
Gündüz dürüst insanlar için, gece hırsızlar için.
Zaten gündüz. Uzun gece bitti.
Bir sürü araba bu yolda gece gündüz hız yapıyor.
Fark gece ve gündüz gibidir.
Gündüz ders çalışmayı mı yoksa gece ders çalışmayı mı tercih ediyorsun?
Daha gündüz paltosuz geziyorduk.
Tom gündüz boyunca video oyunu oynadı.
Işığa "Gündüz," karanlığa "Gece" adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu.
Ali gece silahlı, gündüz külahlı geziyor.
Dünya durdukça, ekip biçmek, sıcak, soğuk, yaz, kış, gece, gündüz hep var olacaktır.
Gece gündüz bunu düşünüyorum.
Gece gündüz seni düşünüyorum.
Bugün, gündüz ve gece uzunluğu aynı.
Şu an burada gece, ama Boston'da gündüz.
Saat on ikiyi birkaç dakika geçmesine rağmen taksiciyle anlaşıp gündüz tarifesiyle gittik.
Sami gündüz servisi için oradaydı.
Gündüz uyumak geceleri olduğu kadar rahat değildir.
Gündüz uyumayı alışkanlık haline getirdim.
Bu da gündüz ve gece arasında paylaştırılır.