Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"güz" içeren Türkçe örnek cümleler

güz kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 12'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Güz gelmek üzere.
Translate from Türkçe to İngilizce

Güz, Ekim'de başlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Senede dört mevsim vardır: Bahar, yaz, güz ve kış.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayat yaz çiçekleri, ölüm de güz yaprakları gibi güzel olsun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu yeşil yapraklar güz aylarında kızarır veya sararırlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Güz ortası günü Çin'de geleneksel bir bayramdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Güz gelmiş, yapraklar düşmeye başladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir varmış, bir yokmuş. Allah'ın deli kulları pek çokmuş. Çok demesi pek günahmış. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler cirit oynar iken eski hamam içinde, develer tellal, pireler berber, horozlar imam iken, ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, ninem düştü beşikten, dedem düştü eşikten. Biri kaptı maşayı, biri kaptı şişeyi, gösterdiler köşeyi. Ben kaçtım onlar kovaladı, onlar kovaladı ben kaçtım. Az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik, altı ay bir güz gittik. Dönüp bir de arkamıza baktık ki ne görelim? Bir arpa boyu yol gitmişiz. Neyse, bir zamanlar Kaf Dağı'nın ardındaki çok uzak bir memlekette bir padişah yaşarmış.
Translate from Türkçe to İngilizce

Güz kendini hissettiriyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hava gün boyu nemli ve soğuktu, tam bir güz günüydü yani.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu şiirin konusu güz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Güz mevsimi bolluk zamanıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce