gayet kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 71'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Tom sandalyeyi gayet rahat buldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Saat 2.30'a kadar niçin işi bitirtmek zorunda olduğumuzu Tom gayet net açıkladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom erken ayrılması için gayet iyi bir nedeni vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun niçin sinirlendiği gayet açık.
Translate from Türkçe to İngilizce
Konuya gayet aşinayım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Konuyu gayet iyi biliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gayet iyi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Buradaki sistem gayet iyi çalışıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
O günü gayet iyi hatırlıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom çok iyi. / Tom gayet iyi durumda.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun nasıl meydana geldiğini gayet iyi biliyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun nasıl meydana geldiğini gayet iyi biliyorsunuz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu durumdan gayet memnunum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tehlikenin gayet farkındayım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu aksaklığa rağmen organizasyon gayet iyiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sonuçtan gayet memnunuz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gayet iyi görünüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dan işinden gayet gururlu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her şey gayet açık zaten.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu gayet güzel.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben gayet iyi duyabiliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom nasıl bir yaşamın onu beklediğini gayet iyi biliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gayet iyi görünüyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gayet iyiydin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Oda bu amaç için gayet uygun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Biz Tom'u gayet güzel seviyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gayet makul.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bana gayet iyi uyuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben gayet iyi hissediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary, Tom'a onun gayet normal olduğuna dair güvence verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ama ablam gayet iyi yüzebilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bunu gayet güzel başaracağız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Film gayet güzeldi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom hakkındaki duygularımı gayet açık belirttiğimi düşündüm.
Translate from Türkçe to İngilizce
İşler gayet iyi gidiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gayet açık ki sağlık en önemlidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
O ne yapıyor olduğunu gayet iyi biliyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Fikir gayet basitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kanun gayet açık.
Translate from Türkçe to İngilizce
Süreç gayet açıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Almanya'da hayat gayet güzel.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gayet iyi olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neden bahsettiğimi gayet iyi biliyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu yapmakta zaten gayet iyiyim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bence oyun gayet basit.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gayet tabii.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gitarda gayet iyi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom ve ben gayet iyi anlaşıyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sana gayet açıkça söyledim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bilmenizi isterim ki Tom gayet iyi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bunu yapmak için gayet uygun bir zaman.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gayet iyi bir adama benziyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Üvey kız kardeşimle aramız gayet iyi, ama üvey annemle değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bütün bunlar gayet normal.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom şu ana kadar gayet iyi.
Bence bu gayet yeterli.
Aynı anda üç dil öğreniyor olmama rağmen işler gayet iyi ilerliyor.
Seni gayet iyi duyabiliyorum.
Filmin genel olarak bıraktığı izlenim gayet olumlu.
Bu yasalar cezalarla da gayet iyi uygulanıyor.
Gayet iddialıyız.
Alıştıktan sonra gayet güzel.
Avusturya'nın denize kıyısı olmadığını gayet iyi biliyorsun.
Bora dün bir günde 700 civarı cümle çevirip bayrağımızı yukarıda tutarak dosta güven, düşmana korku verdi. Üstelik çeviriler de baştan savma değil, gayet güzel.
Şu an hepimiz kendimizi gayet iyi hissediyoruz.
Gayet eminsin.
Merak etme, ne yaptığımı gayet iyi biliyorum.
Bu ev gayet hoşuma gidiyor.
Gayet iyi ama yetersiz miktarda.
Çocukluğumu gayet iyi hatırlıyorum.
Gayet iyiydik.