Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"geç" içeren Türkçe örnek cümleler

geç kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Geç kaldığım için üzgünüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Geç oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok geç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neden geç kaldın?
Translate from Türkçe to İngilizce

Kalk. Çok geç oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Okula geç kalacağım!
Translate from Türkçe to İngilizce

Her zaman geç kalıyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, partiye geç geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen geç geldiğimden dolayı beni affet.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, kardan dolayı geç kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, her zamanki gibi geç geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Görünüşe göre, otobüs geç kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gece geç saatlere kadar oturduğum için, çok uykuluyum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir kez daha geç kalmıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu gece geç vakte kadar çalışacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Okula geç kalma.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun işe genellikle geç gelmesi yeterince kötüydü fakat sarhoş gelmesi bardağı taşıran son damlaydı ve ben onun işine son verdireceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Otuz dakika geç döndü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yirmili yaşlarda birçok geç kadın yaz tatilleri esnasında yurt dışına gitmeyi planlıyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Okula geç kalan öğrencilerin sayısı beklediğimden çok daha azdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her kim geç kalkarsa, onun için, yeterli ekmek olmayabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Pazartesi günleri çoğunlukla okula geç kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bana geç kalacaklar gibi görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Acele et. Okula geç kalacaksın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Caddeyi geç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Er ya da geç şans onu terk edecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom akşam yemeğine geç kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Er ya da geç o bana her şeyi anlatacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben, bir trafik sıkışıklığı nedeniyle toplantıya geç kaldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Trafik sıkışıklığı toplantıya geç kalmama neden oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Trenler geç çalışıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Patronum toplantıya geç gelmeme göz yummadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sık sık gece geç saatlere kadar kitap okur.
Translate from Türkçe to İngilizce

At çalındıktan sonra ahırın kapısını kapatmak için çok geç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Er ya da geç her anne-baba çocukları ile kuşlar ve arılar hakkında bir konuşma yapmak zorundadır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Derhal git, yoksa geç kalacaksın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un dün gece geç saatlere kadar çalıştığını duydum. Doğru mudur?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bildiğiniz gibi, şiddetli yağmurun sonucu olarak geç kaldık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çalar saatim çalışmadı. Geç kalmamın nedeni budur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Linda gece eve geç geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom her zaman öğretmenler kendisine izin verdiği sürece geç saatlere kadar okulda kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ona okula geç kalmamasını söyle.
Translate from Türkçe to İngilizce

Banka cuma günleri geç kapanır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sana gece geç saatlerde Çellonu çalmamanı söyledim, fakat çaldın ve şimdi komşular şikâyet etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Niçin geç kaldığını bize açıklamasını talep ettik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yarın okula geç kalmayın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben okula geç kalacağım.

Artık çok geç.

Trafik olduğundan dolayı toplantıya geç kaldım.

Otobüs, on dakika geç geldi.

Neden bu kadar geç kaldın?

Nasıl olur da gece öyle geç saatte bizi ziyaret edersin?

Sabahleyin bir koşuşturmadan kaçınmak için bugün biraz geç saatlere kadar çalışacağım.

O çoğu zaman okula geç kaldı.

Er ya da geç hepimiz öleceğiz.

Er ya da geç öleceğiz.

Randevuma geç kalmamak için otobüse bindim.

Ben, randevuya geç kaldım.

Dün gece geç saatlerde arayan sen miydin?

O, sık sık geç gelir.

Bu tren Aomori'den yarım saat geç ayrıldı, bu yüzden maalesef Tokyo'ya öğleden önce varamayacağız.

Bir hasta geç dönem kürtaj yapılabilir mi?

Tren geç vardığı için onlar programını değiştirmek zorunda kaldılar.

Yolu dikkatle geç.

En geç saat kaçta arayabilirim?

Her zamanki gibi, fizik öğretmeni, sınıfa geç kalmıştı.

Otobüs on dakika geç kaldı.

Otobüs geç kaldı gibi görünüyordu.

Trafik sıkışıklığı nedeniyle otobüs geç kalmıştı.

Tövbe etmek için çok geç.

Biz trafikte yarım saat kadar durdurulduk ve bu yüzden geç vardık.

Onlar her zamanki gibi geç kaldılar.

Philip ve Sheila geç kaldı. Ben de geç kaldım mı?

Dün geç kaldın.

İlk otobüs on dakika geç hareket edecek.

Biz kek yerken ve çay içerken gece geç saatlere kadar konuştuk.

Bir testte geç dönerseniz, kabul edilmeyecektir.

Fred, sık sık sınıfa geç geliyor.

O her zaman geç gelmez.

O her zaman geç kalmaz.

Ben koştum ve koştum, aksi takdirde geç kalabilirdim.

Çoğunlukla olduğu gibi, Tom sınıfa geç kalmıştı.

Tom işe geç geldiği için patronu tarafından çağrıldı.

Tom istasyona geç vardı.

Tom gece geç saatlerde yürürken soyuldu.

Tom her zaman geç kalır.

Geç karar vermesiyle ünlüdür.

Ben bir kazadan dolayı okula geç kaldım.

Kazadan dolayı geç kaldım.

Tom Mary'yi geç kalacağını söylemek için aramadığından dolayı azarladı.

Bu yıl kiraz çiçekleri normalden biraz daha geç açıyorlar.

Bahar bu yıl geç geliyor.

Bir kız için gece geç saatte kendi başına dışarı çıkması güvenli değildir.

Tom her gün sabah erken saatlerden gece geç saatlere kadar çalışıyor.

Tom çalıştığı için dün gece geç saatlere kadar ayaktaydı.

Tom sık sık okula geç kalırdı.

Tom bu sabah tekrar işe geç kalmıştı.

Tom nadiren geç kalır.

Tom okula nadiren geç kalır.

Tom randevulara nadiren geç kalır.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce