geçiren kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 21'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Benimle vakit geçiren herkes mutlu olurdu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şikâyet etmekten başka hiçbir şey yapmıyorsun! Sıkıntılı bir dönem geçiren tek kişi sen değilsin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Parayı zimmetine geçiren kişinin Tom olduğunu nasıl anladın?
Translate from Türkçe to İngilizce
Sen Tom'la en çok zamanı geçiren kişisin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yıl sonuna kadar, ilimizdeki otellerde geceyi geçiren insanların sayısı bir milyon markı geçecek.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bütün hafta sonunu sorun üzerinde çalışarak geçiren işçilerin ödüllendirilmesi gerekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir ilk yardım görevlisi olan Tom, kalp krizi geçiren birisi üzerinde manevi olarak CPR yapmakla yükümlüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gerçekten çocuklarıyla vakit geçiren kaç kişi biliyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Hapishanede vakit geçiren birkaç arkadaşım var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami zor bir zaman geçiren Leyla'ya yardım etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir haftadır kırıp geçiren Doğu Kaliforniya'daki yangın, genişlemeye devam ediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir haftadır kırıp geçiren Doğu Kaliforniya'daki yangın, yayılmaya devam ediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ali düzgün bir vuruşla takımını öne geçiren gole imza attı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sakatlık geçiren Ali oyundan alındı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Anadoluspor'u öne geçiren golü Ali attı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Seksen beşinci dakikada sahneye çıkan Ali takımını öne geçiren golü attı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sakatlık geçiren Ali'ye ilk tedavi saha içinde yapıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sakatlık geçiren Ali'ye saha kenarında buz tedavisi uygulandı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yerde sakatlık geçiren bir oyuncu var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şu ayrımla ki, bağımsızlığı için ölümü göze alan ulus, insanlık onur ve şerefinin gereği olan her özveriye başvurduğunu düşünerek avunur ve kuşkusuz, tutsaklık zincirini kendi eliyle boynuna geçiren uyuşuk, onursuz bir ulusla karşılaştırılınca, dost ve düşman gözündeki yeri çok başka olur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hiroşi boş zamanının çoğunu anime izleyip manga okuyarak geçiren bir otaku.
Translate from Türkçe to İngilizce