Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"geleneksel" içeren Türkçe örnek cümleler

geleneksel kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 64'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Bir dil öğrenmenin geleneksel yolu olsa olsa birinin görev duygusunu tatmin edebilir ama o bir sevinç kaynağı olarak hizmet edemez. Ayrıca muhtemelen başarılı olmayacaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kendilerini geleneksel bir sistem içinde asla birlikte bulmamış olan diller Tatoeba'da bağlanabilirler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Japonya'da iyi hizmet için bahşiş vermek geleneksel değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oluklu kaşıklar geleneksel pelin ayininde belirli bir role sahiptir.Onlar bir adet küp şekeri soğuk suyla bardaklarının içine eritmek için küp şekeri bardağın üstünde tutmak için kullanılır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok geleneksel bir törendi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eski evler, özellikle geleneksel Japon olanlar, modern yapıya göre nemli ve soğuk olabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neden geleneksel dil dersleri bu kadar sıkıcı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Lebkuchen geleneksel Alman Noel kurabiyesidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Köy insanları geleneksel olarak yabancılardan kuşkulanırlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yeni başkan geleneksel protokollerin büyük bir kısmını yürürlükten kaldırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne zaman kadın ve erkeklerin geleneksel rollerini düşünsek, ailesine destek olan kocalar ve de aile ve çocuklarına bakan karılar aklımıza gelir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Geleneksel şarkıları söylemekten hoşlanır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sumo, Japon geleneksel sporudur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sumo güreşi, geleneksel bir Japon sporudur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Naginata, Japonya'nın geleneksel dövüş sanatlarından biridir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kimçi geleneksel bir Kore yemeğidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

O bir ressam ama geleneksel Çin resimlerini yapmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir geleneksel Kore saman ayakkabısı bile bir çifte aittir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu Japon şefi sadece geleneksel Japon bıçakları kullanır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Geleneksel tarifi tercih ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu belirsiz zamanlarda yaşamada, esnek olmak ve geleneksel değerlere esir olmamak gerekmektedir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Geleneksel bir kilise düğünümüz vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom geleneksel cinsiyet rollerine inanır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onların geleneksel yaşam tarzı artık yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yeni Çağ fikirleri geleneksel Hıristiyanlığın ağırbaşlı ortadoksluğu için ferahlatıcı bir alternatiftir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Geleneksel ekmek fuarı düzenlediler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Geleneksel Japon evleri ahşap eklemeler ile birbirine tutturulur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Geleneksel Japon mobilyaları çivi ya da vida kullanılmadan yapılır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Basitleştirilmiş Çince ve geleneksel Çince arasındaki fark nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce

Britanya'da üzümlü ve elmalı tart geleneksel olarak Noel zamanında yenir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Geleneksel ahşap evlerin çoğu alevler içinde.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bazı insanlar geleneksel yeni yıl töreninden hoşlanmazlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Konferans geleneksel olarak düzenlendi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary geleneksel bir Japon evinde yaşıyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kırmızı şarap, geleneksel olarak balıkla servis edilmez.

Zencefilli Noel kurabiyesi ya da diğer adıyla ballı pasta, geleneksel bir Alman tatlısıdır.

Geleneksel bir Japon evine girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekir.

Geleneksel Japon tatlıları gerçekten Japon çayı ile iyi gider.

Çiçek düzenleme Japonya'da geleneksel bir zanaattır.

Geleneksel Rus evleri ahşaptan inşa edilir.

Geleneksel olarak bir nisanda insanlar birbirlerine şakalar yaparlar.

Sake geleneksel alkollü Japon içkisidir.

Sumo geleneksel birJapon sporudur.

Dan çok geleneksel bir aileden geliyor.

Güz ortası günü Çin'de geleneksel bir bayramdır.

Haggis geleneksel bir İskoç yemeğidir.

Ben geleneksel kekler pişiririm.

Geleneksel olarak erkeklerin kur yapmada öncülük etmesi bekleniyordu.

Noh geleneksel bir Japon sanatıdır.

Tibetli kilim dokumacıları geleneksel tasarımlar ve düğümler kullanır. Dolayısıyla onların kilimleri basit, doğal bir görünüme sahiptir.

Biz geleneksel ekmek pişiririz.

Geleneksel hula dansçıları çim etekler giymiyorlardı.

Plastik birçok geleneksel malzemenin yerini almaktadır.

Noel arefesinde geleneksel olarak aileyle beraber akşam yemeği yenir.

Geleneksel Vietnam ziyafetlerinin yaşayan müzeler olduğunu söylüyorlar.

Tom geleneksel şarkılar söylemekten hoşlanır.

Birçok geleneksel uygulama ahlak dışıdır.

Tarihi yapı geleneksel yöntemler kullanılarak onarıldı.

Sami geleneksel Müslüman haccı için Suudi Arabistan gitti.

Aşık atışması, Türk motifinde geleneksel bir ögedir.

Ben geleneksel el sanatları sanatkarıyım.

Türkiye ile çok iyi geleneksel ilişkiler var.

Bana geleneksel bir şarkı söyle.

Tarihi bina geleneksel yöntemler kullanılarak restore edilmiştir.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce