Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"gelin" içeren Türkçe örnek cümleler

gelin kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Sakıncası yoksa birazdan buraya gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eğer zamanınız olursa beni görmeye gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çabuk gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benim grup bu hafta Chuck's Bar and Grill de konser verecek. Lütfen bizi görmeye gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gelin ve bize katılın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gelin ve bize yardımcı olun.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, bir gelin gibi giyindi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gelin çok güzel görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu sözü görmezden gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yarın beni görmeye gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu ülkede, biz, yükvücut bir millet, yekvücut bir halk olarak yücelir veya düşeriz. Gelin, siyasetimizi uzun zamandır zehirleyen o aynı partizanlık, detaycılık ve hamlık duygularının cazibesine, hep birlikte karşı koyalım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen bir ara bizim kasabaya gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen yeni evimizde bizi görmeye gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Herhangi bir zamanda şehre gelirseniz, beni görmeye gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen öğleden sonra evime gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hanımefendiler ve beyefendiler, lütfen bu tarafa gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu gelin yüzünü bir peçe ile örtüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benimle gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Damat şu anda bir şirket için çalışıyor ve gelin de bizim öğretmenimiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gelin damat tören bitince öpüştüler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gelin mutluluk saçıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kendimi görücüye çıkan gelin gibi hissediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bana karşı yüreğinizi açıp gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gelin bize katılın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zamanında gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Peşimden gelin!
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen yarın beni görmeye gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

İstediğiniz zaman gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bazen gelin ve bizi Boston'da ziyaret edin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Romanya'ya tekrar gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hepiniz buraya gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gelin bana katılın, olmaz mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Üzgünüm şu anda patronum uyuyor. Lütfen yarın yine gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Teşekkürler, lütfen yine gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benimle gelin, bizimle gelin!
Translate from Türkçe to İngilizce

Gelin ve damat yüzüklerini takınca herkes onları alkışladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

En geç altıda gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Teşekkürler ve hızlıca geri gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bir sonraki şarkıyı gelin ve damada ithaf etmek istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kendi kendine gelin güvey oluyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce

İçeri gelin ve şuna bir göz atın.
Translate from Türkçe to İngilizce

İçeri gelin, size kahve ikram edeyim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Herkes, buraya gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen güzel bir gelin olacaksın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her ikiniz de buraya gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen bir süre için evime gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gelin ve size sürpriz yapmamıza izin verin.
Translate from Türkçe to İngilizce

En azından altıda gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiç olmazsa altıda gelin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gelin ve herkesi karşılayın!

Lütfen yönetim merkezine gelin.

Gelin çok güzel görünüyor.

Eve gelin.

Gelin, beyaz bir gelinlik giyiyordu.

Sizin için her ne zaman uygun olursa gelin.

Oğlanla gelin ayrılmadı mı, daha?

Geleneğe göre, gelin uyumlu olmalıdır.

Her gelin düğün gününde güzeldir.

Mary'nin en sevdiğim film "Prenses Gelin"dir.

Siz ikiniz benimle gelin.

Saat tam gece 10'da gelin.

Buraya gelin.

O bir gelin.

Tom, Maria! Aşağıya gelin çocuklar, yemek hazır.

Önce geliş sonra bir gelin al.

Siz ikiniz buraya gelin.

İşte gelin geliyor!

Sonbaharda Saint Petersburg'u ziyarete gelin!

Gelin aniden güldü.

Üsse geri gelin.

Ofisime kadar gelin.

Yarın akşam benimle sinemaya gelin.

Bazen müzik çalmamızı izlemeye gelin.

Alışverişiniz için teşekkür ederim. Lütfen tekrar gelin!

Kendi kendine gelin güvey oldu.

Güle güle gidin, güle güle gelin!

Sonunda, bir Haziran gelin olacaksın.

Lütfen saat 2.30'dan önce gelin.

Lütfen saat 2.30'da gelin.

Sadece Tom'un söylediğini görmezden gelin.

Lütfen ileriye doğru gelin.

Size değersiz olduğunu söyleyen herkesi görmezden gelin. Kimse değersiz değildir.

Eğer biri size değersiz olduğunuzu söylerse, sadece onları görmezden gelin.

İçeri gelin. Başlamak üzereyiz.

Kendimi hiç gelin olarak ummuyorum.

Daha sonra tekrar gelin, efendim.

Buraya gelin ve ateşin yanında kendinizi ısıtın.

Lütfen sizi daha iyi görebilmem için ışığa gelin.

Gelin, çok konuşmadan hemen dövüşe geçelim.

Lütfen öğleden sonra ofisime gelin.

Tom, işiniz bittiğinde lütfen ofisime gelin. Sana önemli bir şey söylemeliyim.

Yakında gelin yoksa yiyecek kalmayacak.

Gelin alçaltılmış gözlerle ve ona bakan herkesle odaya geldi.

Mümkünse salı günü gelin.

Lütfen zamanında gelin.

Bizi tekrar ziyaret etmeye gelin.

Gelmek istiyorsanız, gelin.

Elinizden geldiği sürece kısa sürede buraya geri gelin.

Lütfen okuldan hemen sonra eve gelin.

Kapı yoluyla içeri gelin.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce