gelse kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 54'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Amcam her ne zaman gelse, o bizim için bazı güzel şeyler getirir.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, ne zaman bir seyahatten geri gelse, kızı için bir hediye getirir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom her ne zaman ziyarete gelse bize hediyeler getirir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Elimden gelse hava yoluyla seyahat etmekten kaçınırım.
Translate from Türkçe to İngilizce
O gelse de gelmese de, ben gideceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her ne zaman gelse, o bize hediyeler getirir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Elimden gelse, uçakla gitmek istemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Elimden gelse her gün hindistan cevizli kek yerim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary ne zaman gelse yağmur yağar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Beni görmeye gelse bile, ona evde olmadığımı söyle.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ah bir erken gelse, onunla dışarı çıkacağız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Keşke fötr şapka modaya uygun geri gelse.
Translate from Türkçe to İngilizce
Elimden gelse daha fazla beklerdim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom benimle sizin partinize gelse sakıncası var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Elimden gelse onu yaparım.
Translate from Türkçe to İngilizce
O ne zaman Tokyo'ya gelse bizimle kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Edo sakinleri için yılın ilk palamudu borç para almak anlamına gelse bile alınması gereken bir şeydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Elimden gelse sana yardım ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu, tehlikeyi göze almak anlamına gelse bile, o oraya gitmeye karar verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O yarın gelse konuşmak için daha fazla zamanım olur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom yakında buraya gelse iyi olur.
Translate from Türkçe to İngilizce
O gelse de gelmese de sonuç aynı olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Boston'a gelse nerede kalır?
Translate from Türkçe to İngilizce
Keşke Tom yakında gelse.
Translate from Türkçe to İngilizce
Keşke yaz tatili çabuk olsa ve buraya gelse.
Translate from Türkçe to İngilizce
O ne zaman buraya gelse, aynı yemeği sipariş eder.
Translate from Türkçe to İngilizce
Keşke Tom eve gelse.
Translate from Türkçe to İngilizce
Keşke Tom geri gelse.
Translate from Türkçe to İngilizce
Keşke Tom eve geri gelse.
Translate from Türkçe to İngilizce
Fırsat ayağına gelse onu tekrar yapar mısın?
Translate from Türkçe to İngilizce
Elimden gelse burada seninle kalırdım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Elinden gelse geçmişini değiştirir misin?
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar gerçekten gelse ben ne yaparım?
Translate from Türkçe to İngilizce
Elimden gelse sana daha fazla veriririm.
Translate from Türkçe to İngilizce
Keşke ABBA tekrar bir araya gelse, Onları seviyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom elinden gelse bizimle Boston'a gelirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O gelse de gelmese de, partiye zamanında başlayacağız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom elinden gelse bunu yapardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom elinden gelse kalırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom ne zaman Boston'a gelse bizim evimizde kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Elimden gelse Tom'a yardım edebilirdim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Giden gelse dedem gelirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Birileri sana gelse ve senden hoşlandığını söylese ne yapardın?
Translate from Türkçe to İngilizce
Kırk tane orospu bir araya gelse, senin gibi bir orospu çocuğu doğuramaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kırk orospu bir araya gelse senin gibi bir piç doğuramaz.
Bu ne kadar garip gelse de doğru.
Keşke beddualarım tutunca bildirim gelse.
Bu kedi ne zaman kucağıma gelse Harley-Davidson gibi mırlıyor.
Ülkemize güncelleme gelse isteyeceğiniz özellik ne olurdu?
Tom da gelse olur mu?
Kenevir eşimin anksiyetesine iyi gelse de benim için en zararlı şey olabilir.
Ali çomar bir aileden gelse de kabuğunu kırıp kendini yetiştirebilmiş biri. Ama yine de bazen aslına rücu ettiği oluyor.
Bize ne kadar tuhaf gelse de bu insanlar; işte burada, bu pazarda gördüğün şeyleri yiyorlar.
Bir katı-üt tarîke rast gelse, der: "Ben, filan reisin ismiyle gezerim." Şaki defolur, ilişemez.