Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"gençken" içeren Türkçe örnek cümleler

gençken kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Gençken yeni bir dil öğrenmek daha kolay.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken evlendi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken birçok şeyi ücretsiz aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Babam gençken iyi yüzerdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken, okuyabildiğim kadar fazla kitap okumayı denedim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken sık sık beyzbol maçlarını izlemeye giderdim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken sık sık beyzbol maçlarını izlerdim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom gençken, her gün üç yumurta yedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom daha gençken okulu sevmiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hâlâ çok gençken, Roger çiftlikten ayrıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O gençken güzeldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken daha hızlı yüzebilirdim.
Translate from Türkçe to İngilizce

O ona hâlâ gençken yurt dışına gitmesini tavsiye etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Babam gençken iyi yüzebiliyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken, onun buraya gelmiş olması mümkündür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom daha gençken çok televizyon izlemedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom gençken çok daha hızlı koşabiliyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken, Tom çok daha hızlı yüzebiliyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken evden ayrıldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken sigara içtim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar gençken evlendiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

O gençken, sıkı bir işçiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken çok sayıda kitap okumalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ona onun tarafından hâlâ gençken yurt dışına gitmesi tavsiye edildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken hoş bir kız olmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken zayıftım.
Translate from Türkçe to İngilizce

O gençken hızlı koşabilirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken, iyi kayabilirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O gençken hali vakti daha iyiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken çok çalışmak zorundaydım.
Translate from Türkçe to İngilizce

O gençken Fransızca öğrendi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken daha hızlı yüzebiliyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Daha gençken kel olmak istemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken çabuk öfkelenirdim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken son derece fakirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken sık sık futbol oynardım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken sık sık tenis oynardım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken sık sık beyzbol seyrederdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken daha hızlı koşabilirdim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken sık sık beyzbol oynadım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken, çok popülerdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, gençken çok iyi yüzebilirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken erken kalkardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken, o çok güzeldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Daha gençken Tom'un siyah saçı vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu amcası yetiştirdi, çünkü onun ebeveynleri o gençken ölmüştü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun babası gençken iyi yüzebilirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Keşke gençken daha çok çalışsaydım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençken Bay Wood'un çiftliğinde çalıştım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başkan gençken bir çiftçiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun gençken bir müzisyen olduğunu söylüyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Annem gençken çok güzelmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu, gençken yaşadığım evdir.

Gençken güzel olabilir.

O gençken sık sık beyzbol oynardı.

İnsan ağacı gençken bükmeli.

O gençken, kahveyi Japon çayına tercih ederdi.

Gençken, bisikletle gitmeyi severdi.

Gençken bu nehirde sık sık yüzerdim.

Daha gençken her şeyi yapabildiğimi düşündüm.

Keşke gençken daha sıkı Fransızca çalışsaydım.

Keşke daha gençken daha sıkı Fransızca çalışsaydım.

Daha gençken benimle konuşabilirdiniz.

Bir zamanlar gençken sıktığım her taşı avucumda ezerim sanıyordum; ama şimdi yaşlandım önümde geçilmez bir dağ, çok da az vaktim var.

Gençken trombon çalardım.

Gençken yakın bir derede yüzmeye giderdim.

Gençken hırslı olduğunu söylüyorlar.

Gençken daha çok çalışmalıydım.

Ben daha gençken böyleydim.

Gençken seyahat etmelisin.

Gençken bilgisayarın önünde zaman harcamak yerine seyahat etmelisin.

Ben gençken ebeveynlerim boşandı.

Yaşlı olmanın bir avantajı gençken almayı göze alamadığın her şeyi artık istememendir.

Onlara göre gençken çok yoksuldu.

Tom gençken sık sık alkollü olarak araba kullandı ama hiç polise yakalanmadı.

Gençken o nehrin yakınında oynardım.

Gençken yurtdışına gitmeni tavsiye ederim.

Gençken zar zor geçinirdim.

Biz çok gençken evlendik.

Tom gençken okulda çok sorunu olurdu.

Gençken küstah bir tavrı vardı.

Benim annem gençken çok hoştu

Babam gençken yakışıklı olmalı!!

Tom daha gençken piyano çalardı.

Tom'un annesi Tom gençken öldü.

Tom daha gençken bir yatak odasını erkek kardeşi ile paylaşmak zorunda kaldı.

Keşke gençken daha çok İngilizce çalışsaydım.

Herhâlde o, gençken çok güzeldi.

Bu gençken yaşadığım ev.

Bu gençken yaşadığım mahalleydi.

Bu gençken içinde yaşadığım mahalle.

Ben gençken sık sık beyzbol maçlarını izlemeye giderdim.

Ben bir gençken, ebeveynlerim erkek çocuklarla dışarı çıkmama asla izin vermezlerdi bu yüzden her zaman üzgündüm.

Gençken dağlara giderdim.

Gençken bir sürü kitap okusan iyi olur.

Ben gençken kafamda bir sürü saçım vardı ve göğsümde hiç. Şimdi tam tersi.

Ben daha gençken oldukça iyi bir klarnetçiydim.

Gençken güzel göründüğüne bahse girerim.

Gençken bir sürü aptalca şeyler yaptım.

Gençken her şeyi daha hızlı yapabiliyordum.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce