Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"gerçekte" içeren Türkçe örnek cümleler

gerçekte kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 69'den fazla özenle seçilmiş örnek.

O genç görünüyor, ama gerçekte o, 40 yaşın üzerinde.
Translate from Türkçe to İngilizce

O onun ablası gibi görünmesine rağmen, gerçekte onun annesidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben onun seni sevdiğini sanıyordum, ama gerçekte, o başka bir kız seviyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'u bizimle gelmesi için ikna etmek gerçekte imkansız olurdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O görünüşte varlıklı fakat gerçekte değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom gerçekte olduğundan daha yaşlı görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aktris gerçekte olduğundan daha genç görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Açıklama gerçekte bundan biraz daha karmaşık, ama sen özü anladın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Senin gerçekte kim olduğunu asla kimseye söylemeyeceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gerçekte aptal değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gerçekte yapmak istediğim şey uyumak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un gerçekte istediği şey Maria ile bir buluşmaydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un gerçekte istediği Mary'ye çiçek almak için yeterince parası olmasıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Televizyondan gerçekte göremediğimiz ya da duyamadığımız değişik şeyler öğrenebiliriz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Burada bir görsel yanılsama var. Küpe baktığını düşünüyorsun ama gerçekte ekrana bakıyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary, gerçekte ne olup bittiğini gizlemeye çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gerçekte ne olup bittiğini gizlemeye çalıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gerçekte ne olup bittiğini gizlemeye çalıştılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gerçekte Esperanto ülkesi nerededir?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom gerçekte olduğundan daha zengin olduğunu düşünmemizi istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

O gece gerçekte neler olduğunu kendine hiç sordun mu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Gerçekte onu mu demek istiyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Facebook'ta mutlak gizlilik bir yanılsamadır. Gerçekte yoktur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayır, gerçekte kastettiğim bu değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Jean görünüşte cesur ama gerçekte ödlek biri.
Translate from Türkçe to İngilizce

Görünüşte demokrasi, gerçekte demokrasi değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Cisimler, aynada gerçekte göründüklerinden daha yakındır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gerçekte olduğumdan daha genç görünüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onunla gerçekte tanışmadığımız halde Mary hakkında çok şey biliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yiyecekler gerçekte gördündüğü gibi pahalı değildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gerçekte bu senin hatan.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom gerçekte neler olduğunu biliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

O gerçekte beni seven tek kızdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Herkes köle kızın gerçekte bir prenses olduğunun keşfedilmesine çok şaşırmıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yaşlı adamın masum bir yüzü vardı ama gerçekte bir sahtekardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gerçekte, burasının hiç yerçekimi yoktur.
Translate from Türkçe to İngilizce

O gerçekte ne demek istedi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'a gerçekte ne olduğunu anlamana ihtiyacım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gerçekte onu demek istediğine inanmıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fadıl, Müslümanların gerçekte ne olduğunu bilmek istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Genellikle durum şöyledir; zekalarıyla övünen insanlar gerçekte pek de öyle olmazlar.

İnsanlar siyasi doğruluk olarak adlandırdıkları şey gerçekte nezakettir.

Gerçekte burada ne oldu?

Gerçekte kim olduğumu bilmek istemiyor musun?

Kendinizi gerçekte olduğunuzdan çok daha bilgili olarak hayal edin.

İnsanlar gerçekte neden kötü havalarda dertlenirler?

Tom Mary'yi sevdiğini söylüyor; ancak gerçekte onun parasının peşinde.

Gerçekte olan budur.

Tom'un gerçekte gelme şansı nedir?

Bu gerçekte olabilir mi?

Gerçekte ne olduğunu sana anlatmamı ister misin?

Gerçekte dedikleri kadar zengin değilim.

Tom Mary'nin uyuduğunu düşünmüştü, fakat gerçekte uyanıktı.

Gerçekte, sen burada değilsin.

Peki siz, gerçekte kimsiniz?

Gerçekte, içinde bulunduğumuz o günlerde, Osmanlı Devleti'nin temelleri çökmüş, ömrü tükenmişti.

Gerçekte nasıl biriyim bilmiyorsun.

Bilgelik sadece gerçekte bulunur.

Gerçekte olmadı.

Tom gerçekte gülmedi.

Gerçekte neler olup bittiğini bilmiyorum.

Yukarıdaki şema, işleri gerçekte olduğundan biraz daha basit hale getiriyor.

Oysa gerçekte durum bundan daha karmaşık.

Çizmeye çalıştığın imajla gerçekte olduğun kişi yüzde kaç aynı?

Tom, Mary'nin gerçekte Avustralyalı olmadığını öğrendi.

Robert gerçekte ne olduğunu fark etti.

Güneşin rengi gerçekte beyazdır.

Yasayı koruması gereken mahkemeler sistematik olarak yasayı ihlal ediyorsa, uluslararası adalet bir ulusu sorumlu tutmak için gerçekte ne kadar güce sahiptir?

Fotojenik bir güzelliğe sahip. Fotoğraflarda gerçekte olduğundan daha da güzel.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce