Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"gerek" içeren Türkçe örnek cümleler

gerek kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Onun iyi bir piyanist olduğunu söylemeye gerek bile yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

5 numaralı otobüse binmen gerek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bana ilaç gerek. Eczane nerede?
Translate from Türkçe to İngilizce

Kömür sobasıyla uyumamanız gerek. Çünkü karbonmonoksit denen çok zehirli bir gaz yayar. Kömür sobasıyla uyumak ölümle sonuçlanabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Uyuman gerek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Altı yaşında o, daktiloyu kullanmayı öğrendi ve öğretmenine el ile yazmayı öğrenmesine gerek kalmadığını söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her şahsın, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yıkanması gerek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şimdi ders çalışmam gerek ama Tatoeba'da kalmayı tercih ediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tıraş olmam gerek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başarının anahtarının dürüstlük olduğunu söylemeye gerek bile yoktur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çalışırken çok sabıra gerek duyarız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Salgından gereksiz yere endişelenmeye gerek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Henüz gitmene gerek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bira dahi içmez, viskiyi söylememe gerek bile yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu sorundan bir çıkış yolu bulmam gerek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Okula saat dokuza kadar ulaşman gerek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Barselona'da kiralamak için bir daire bulmam gerek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gömleğin ütülenmesi gerek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Trafik kazalarına karşı önlem almamız gerek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çiti boyamama gerek yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O olayı hatırlaman için çok yaşlı olmana gerek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kadar erken gelmene gerek yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öğle yemeğin için ödeme yapmana gerek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Acele etmene gerek yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öyle korkmana gerek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

O kadar erken kalkmana gerek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öyle aceleyle gitmene gerek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oraya gitmenize gerek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şimdi bir saç tıraşı olmana gerek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

O gömlek çok kirli. Okula gitmeden önce yıkanılması gerek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun çalışmasına gerek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Siz istemiyorsanız onun tavsiyesini almanıza gerek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mum söndürmeye gerek kalmadan söndü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kapıya kadar onunla ilgilenmene gerek yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ona yardım etmen gerek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sigara içmenin sağlık için zararlı olduğunu söylemeye gerek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sıkıntılar hakkında şu an endişelenmenize gerek yoktur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Böyle ufak tefek şeylere üzülmene gerek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Patrona yağ çekmene gerek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Nick'in ofisime gelmesine gerek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu yarına kadar bitirmenize gerek yok.

Paranın mutluluğu satın alamayacağını söylemeye gerek yok.

Tom'un bugün okula gitmesine gerek yok.

Tom'un bugün evde kalmasına gerek var mı?

Böylesine büyük bir ev almana gerek yoktu.

Tom Mary'nin onu yapmasını rica etti, bu yüzden senin yapmana gerek yok.

Duş almam gerek

Yanımda bir şemsiye almama gerek yoktu.

Zamanın para olduğunu söylemeye gerek yok.

Yeteri kadar zamanım vardı, bu yüzden acele etmeme gerek yoktu.

Tom'un bir şey hakkında üzülmesine gerek yok. Mary her şeyle ilgilenecek.

Tom'un onu yapmasına gerek yok. Mary onu yapar.

Onun Tom'a söylenilmesine gerek yok.

Tom'un endişelenmesine gerek yok. Kötü bir şey olmayacak.

Tom'un bana söylemesine gerek yok. Ben zaten biliyorum.

Tom'un burada kalmasına gerek yok.

Tom'un menüye bakmasına gerek yoktu çünkü daha önce o restoranda defalarca bulunmuştu.

Tom'un üzülmesine gerek yok.

Acele etmeye gerek yok. Çok zamanımız var.

Derhal buna bakmamız gerek.

Onun acele ile gitmesine gerek yoktu.

Dostluğun işten daha önemli olduğunu söylemeye gerek yok.

Ken keman çalabilir, gitardan bahsetmeye bile gerek yok.

Peter'ın toplantıya katılmasına gerek yoktur.

Gitmem gerek.

Endişelenmenize gerek yok.

Şimdi gitmem gerek.

Tom'un gitmesine gerek yok.

Onun gelmesine gerek yoktu.

Acele etmene gerek yok.

Oh, bu konuda endişelenmenize gerek yok.

Daha erken kalkmamıza gerek var mı?

Çağrıyı iptal etmeme gerek var mı?

Acele etmeye gerek yok.

Ona söylememe gerek yoktu.

Beni aramana gerek yok.

Tom'un acele etmesine gerek yoktur.

Oraya derhal gitmene gerek yok.

O, gitmene gerek olmadığını söyledi.

Söylemeye gerek yok, o haklıdır.

Özür dilemeye gerek yok.

Bir taksiye binmene gerek yoktu.

Tom'un gelmesine hiç gerek yoktu.

Tom'un Mary ile alay etmemesi gerek.

Gitmeye gerek yok gibi görünüyor.

Çok kızmana gerek yok.

Onları uğurlamaya gerek yoktur.

O işi yapmasına gerek yoktu.

Çok yüksek sesle konuşmana gerek yok.

Kitabı almana gerek yoktu.

Onun hakkında üzülmene gerek yok.

Söylemeye gerek yok.

Onun şemsiyeyi getirmesine gerek yoktu.

Acele etmemize gerek yok.

Onun gelmesini beklememe gerek var mı?

Resmî bir konuşma hazırlamana gerek yok.

İstemiyorsan gitmene gerek yok.

Resmî bir konuşma hazırlamana gerek yoktur.

Bir yerli gibi konuşmama gerek yok, ben sadece akıcı olarak konuşabilmeyi istiyorum.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce