gergin kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Washington'daki atmosfer çok gergin oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gergin bir ip üzerinde dengesini sağlamaktadır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary odada iken, Tom her zaman gergin hissettiğini söylüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom son zamanlarda çok fazla gergin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yarınki sınav hakkında gergin olmamalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce
O bu konuda gergin olabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
En heyecanlı anda herkes çok gergin görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Uçağa binmeden önce her zaman gergin olurum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tanık duruşmada konuştuğu sırada gergin görünmüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Böyle gergin olmaya gerek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Durum çok gergin ve tehlikeli görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gergin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gergin değildim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gergin görünüyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her zaman gergin hissediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
O çok fazla gergin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Fazla gergin görünmemeye çalış.
Translate from Türkçe to İngilizce
Oğullarıyla uzun bir yürüyüş yaptığında o hamlamıştı ve ertesi gün gergin ve ağrılıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom birazcık gergin görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gergin olacağımı sandım , ama soğukkanlıydım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'u bu kadar gergin hiç görmedim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom her zaman gergin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom da gergin.
Translate from Türkçe to İngilizce
İşler gergin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gergin hissediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Büyük bir kalabalığın önünde konuşacağım zaman gergin olurum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Herkes gergin görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gergin mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gergin biçimde izledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gergin biçimde bekledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gergin görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gergin biçimde içeri girdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gergin biçimde güldü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gergin biçimde üfledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gergin değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Asla seni bu kadar gergin görmedim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gergin biçimde ayağa kalktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Biraz gergin görünüyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un bunun hakkında biraz gergin olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gergin biçimde odaya girdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çok gergin olmamaya çalışın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom benden daha gergin görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gergin bir biçimde parmaklarını masaya vuruyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom biraz gergin görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sırtım gergin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kaslarım gergin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom hala gergin görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Odada gergin bir hava vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kendimi şu an biraz gergin hissediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, aşırı gergin görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gergin görünmüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom gergin, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Gergin misin?
Translate from Türkçe to İngilizce
Sence gergin mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Sakin ol! O kadar gergin olma!
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu gergin bir andı.
Bu gergin bir durum.
Tom çok gergin görünüyor.
Neden herkes bu kadar gergin?
Tom çok gergin hissetti.
Tom genellikle gergin durumları etkisiz hale getirmek için mizah kullanır.
Herkes gergin bir şekilde etrafa baktı.
Seni hiç bu kadar gergin görmedim.
Onları hiç bu kadar gergin görmedim.
Onu hiç bu kadar gergin görmedim.
Durum gergin.
Tom gergin biçimde Mary'ye bakıyor.
Tom gergin bir biçimde pencereden dışarıya baktı.
Çin ve Japonya arasındaki ilişkiler son zamanlarda gergin olmuştur.
Tom biraz gergin görünüyordu.
Tom gergin biçimde doktora baktı.
Tom mağaranın etrafına gergin biçimde baktı.
Tom çok gergin, değil mi?
Babanla aranız gergin gibiydi.
Herkes gergin biçimde ne olacağını görmek için bekliyor.
Ne bekleyeceğinizi bilmediğiniz zaman gergin hissetmeniz normal.
Tom kendini biraz gergin hissetti.
Bu kadar gergin olma.
Bana gergin olmamamı söylemeyi kesseydin herhalde bu kadar gergin olmazdım.
Biraz gergin hissediyorum.
Tom gergin görünüyor, değil mi?
Tom gergin biçimde gırtlağını temizledi.
Yunanistan ve Almanya arasındaki ilişkiler gergin.
Suçlu gergin.
Onlar gergin.
Herkes gergin görünüyordu.
Tom gergin görünüyordu.
Onlar çok gergin.
Tom oldukça gergin görünüyor.
Tom gergin şekilde etrafına bakındı.
Çok gergin görünüyorsun.
Mürettebat gergin.
"Gergin misin?" "Biraz."
Mary gergin biçimde boğazını temizledi.
Tom senin biraz gergin olduğunu söyledi.
Tom biraz gergin.
Tom'un gergin olacağını sanıyordum ama çok rahattı.
Annem sınav sonuçları hakkında benden daha gergin.
Atlar gergin ki bu gece sağanak olabilir.
Ben sonuçla ilgili gergin hissediyorum.