geriye kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Geriye bakma.
Translate from Türkçe to İngilizce
Koru yakıldı, alevler yükseldi, ve kısa sürede bayan Askew ve arkadaş şehitleriyle ilgili geriye kalan bütün şey dökülen bir küller yığınıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Eğer işinizi bırakırsanız, geriye dönüşünüz olmayacak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Geriye dönüp bakıldığında, belki de o fotoğrafı benim bloğa koymamalıydım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Elbiselerinin geriye kalanını çamaşırhaneye koydum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Nereye gittiğimizi bilmek için bazen geriye bakmamız gerekir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hayatında geriye baktığında, o derin üzüntü duymuştur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Köpek geriye doğru yürüdü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Geriye dönüp bakıldığında, Keşke Tom çalışarak daha fazla zaman harcasaydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Geriye dönüp baktığında, Tom her iki kız kardeşle aynı zamanda flört etmemesi gerektiğini anladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Aktris, sahne üzerinde geriye düştü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir depremde, yer yukarı ve aşağı ya da geriye ve ileriye sallanabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Lütfen hayatınızın geriye kalanı için bu kelimeleri hatırlayın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom hayatının geriye kalan kısmında Boston'da kalmaya niyeti yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom hayatının geriye kalan kısmında Boston'da yaşamaya karar verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom geriye doğru bir adım attı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'yi memnun etmek için geriye doğru eğilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom ömrünün geriye kalanını hapiste geçirmek istemiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Geriye dönüş yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Geriye dönemem; geriye dönecek yer yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Büyükbabam hayatının geriye kalan kısmını sakin bir şekilde yaşamak istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom jambonun bir kısmını yedi, ve sonra geriye kalanını buzdolabına koydu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Geriye bakmayın.
Translate from Türkçe to İngilizce
O geriye düştü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Geriye kalanını sana bırakacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şimdi geriye dönüş yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bazılarımız geriye kalanlarımızın arzu ettikleri şey oldukları zaman hariç, hepimiz hiçbirimizin olamadığını olmaya çalışırız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hikayenin geriye kalanını bilirsin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben seslendiğimde geriye döndü.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, geriye baktı ve bana gülümsedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Beni listede geriye almanı istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çocukluğunda ne yaparak harcadığın zaman hayatının geriye kalanını etkiler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yataktan çıkmadan önce günün geriye kalanında ne yapacağım hakkında düşünerek biraz zaman harcarım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kimse zamanı geriye alamaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Döndü ve geriye baktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tartın geriye kalanını yiyebilirsin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Lütfen geriye dön ve bana bak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kızartmanın geriye kalanını yiyebilirsin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Koltuğunuzu biraz geriye çeker misiniz?
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun sesini duyduğunda geriye döndü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yaşlı adam aniden durdu ve geriye baktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Eğer istersen kekin geriye kalanını yiyebilirsin.
O geriye baktı.
Asla geriye bakma.
Lütfen geriye gidin.
Tom geriye döndü.
Geriye dönüp baktığımda, bu bir hataydı.
Tom döşeme tahtası gıcırtısı duyduğunda geriye döndü.
Lütfen birkaç adım geriye gidin.
298'den 290 çıkarsa geriye 8 kalır.
Tom'un geriye dönmesini istedim.
Tom geriye doğru yürüyor.
Tom geriye tökezledi.
Bunu geriye döndür.
Geriye döndürün.
Sadece geriye dön.
Geriye doğru değil.
Geriye baktılar.
Tom geriye adım attı.
Tom geriye baktı.
Tom geriye atladı.
Tom geriye düştü.
Görüyorsunuz, madde kaybolur, geriye sadece ruh kalır.
Hem Tom hem de Mary izlemek için geriye döndüler.
Tom geriye bakmadı.
Tom Mary'yi öpmeye çalıştı fakat o geriye kaykıldı.
Tom geriye kalanımızdan daha iyi Fransızca konuşabilir.
Geriye yapmak için başka bir şey kalmıyor.
Hayatının geriye kalanını terk edilmiş bir adada geçirmek zorunda olsan, onu kiminle geçirirsin?
Arabayı geriye doğru park etmek neden ileriye doğru park etmekten daha kolaydır?
Onlar Tom'u kurtarmak için zamanda geriye seyahat etmeye karar verdiler.
Tom sandalyesini geriye itti ve ayağa kalktı.
Tom geriye baktı ve Mary'ye gülümsedi.
Tom Mary'ye bakmak için geriye döndü.
Tom sınıfın geriye kalanına ayak uydurmak için sorun yaşıyor.
Tüm kaliteli elemanlarımız gitti, geriye böyle işe yaramaz olanlar kaldı.
Tom üç adım geriye çekildi.
Tom teleskoptan geriye doğru çekildi.
Tom'la konuşmam gerekiyor. Geriye kalanınız gidebilir.
Hayatının geriye kalan kısmı için sadece burada saklanamazsın.
Paramın geriye kalanı nerede?
Zamanında geriye dönebilsen ne değiştirirsin?
Yaklaşık onun yarısını yedim ve geriye kalanını tabağımda bıraktım.
Hayatının geriye kalan kısmını nasıl yaşamak istediğin bu mudur?
Hikayenin geriye kalanını duyalım.
Bir bebek olmak için geriye gitmek istiyorum.
Güvercin yarışı neredeyse 2000 yıl geriye uzanan bir spordur.
Bir adamın 11 tane koyunu varsa ve onların 9'u öldüyse geriye kaç tane koyunu kalmış olur?
Tom hayatının geriye kalan kısmı için hapse gidiyor.
Günün geriye kalanı için ne yapmayı planlıyorsun?
Tom, geriye doğru bir adım attı.
Tom lavaboya gitti ve içkisinin geriye kalanını döktü.
Chris fen dersinde geriye düşme riskinde.
Geriye kalan sadece iki gün var.
Tom tam zamanında geriye doğru sıçradı.
Arabayı burada parkedelim ve yolun geriye kalanını yürüyelim.
Tom arkasında bir ses duydu ve geriye döndü.
Sadece bir saniye geriye döner misin?
Hayatımın geriye kalan kısmını birlikte geçirmek istediğim herhangi biriyle henüz tanışmadım.
Bana hikayenin geriye kalan kısmını başka bir zaman anlatman gerekecek.