getiren kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 38'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Seni buraya öyle erkenden getiren nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce
Beni bulunduğum duruma getiren sensin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Beni bu duruma getiren babamdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Seni buraya getiren nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'yi seviyor fakat Mary John'u seviyor. İşleri daha ilginç hale getiren, John Alice'i seviyor fakat Alice Tom'u seviyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, bana her gece çiçek getiren çok romantik bir erkek arkadaş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'u buraya getiren benim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Beni bu güne getiren amcamdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Seni bu hâle getiren ne?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'u iflasın eşiğine getiren nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce
Kaybettiği parayı geri getiren kim olursa olsun ödül verilecek.
Translate from Türkçe to İngilizce
Seni Boston'a getiren nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce
Beni buraya getiren kişi sensin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Seni buraya geri getiren nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce
Seni kasabaya geri getiren ne?
Translate from Türkçe to İngilizce
Seni Boston'a geri getiren nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu çiçekleri sana getiren Tom'du.
Translate from Türkçe to İngilizce
Geviş getiren hayvanlar bir memeli türüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bizi bir araya getiren bu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu ailede eve ekmek getiren kişi o.
Translate from Türkçe to İngilizce
Seni bugün buraya getiren nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce
Beni buraya getiren seyahat neredeyse inanılmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu yeni fikirlerin bir akışını getiren bir şeydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ren geyikleri otçul ve geviş getiren hayvanlardır.
Translate from Türkçe to İngilizce
İspanya'da çocuklara hediyelerini getiren Üç Kral'dır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bizi yumruk yumruğa getiren neydi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bunu getiren kişi Tom muydu?
Translate from Türkçe to İngilizce
Fadıl onu bu dünyaya getiren kadını öldürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dünya değişimden nefret eder ama ilerleme getiren tek şey odur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Anadoluspor'a beraberliği getiren golü Ali attı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Seni bana getiren neydi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Anadoluspor'a turu getiren golü Ali attı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Zaferi getiren Tom'un stratejisiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami dini vecibelerini yerine getiren bir Müslüman.
Translate from Türkçe to İngilizce
Cadılar Bayramı'na ihtiyacım yok! Normal hayat benim için yeterince korkutucu! Ama tatlıları getiren arkadaşlar kabul edilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
“Artık insanların, ‘İsrail halkını Mısır'dan çıkaran RAB'bin varlığı hakkı için’ demeyecekleri günler geliyor” diyor RAB. “Bunun yerine, ‘İsrail soyunu kuzey ülkesinden ve sürdüğü bütün öbür ülkelerden geri getiren RAB'bin varlığı hakkı için’ diyecekler. Böylece kendi topraklarında yaşayacaklar.”
Translate from Türkçe to İngilizce
Eve ekmek getiren o.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yüzüne her seferinde bir gülümseme getiren şey ne?
Translate from Türkçe to İngilizce