Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"giren" içeren Türkçe örnek cümleler

giren kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 52'den fazla özenle seçilmiş örnek.

İçeriye giren bayan ve köpeği kapıda görevli tarafından durduruldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Binaya giren gizli bir kapı bulduk.
Translate from Türkçe to İngilizce

Köpekler zorla giren kişiye öfkeyle havladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

İnsanın hayatına giren insanlar onun hakkında ondan daha çok şey bilince insan bazen biraz buruklaşıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayatıma giren tüm kadınları gerçekten sevdim ve hayatıma girmesini istediğim tüm kadınları da gerçekten sevdim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayatıma giren tüm arkadaşlarımı özledim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayatıma giren kadınları sizin ayarlamanıza gerek yoktu. Ben sevgi ve aşka inanan biriydim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayatıma giren kadınları ayarlamanız çok kötü bir davranıştı hata yaptınız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Daha önce hayatıma giren kadınlar sizin tarafınızdan yönlendirilmişti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom sınıfa giren ilk kişiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Arkadaşlarıma ve hayatıma giren kimseye ihanet etmedim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Daha yeni üç yaşına giren bir oğlumuz var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hamama giren terler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok hızlı konuştuğu için, Arapça 5.kura giren hocayı anlayamıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom odaya giren ilk kişiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom giren son kişiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Alan Shepard uzaya giren ilk Amerikalıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kedi, pencereden giren güneş ışığının altında gerinebildiği kadar gerinerek yatıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kedi, pencereden giren güneş ışığında boylu boyunca gerinerek uzanıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ofisime giren birini gördün mü?
Translate from Türkçe to İngilizce

O, odaya giren ilk kişiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Güneş giren eve doktor girmez.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz; çünkü ne nehir aynı nehirdir, ne de nehre giren kişi aynı kişidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yarın sınava giren öğrenciler sadece biz mi olacağız?
Translate from Türkçe to İngilizce

İçeri giren bir fırtına var gibi görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yatak odasına giren davetsiz bir misafir olduğundan şüpheleniyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kitap manastıra giren bir kadın hakkındadır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Senin eve zorla giren adamların yakalandığına sevindim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Polise göre, Tom Mary'nin evine giren tek kişi değildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ebeveynlik Vakfı tarafından yapılan bir araştırmaya göre, korunmasız cinsel ilişkiye giren gençlerin yüzdesi artıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

İzinsiz giren kimseler vurulacaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Liseye giren bir sopa çekirgesi hakkında bir opera yazdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fadıl, o ve Dania arasına giren kayınvalidesinden bıkmıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Giren.
Translate from Türkçe to İngilizce

İzinsiz giren kişi bir kayak maskesi takmış.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sensörler bölgede izinsiz giren birini tespit ediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sensörlerim bölgede izinsiz giren birini tespit ediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Evine zorla giren kişinin Tom olduğunu ne zaman öğrendin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Sınava giren öğrencilerin en büyük engeli on dördüncü sorundu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sami ateş etti ve izinsiz giren kişiyi kesin bir şekilde vurdu.

Pioneer 10, Mars ve Jüpiter arasındaki asteroid kuşağına giren ve güneş sisteminin dış bölgelerine yolculuk eden ilk uzay aracıydı.

Oyuna giren oyuncu 9 numaralı formasıyla Ali.

Tam zamanında kademeye giren Ali tehlikeli bir pozisyonu önledi.

Sana giren çıkan ne?

Ahmet'in pasında araya giren isim Ali oldu.

Ali pek çalıma giren bir oyuncu değil.

Gemiye giren hayvanlar Tanrı'nın Nuh'a buyurduğu gibi erkek ve dişiydi. RAB Nuh'un ardından kapıyı kapadı.

Ali arabanın motoruna giren kediyi kurtardı.

Buraya giren tüm umutlarını kapıda bıraksın.

Buradan içeri giren umudunu geride bıraksın.

Bu uzmanlık alanıma giren bir konu değil.

Yabancı bir ülkeye giren kimselerin pasaportuna söz konusu ülkenin yetkilileri tarafından damga vurulur.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce