girme kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 49'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Her şahıs memleketin kamu hizmetlerine eşitlikle girme hakkını haizdir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir üniversiteye girme hayatımın amacı değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
İnsanların yoluna girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Japonya'da ulusal ebelik sınavına girme hakkı sadece kadınlara veriliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Odaya izinsiz girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Odama girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yoluma girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ona bahse girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Eğer bizim aramıza girme cüretini gösterecekseniz cehennemde yanmaya hazır olun.
Translate from Türkçe to İngilizce
İçeri girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
O binaya girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
İçeri girme! Ben çıplağım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Oraya girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben dua ederken araya girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hiçbir şekilde içeriye girme ihtimalin yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kapıyı çalmadan odama girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kişisel bilgisayarın gelişmesi insanların çalışma tarzında, yaşama tarzında ve birbirleriyle etkileşime girme tarzında devrim yapmıştır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Lütfen oraya girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun mahremiyetine izinsiz girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çok havalara girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gel bakalım, tavşancık! Yatağa girme vakti çoktan geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Riske girme lüksümüz yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun üniversiteye girme nedeni buydu.
Translate from Türkçe to İngilizce
O bana koleje girme konusunda biraz iyi tavsiyeler verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O odaya girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Karı koca arasına girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un içeri girme yöntemi bu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Buraya girme, lütfen!
Translate from Türkçe to İngilizce
İnsan aptallığı üzerine bahse girme her zaman iyi bir bahistir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yarın bir İngilizce testin var, bu yüzden bu gece matematik ev ödevinde çıkmaza girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Giysi giyerek bir saunaya girme düşüncesi düşünülemezdir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mutfağa girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Öğretmen, Tokyo Üniversitesi'ne girme şansım hakkında oldukça samimiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Evde zorla girme işaretleri yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Havuza girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Benimle iddiaya girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
ABD'nin hapse girme oranı dünyada en yüksektir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Içeri girme. Ben üzerimi değişiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom üniversiteye girme noktasındaydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu proje şirketimizin kaldırabileceği büyüklükte bir proje değil. İhaleye girme gibi bir niyetimiz yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Havalara girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Karpuz kabuğunu görmeden denize girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sen bu topa hiç girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
İçeri girme. Giyinik değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce
O odaya girme iznim yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ayrıntıya girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sanki bana iyilik yapıyormuşsun gibi havalara girme.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kanıma girme.
Translate from Türkçe to İngilizce