Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"gitme" içeren Türkçe örnek cümleler

gitme kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Onun okula gitme zamanı geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun evine gitme hakkında dikkatli olsan iyi olur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Evet, gitme zamanı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gitme.
Translate from Türkçe to İngilizce

İşe gitme zamanı geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben onun oraya gitme nedenini bilmiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un Boston'a gitme arzusu yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary ile Boston'a gitme fırsatını kaçırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'nin Boston'a gitme nedenini bilmiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

John'un bana Avrupa'ya gitme planından bahsetmesi sadece dündü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir yürüyüş gitme düşüncem yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gitme zamanımız geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neredeyse gitme zamanı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom gitme zamanı olduğunu fark etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çoktan eve gitme zamanı geldiğine inanamadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom tekrar yüzmeye gitme fırsatını güçlükle bekleyebiliyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun eve gitme zamanı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, yurtdışına gitme hakkındaki fikrini değiştirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kevin Kanada'ya gitme fikrinden vazgeçti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bob'ın saat 10:00 'da yatağa gitme alışkanlığı vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Jane eve gitme zamanı olduğunu söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gitme zamanı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yatağa gitme zamanı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Okula gitme zamanıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Okula gitme zamanı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şimdi senin için gitme zamanıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gitmek istemiyorsan, gitme.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hız limitinin üzerinde gitme.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanırım benim için gitme zamanıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yaklaşık eve gitme zamanı değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Hava karardıktan sonra dışarı gitme.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neredeyse okula gitme zamanıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bana ondan daha önce bahsetseydin, boş olabilirdim. Fakat yarın eve geri gitme planlarım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanırım benim içim gitme zamanıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Saat ona yaklaştı. Yatmaya gitme zamanımız geçti bile.
Translate from Türkçe to İngilizce

Herhangi bir tür Tayland yiyeceği asla yemedim, bu yüzden büyük annemle birlikte bir Tayland restoranına gitme hakkında oldukça heyecanlıyım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kayağa gitme konusunda onunla tartıştım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oraya gitme sözünü unuttu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Vedalaşmadan gitme.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yatağa gitme zamanınız gelmedi mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun gitme isteksizliğini anlamıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Pikniğe gitme planından vazgeçtik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un Mary ile dansa gitme arzusu yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aniden gitme sebebini anlayamıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

İşe gitme yerine bütün gün evde kaldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Babasıyla parka gitme konusunda ısrar ediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oraya gitme.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen gitme.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şimdi oraya gitme.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen çekip gitme.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aşırıya gitme.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok uzağa gitme.

Eve gitme zamanı.

Ödevimi bitirdim ve uyumak istiyorum ama şimdi tekrar okula gitme zamanı.

Sanırım gitme zamanı geldi.

Sanırım gitme zamanı.

Sanırım gitme zamanımız.

Sanırım Tom'un gitme zamanı.

Gitme zamanının geldiğini düşünmüyor musun?

Oraya gitme, Tom.

Tom'un gitme sebebinin o olduğunu sanmıyorum.

Tom olmadan bir yere gitme.

Tom gitme zamanı olduğuna dair Mary'yi ikna etmeye çalıştı.

Lütfen eve gitme.

Hey, gitme.

Çok ileriye gitme.

Henüz eve gitme.

Hatta oraya gitme.

Bekle. Gitme.

Tom, gitme.

Sadece gitme.

Açıkça çağrılmadan pek bir yere gitme arzusuna sahip olmam.

Eve gitme.

Uzaklara gitme.

Bir yere gitme.

Onun gitme ya da kalma seçeneği vardı.

Veda etmeden gitme.

Gitme mecburiyetin yok.

Bu tünelden gitme.

Okula gitme yerine evde kaldı.

Mary'nin yurt dışına gitme hayali sonunda gerçek oldu.

Sanırım bizim için gitme zamanı geldi.

Sadece çok uzağa gitme riskini alanlar birinin ne kadar uzağa gidebileceğini bilecektir.

Eve gitme vakti geldi.

Tom gitme cesareti olmasını diliyor.

Gitme iznime sahipsin.

Şimdi gitme zamanı.

Gitme zamanınız değil mi?

Gitme zamanı mı?

O tehlikeli bir bölge;Gitme oraya.

Tom müzik eğitimi almak için Boston'a gitme kararı aldı.

Şimdi eve gitme zamanı.

Bakıyorum onun Paris'e gitme rüyasını gerçekleştirmişsin.

Bizim için eve gitme zamanı mı?

Okula gitme vakti.

Sanıyorum, neredeyse gitme zamanı.

Jim'in çok uzaklara gitme eğilimi var.

Boston'a gitme niyetinde olduğunu neden bana anlatmadın?

Hele bir gitme, görürsün.

Gitme, n’olur, bizi terk etme!

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce