hırsızlık kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 46'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Bana nasıl hırsızlık yapılacağını öğretebilir misin?
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben bir çocuğun süpermarkette hırsızlık yaptığını görsem, ben onu yöneticiye rapor ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Polisler onları hırsızlık için tutukladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hırsızlık yaparken yakalandı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hırsızlık yapacağıma açlıktan ölürüm.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hırsızlık yapan kişi cezalandırılmayı hak eder.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hırsızlık suçundan tutuklandı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kopyalamak hırsızlık değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Para yetmeyince insan hırsızlık mı yapmalı, açlıktan ölmeli mi, yoksa aş evine mi gitmeli sen söyle?
Translate from Türkçe to İngilizce
O hırsızlık değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom hırsızlık için tutuklandı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hırsızlık ne zaman gerçekleşti?
Translate from Türkçe to İngilizce
Alenen hırsızlık yapıyor ve kimse sesini çıkarmıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dün gece biri buraya hırsızlık yapmak için girdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom hırsızlık için hapse girdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hırsızlık yapma, yalan söyleme, tembel olma.
Translate from Türkçe to İngilizce
Üç tane faili meçhul hırsızlık olayımız var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hırsızlık yaparlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hırsızlık nedeniyle üç yıl hapse mahkum edildim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir hırsızlık olmuş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hırsızlık ne zaman bildirildi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom yazar kasadan hırsızlık yaparken suçüstü yakalandı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, hırsızlık şüphesi altında.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, hırsızlık için hapiste.
Translate from Türkçe to İngilizce
Polis memuru genci hırsızlık için tutukladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, hırsızlık için üç yıllık hapis cezasını çekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şimdiye kadar kimse Tom'u hırsızlık yaparken yakalamadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom hırsızlık üzerindeydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hırsızlık içeriden destekli olmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom hırsızlık suçlamasından aklandı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Böyle bir şey hırsızlık olarak kabul edilir ve ciddi bir şekilde cezalandırılmak zorundadır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Söylemeye gerek yok, hırsızlık nadir bir olaydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom hırsızlık suçlamasıyla karşı karşıyadır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami, hırsızlık ve uyuşturucuya bağlı suçlarla ilgili bir geçmişe sahipti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, hırsızlık nedeniyle Boston'da tutuklandı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami, Leyla'nın hırsızlık yapabileceğini düşünmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami hırsızlık çetesini Leyla'nın evine sürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hırsızlık bir ekmekten, kahpelik bir öpmekten.
Translate from Türkçe to İngilizce
Eskiden oto teyp hırsızlığı oldukça yaygındı. Birçok kişi arabayı park edip eve dönerken önlem amacıyla teybi de söküp yanında getirirdi. Çünkü hırsızlık durumunda sadece teyp gitmiyor, arabanın kapı ve camında ilave masraflar da çıkıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hırsızlık anı güvenlik kameralarına takıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ziri hırsızlık yapmaya devam etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hırsızlık yapmayın, çünkü hükûmetler rekabetten hoşlanmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Robert tekrar hırsızlık yaptı ve hapishaneye geri döndü.
Salak oynamayı bırak! Güvenlik görevlileri seni hırsızlık yaparken görmüş!
Hırsızlık sırasında kameralar çalışmıyordu.
Kameralar hırsızlık anında çalışmıyordu.