Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"hafta" içeren Türkçe örnek cümleler

hafta kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

O her hafta annesine yazmaktan geri kalmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yağmur bir hafta sürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Son hafta 5 öğrenci sınıfta yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafta içleri beyaz gömlek giyerim.
Translate from Türkçe to İngilizce

O iki hafta New York'ta olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, üç hafta New York'ta kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Cumartesi ve pazar günleri, Arap ülkeleri ve İsrail hariç birçok ülkede hafta sonu olarak belirlenmiştir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafta sonları asla çalışmam.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bill gelecek hafta geri gelecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu hafta sonu bir araba almak zorundayım.
Translate from Türkçe to İngilizce

İngiltere'den bir hafta önce geldiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafta içi her zaman meşguldür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ölmeden bir hafta önce vasiyetini değiştirdi ve bütün servetini köpeği Pookie'ye bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kitabı bir hafta içinde okuyarak bitirmek gerçekten zordur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir hafta önce onunla karşılaştığını söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gelecek hafta İngilizcede bütünleme sınavına girmek zorundayım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gelecek hafta New York'a gidiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Önümüzdeki hafta Balaton'a gidiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Okuldan geçen hafta ayrıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Japon lise öğrencileri yılda 35 hafta okula gider.
Translate from Türkçe to İngilizce

Patron sekreterine hafta sonuna kadar iyi bir fikirle gelmesini söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir insanı tanımak için, onunla sadece bir hafta seyahat etmelisin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Geçen hafta konserde altı kişi vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Erkek kardeşim geçen hafta bana bir mektup gönderdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom geçen hafta işini bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sonunda hastaneye gitmeden önce, Tom ağrıya birkaç hafta dayandı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, Mary ile bir hafta sonu daha geçirmek zorunda kalmaktan ödü patladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir hafta boyunca hastanede kalmak zorunda kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary Hat bu hafta New Orleans'ta idi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bizim kampüs festivali önümüzdeki hafta yapılacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafta sonlarında ne tür şeyler yaparsınız?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu hafta ev aramaya gitmeliyim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Geçen hafta yaptığım elbise budur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu, geçen hafta çektiğim bir resimdir.
Translate from Türkçe to İngilizce

O mağazada bu hafta erkek takımları satılıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hafta sonunda ne yapıyor olacaksın?
Translate from Türkçe to İngilizce

Her hafta Pazartesi ve Salı günleri piyano eğitimi, Çarşamba ve Cuma günleri dans.
Translate from Türkçe to İngilizce

Geçen hafta ses sınavına katıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Geçen hafta güzel bir kız bebek doğurdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun geçen hafta satın aldığını çanta çalındı ​​.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, geçen hafta gezi için yola çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben bir hafta içinde bu kalın kitabı okumayı bitiremem.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, bir hafta içinde yüzebilecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

O bir hafta içinde geri dönecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

O bir hafta önce ikiz doğurdu.

O bir hafta önce hastalandı.

Önümüzdeki hafta fabrika muhtemelen kapatılacak.

Oğlum gelecek hafta Fransa'ya hareket edecek.

Biletler bir hafta içinde satıldı.

Biz Paris'te fazladan iki hafta daha kaldık; ve bunu turistik yerleri gezerek geçirdik.

İki hafta önce, ilk kez Disneyland ziyaret ettim.

Lütfen bugünden itibaren iki hafta içerisinde tekrar gel.

O iki hafta içinde iyileşecek.

Bizim iki hafta boyunca tek bir damla yağmurumuz olmadı.

İki hafta geçti.

Hava tahmini göre, yağışlı mevsim önümüzdeki hafta başlayacak.

O iki hafta izin aldı ve Çin'i ziyaret etti

O, önümüzdeki hafta Fransa'ya gidiyor.

O, gelecek hafta Londra'ya bir iş gezisi yapacak.

Jane durgun bir hafta sonu geçirdi.

Jane soğuk algınlığını atlatmadan bir hafta önceydi.

Arabayı ne zaman yıkayacaksın?- Sanırım bu hafta içerisinde.

Ben bir hafta için en ucuz arabanızı kiralamak istiyorum.

Düne kadar bir hafta boyunca yağmur yağıyordu.

Kedi geçen hafta hastaydı.

Geçen hafta sonu John'un evindeydik.

O adam gelecek hafta duruşmaya gidiyor.

Geçen hafta meşguldün.

Geçen hafta burada mıydın?

Ben geçen hafta Çince öğrenmeye başladım.

Tom'un annesi Tom üniversiteden mezun olmadan tam bir hafta önce öldü.

Noel'den birkaç hafta önce Tom sağ bacağını kırdı ve hastaneye götürüldü.

O, Tom'a cevap yazmadan iki hafta önceydi.

Tom'un cenaze töreni bu hafta olacak.

Tom'un kırık kolunun iyileşmesi birkaç hafta sürdü.

Tom geçen hafta Boston'da bir iş gezisindeydi.

Tom Boston'da bir hafta geçirdi.

Tom gelecek hafta Boston'a gitmeyi planlıyor.

Tom'un gelecek hafta Boston'a gitmesi bekleniyor.

Tom geçen hafta Boston'da Mary'yi ziyaret etmiş olabilir. Emin değilim.

Tom Mary'nin geçen hafta Boston'a gerçekten gitmediğinden emin.

Sizlerden herhangi birinin bu hafta sonu bizim lise toplantısına gitmeyi planlayıp planlamadığınızı sadece merak ediyordum.

İyi bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle!

Tom bir sonraki hafta sonu kesinlikle Mary'yi ziyarete gitmeli.

Tom, Mary'yi bu hafta başlarında gördü.

Bu, bir hafta önce kaybettiğim aynı çanta.

Bu, bir hafta önce kaybettiğim aynı saat.

Tom yaşadığı sürece bu hafta sonunu hatırlayacaktır.

Tom geçen hafta plaja gitti.

Tom eşi şikayetçi olmadan önce üç hafta boyunca tıraş olmadan gitti.

Tom'un hafta sonundan önce ev ödevini teslim etmesi gerekiyordu.

Tom'un üç hafta önce kaybolduğu bildirildi.

Tom bu hafta gece vardiyasında.

Tom gelecek hafta yeni bir araba satın alacak.

Tom ve Mary hafta sonu için uzaklara gitti.

Tom ve Mary üniversiteden mezun olduktan sonraki hafta evlendiler.

Tom ve Mary, ertesi hafta yine orada buluşmak için karar verdi.

Tom ve Mary bir hafta süreyle partiyi erteleme kararı aldı.

Tom sana o ve Mary'nin geçen hafta sonu ne yaptığından bahsetti mi?

O, 1000 sayfanın üstünde büyük bir kitap olmasına rağmen, onun tamamını gelecek hafta bu zamana kadar okumuş olacağım.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce