havadan kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 61'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Havadan gelen oksijen suda çözülür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Havadan şikâyet etmen bir işe yaramaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kötü havadan dolayı şehrin görülmeye değer yerlerini görme fikrinden vazgeçtim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu kötü havadan dolayı canım dışarı çıkmak istemiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bu sıcak havadan usandığını söylüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hiç kimse böylesine büyük bir şehri asla havadan ikmal etmeye çalışmamıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sıcak havadan rahatsız olmam.
Translate from Türkçe to İngilizce
Soğuk olduğunda Tom havadan nefret eder.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu sıcak havadan bıktım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yılın en soğuk günlerini yaşadığımız şu günlerde soğuk ve yağışlı havadan halkın olumsuz etkilenmemesi için belediye ekipleri aralıksız çalışma yapmaktadır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kötü havadan dolayı dışarı çıkamadım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu havadan bıktım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu havadan nefret etmiyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu yağışlı havadan usandım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu yağışlı havadan bıktım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu kötü havadan usandım.
Translate from Türkçe to İngilizce
İnsanlar genelde havadan şikayet eder.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çiftçiler sürekli havadan şikayet eder.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kötü havadan dolayı, gitmedim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kötü havadan dolayı uçak geç kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kötü havadan dolayı oyun ertelendi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Soğuk havadan kolaylıkla etkilenirim.
Translate from Türkçe to İngilizce
ABD havadan bombalamayı tercih ediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tarihinin en büyük ve en olası kurtarma Berlin halkına yiyecek ve umut getirdi - Ve bu havadan ikmalin başlamasına sebeb oldu
Translate from Türkçe to İngilizce
Havadan dolayı yönümüzü değiştirdik.
Translate from Türkçe to İngilizce
Havadan daha hafif hissediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tenis oynamak için güzel havadan yararlandık.
Translate from Türkçe to İngilizce
Genç bitkiler kırağılı havadan korunmalıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tenis oynamak için iyi havadan yararlandık.
Translate from Türkçe to İngilizce
Uçak havadan keşif yapıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu tozu havadan filtre etmek olanaksızdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir zeplin, havadan hafiftir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Su havadan 800 kat daha ağırdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Soğuk havadan hoşlanmıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Buradaki havadan nefret ediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yağmurlu havadan hoşlanmıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
O kötü havadan dolayı bayıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Reklam ürünleri havadan satar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yollar kötü havadan dolayı tıkalıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Resim havadan çekildi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Soğuk havadan dolayı çay soğuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Herkes havadan bahsediyor, ama kimse bu konuda bir şey yapmıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu havadan nefret ediyorum!
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu havadan hoşlanmıyorum!
Translate from Türkçe to İngilizce
Pikniğe gitmek için güneşli havadan yararlandık.
Translate from Türkçe to İngilizce
Annem kötü havadan dolayı golf oynayamadığı için kötü bir ruh hali içindeydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu havadan nefret ediyorum.
Kötü havadan dolayı oyun iptal edildi.
Hastalığı kötü havadan kaynaklı.
Tom havadan sudan konuşma konusunda pek iyi değildir.
Havadan sudan muhabbet açma yönüm çok zayıftır.
Havadan nem kapıyor.
Bu havadan bıktım usandım.
Rus papaz Aleksandr Goryaçev, Tver şehrini aşırı alkol tüketimi ve zinadan korumak için havadan kutsal suyla yıkadı.
Tom sürekli havadan şikayet eder.
Açık havadan keyif alır.
Bu sıcak havadan bıktığını söylüyor.
Ali'yle havadan sudan konuştuk.
Aranızdaki ilişkiden ve milli takımdaki genel havadan biraz bahseder misiniz?
Havadan gözlem ve inceleme yapmak için bölge üzerinde uçuş gerçekleştirdik.
Tom havadan nem kapan biri.