havası kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 54'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Otelin ev gibi havası var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun herkesi rahatlatan alçakgönüllü bir havası vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
New York havası yaz mevsiminde sıcak ve nemlidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Şehrin bir Avrupa havası var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Odanın sıcacık bir havası vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kır havası sana iyi gelecektir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Japonya'nın havası İngiltere'den daha sıcaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Öğretmenimizin havası yerinde.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu odanın havası kirli.
Translate from Türkçe to İngilizce
Lastiğin çok az havası var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tekerin çok az havası var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bugün, Güneydoğu'da göreceli bir barış havası vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Soğuk ve kuru, parlak güneş, ne güzel kış havası!
Translate from Türkçe to İngilizce
Gökyüzü karanlık ve gri - Tipik bir yağışlı mevsim havası.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dalgıçların havası tükeniyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu yılın havası çok tipik değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sıkı giyin, gece havası çok soğuk olur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Otomobiller sokakları doldurmadan önce şehrin havası temizdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sonbahar havası değişkendir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Pekin'in dumanlı havası keyfimi kaçırıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Temiz dağ havası solumayı seviyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu arabanın lastiklerinin yeterli havası yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kış havası bu alanda son derece serttir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Madrid'in havası benim için kötüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Madrid'in havası beni hasta ediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Madrid'in havası bana kötü geliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Otelin lüks bir havası var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun hakkında gizemli bir havası var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Toplantıda bir heyecan havası vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yaramaz kız bir masum havası üstlendi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Deniz havası saf ve sağlıklıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu yılın havası oldukça sıradışıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Lastiğin havası düşük.
Translate from Türkçe to İngilizce
"Urumçi'nin havası ne için soğuk?", "Urumçi, Tanrı Dağları'nın kuzeyine yerleşmiş."
Translate from Türkçe to İngilizce
Serin sonbahar havası yüzüne çarparken rahatlayarak gülümsedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bugün Tom'un havası yerinde.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sonbahar havası var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu lastiğin biraz havası inmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu hava tam grip havası.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ali'nin asil bir havası var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tekerlerinden birinin havası inmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Oranın havası nasıl?
Translate from Türkçe to İngilizce
Buranın eski havası kalmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Orman havası çok faydalıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Birleşik Almanya'da kutlama havası hakimdir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sibiu'nun kendine has bir ortaçağ havası var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tiran'da bayram havası vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sol arka lastiğinin havası inmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Deniz havası ciğerlerine iyi gelmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu lastiğin havası iniyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Gençliğinde kibirli bir havası vardı.
Buraların havası pusludur.
Aç bir oyun havası da neşemiz yerine gelsin.
Bu şehrin havası burada bulunan çeşitli fabrikalar nedeniyle zehirli.