Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"hayat" içeren Türkçe örnek cümleler

hayat kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Hayat ne kadar garip!
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayat mutlak bilim değil, bir sanattır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayat hiç bitmez fakat dünyadaki hayat biter.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neden hayat çok acı dolu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Neden hayat acılarla dolu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayat konveks değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayat güzeldir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Elektrik ve su olmadan hayat olmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sensiz bir hayat hayal edemem.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her şahsın, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayat zordur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ölümden önce hayat var mıdır?
Translate from Türkçe to İngilizce

Sensiz hayat berbat.
Translate from Türkçe to İngilizce

Son 100 yılın bilim ve teknoloji ve topluluğun diğer alanlarındaki gelişmeler hayat kalitesine hem avantajlar hem de dezavantajlar getirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Küçük kasabada hayat sıkıcıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onların hayat görüşü tuhaf görünebilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hovarda bir hayat yaşa.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sade bir hayat yaşadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yalnız bir hayat yaşadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mutlu bir hayat yaşadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayat iniş ve çıkışlarla doludur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanat uzun, hayat kısadır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, serbest bir hayat yaşadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Birçok aile sınırda yeni bir hayat kurmak için ayrıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok sayıda aile sınırda yeni bir hayat kurmak için batıya gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

O dürüst bir hayat yaşadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayat olduğu sürece, ümit vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayat siz başka planlar yapmakla meşgulken başınıza gelen şeydir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Su olmasaydı, dünyada hayat olmazdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayat bir yanılsamadır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayat niçin o kadar acı dolu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar mutlu bir hayat yaşadılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Su olmadan hayat olamaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Susuz hayat olamaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Küçük bir kasabada hayat sıkıcıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Senin hayat felsefen benimkinden farklı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O mutlu bir hayat yaşadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar orada mutlu bir hayat yaşadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Paranın konuştuğu bu sert, küçük dünyada, onun hayat tarzı derin bir nefes taze hava gibi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary, hayat sigortası için Tom'un babasını öldürmek amacıyla kumpas kuruyorlardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O yıllarca sefil bir hayat sürdürmek zorunda kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben o tür bir hayat yaşayamam.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'siz bir hayat düşünemeyeceğini söylüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayat budur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bazılarına göre hayat zevktir, diğerlerine göre acı çekmektir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayat bir sabun köpüğü gibidir.

Hayat gerçekten de iyi bir şeydir.

Hayat çok kısa.

Hayat çıkışlarla ve inişlerle doludur.

Tom ve Mary'nin hayat felsefeleri farklı.

Tom ve Mary farklı hayat felsefelerine sahiptir.

Güneşsiz hayat olmaz!

Organ bağışlarsanız, bir hayat kurtarabilirsiniz.

Tom Mary'ye hayat hikayesini anlatmak istemedi.

Sensiz hayat düşünemiyorum.

Üniversitedeki hayat anlamlıdır.

Ondan dolayı, o sefil bir hayat yaşadı.

Vahşi hayat çok basit ve toplumlarımız çok karmaşık makine!

Hayat siz diğer planları yapmakla meşgulken size olanlardır.

Hayat bu.

Hayat tatlıdır.

Hayat sigortam var.

O, mutsuz bir hayat yaşadı.

Teyzem mutlu bir hayat yaşadı.

Çift mutlu bir hayat sürdü.

Amcam mutlu bir hayat yaşadı.

O, uzun bir hayat yaşamayacak.

Hayat Gürcistan'da kolay değildi.

Diğer gezegenlerde hayat var mı?

Hayat bu günlerde zorlaşıyor.

Nakiller hayat kurtarırlar.

O bana hayat hikayesini anlattı.

O mutsuz bir hayat yaşıyor.

O mutsuz bir hayat yaşadı.

Hayat eğlenceden ve oyundan ibaret değildir.

Hayat gariptir.

Şirket tüm çalışanları için sağlık bakımı ve hayat sigortası avantajları sağlar.

Hayat adil değil.

Müzik yoksa hayat da yoktur.

Ben meşgul bir hayat sürdürüyorum.

O, gösterişsiz bir hayat sürdü.

O, zor bir hayat yaşadı.

Hayat güzel değil mi?

O, lüks bir hayat sürdü.

O, bana hayat hikâyesini anlattı.

O, ondan sonra zor bir hayat sürdü.

Hayat Almanca öğrenmek için çok kısa.

Aynı şekilde herkes çocuğunun muvaffakiyet içerisinde hayat sürmesini ister.

Böyle bir hayat süreceğime, ölsem daha iyi.

Buraya geldim geleli, hayat çok monoton geçiyor.

Tom, Mary'nin hayat arkadaşıdır.

Onlar kolay bir hayat beklemiyordu.

Birçok hayat formu kayboluyor.

Herkes mutlu bir hayat yaşamak ister.

O, kırsalda sakin bir hayat yaşadı.

Başka gezegende hayat hayal edemiyorum.

Daha rahat bir hayat yaşamak istiyordu.

Dedem uzun ve mutlu bir hayat sürdü.

O yalnız bir hayat sürdü.

Hayat merdivenlerini çıkarken, insanlara iyi davranalım. Çünkü inerken gene aynı insanlara rastlayacağız.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce