Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"hayvanat" içeren Türkçe örnek cümleler

hayvanat kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Onlar dün otobüsle hayvanat bahçesine gittiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Küçük oğlan hayvanat bahçesinde.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zebralar ve zürafalar bir hayvanat bahçesinde bulunurlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu otobüs sizi hayvanat bahçesine götürecektir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ülkende bir hayvanat bahçesini ziyaret ettin mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bill, küçük erkek kardeşini hayvanat bahçesine götürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayvanat bahçesindeki maymunu gördüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün hayvanat bahçesine gittim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary okullarını astılar ve hayvanat bahçesine gittiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ailesini hayvanat bahçesine götürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün hava güzel olsaydı, hayvanat bahçesine gidecektik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'ye onu hayvanat bahçesine götürttü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom başka hiç kimsenin neden hayvanat bahçesine gitmek istemediğini anlayamadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary hayvanat bahçesinde birlikte keyifli bir gün geçirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Büyük bir hayvan hayvanat bahçesinden kaçtı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Parka gitmektense hayvanat bahçesine gitmeyi tercih ederiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fil, hayvanat bahçesine getirildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Jimmy onu hayvanat bahçesi götürmem için bana yalvardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Jimmy benim onu hayvanat bahçesine götürmem için ısrar ediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Jimmy benim onu hayvanat bahçesine götürmem konusunda ısrar etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bill erkek kardeşini hayvanat bahçesine götürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayvanat bahçesine gittim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar hayvanat bahçesine gittiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

O bizi hayvanat bahçesine götürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

O onu hayvanat bahçesine götürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayvanat bahçesinde maymunlar gördük.
Translate from Türkçe to İngilizce

Babam bizi hayvanat bahçesine götürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, onunla birlikte hayvanat bahçesine gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu öğleden sonra oğlumu hayvanat bahçesine götürüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, onu hayvanat bahçesine götürmemi önerdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu öğleden sonra hayvanat bahçesine gitmek ister misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Boston'da bir hayvanat bahçesi var mıdır?
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayvanat bahçesinden bir kaplan kaçtı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kız kardeşimle hayvanat bahçesine gittim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayvanat bahçesinde çok sayıda hayvan var mıdır?
Translate from Türkçe to İngilizce

Kaplanlar hayvanat bahçesinden kaçtı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çocuk hayvanat bahçesinde hiç bulunmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Buradan hayvanat bahçesine nasıl gidebilirim?
Translate from Türkçe to İngilizce

Çocukları hayvanat bahçesine götürelim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayvanat bahçesindeki hayvanları görmek ister misiniz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün otobüsle hayvanat bahçesine gittiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çocuklarını sık sık hayvanat bahçesine götürür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu çaya benzer bir şeyin kokusunu son kez hayvanat bahçesinde zürafa evinde kokladım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayvanat bahçesinin hemen kuzeyinde bir müze var.

Hayvanat bahçesine gitmek için sabırsızlanıyorum.

Dün hayvanat bahçesine kaç kişi geldi?

Hayvanat bahçesinde bazı garip hayvanlar var.

Hayvanat bahçesinde çok sayıda hayvan türü var.

Kız hayvanat bahçesine götürülme konusunda ısrar etti.

Bu öğleden sonra oğlumu hayvanat bahçesine götüreceğim.

Bugünlerde seni hayvanat bahçesine götüreceğim.

Dünyanın en büyük hayvanat bahçesi Berlin, Almanya'da yer almaktadır.

Tom Mary'nin kimle hayvanat bahçesine gittiğini bilmiyor.

Hayvanat bahçesi nerede?

Bu hayvanat bahçesi kaç yaşında?

Çin'de ve yurt dışında hayvanat bahçelerinde yetiştirilen birkaç tane ile birlikte, sadece birkaç yüz pandanın kaldığı tahmin edilmektedir.

Hayvanat bahçesinde çalışıyorum.

Hayvanat bahçesinde çalışırım.

Geçen cumartesi pandaları görmek için ailemle birlikte hayvanat bahçesine gittim.

Bir hayvanat bahçesinde hiç bulunmadım.

Hayvanat bahçesinde mükemmel bir zaman geçirdik.

Tom hayvanat bahçesine seninle gidiyorsa ben de gideceğim.

O hayvanat bahçesinde bir kar leoparı olduğuna hâlâ inanamıyorum. Onların tehlike altındaki bir tür olduğunu düşünüyordum.

Yarın hayvanat bahçesine gitmekle ilgileniyorsan 2.30'da seni alacağım.

Çocukken birlikte hayvanat bahçesine gittiğimiz zamanı hatırlıyor musun?

Hayvanat bahçesi Noel günü kapalıydı.

Kentte bir hayvanat bahçesi var mı?

Parkta bir hayvanat bahçesi var mı?

Bu hayvanat bahçesinde panda var mı?

Birkaç dakikalık yürüyüş onu hayvanat bahçesine getirdi.

Büyük bir hayvan, hayvanat bahçesinden kaçtı.

Ted amca, pandaları göstermek için bizi hayvanat bahçesine götürdü.

O hayvanat bahçesinde bazı tuhaf hayvanlar var.

Hayvanat bahçesine gidelim!

Kaplan hayvanat bahçesinden kaçtı.

Babam bizi dün hayvanat bahçesine götürdü.

Mars'taki hayvanat bahçelerinde dünyadan hayvanlar var.

Tom hayvanat bahçesine gitmek istemeyen tek kişi değil.

Tom bizimle hayvanat bahçesine gitmek istiyor mu?

Tom Mary ile hayvanat bahçesine gitti.

İnsanlar birbiri ardına hayvanat bahçesindeki garip hayvanı görmeye geldiler.

Tom hayvanat bahçesinde zaman geçirmeyi severdi.

Hayvanat bahçesi her pazartesi kapalı.

Hayvanat bahçesi pazartesi günü kapalı.

Tom bana yarın bizimle hayvanat bahçesine gitmek istediğini söyledi.

Hayvanat bahçesi pazartesi günleri kapalıdır.

Götürmemi isterseniz Tom'u hayvanat bahçesine götürürüm.

Kaliningrad hayvanat bahçesinde Amur kaplanı Tanya kendi kendine kar topu yuvarlamayı öğrendi.

Hayvanat bahçesi buraya yakın mı?

Benimle hayvanat bahçesine gitmek ister misin?

Hayvanat bahçesine gitmeyi mi yoksa sinemaya gitmeyi mi tercih edersin?

Tama hayvanat bahçesine gittik.

Hayvanat bahçesini ziyaret edinceye kadar bir zürafa görmemiştim.

Tom'un bizimle hayvanat bahçesine gitmek isteyeceğini sanmıyorum.

Tom Mary'yi hayvanat bahçesine götürdü.

Hayvanat bahçesine gidelim.

Onların Ueno Hayvanat bahçesinde bir pandası var mı, unutuyorum.

Bir hayvanat bahçesinde çalışıyorum.

Hayvanat bahçesine nasıl gidebilirim?

Hayvanat bahçesine gittik.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce