Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"heyecan" içeren Türkçe örnek cümleler

heyecan kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Haber heyecan vericiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Futbol heyecan verici bir oyundur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Futbol heyecan verici bir spordur.
Translate from Türkçe to İngilizce

1880 yılının seçim kampanyası heyecan verici değildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oyunların hiçbiri heyecan verici değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz tema parkında heyecan verici bir zaman geçirdik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben dalmaktan heyecan duyuyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Heyecan doruk noktasına ulaştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Uzay yarışı tarihte heyecan verici bir dönemdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O anda Boston'da olmak müthiş heyecan vericiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben dün izlediğim gibi öylesine heyecan verici bir ragbi maçı görmemiştim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom onun ne kadar heyecan verici olduğunu anlatamaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok heyecan verici.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu film heyecan verici.
Translate from Türkçe to İngilizce

O heyecan verici bir oyun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben heyecan verici bir hikaye okudum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oyun heyecan verici oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oyun çok heyecan vericiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Roman çok heyecan verici.
Translate from Türkçe to İngilizce

O çok heyecan verici bir oyundu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oyunu çok heyecan verici buldum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Film yapımı heyecan verici bir iştir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Buz hokeyi heyecan verici bir spordur.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, bize çok heyecan verici bir macera hikayesi anlattı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Heyecan azalınca tartışma devam etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oyunun ikinci yarısı çok heyecan vericiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu okuduğum en heyecan verici kitaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu duyduğum en heyecan verici hikayeydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar heyecan verici bir oyun oynadılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün geceki oyun heyecan vericiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu yaz transfer piyasası her zamankinden daha heyecan verici olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yılın heyecan verici bir zamanıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir ata binmek gerçekten heyecan verici.
Translate from Türkçe to İngilizce

Final maçı çok heyecan verici değildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oyun gittikçe daha heyecan verici oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hikaye gittikçe heyecan verici oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

İlk defa başkente gitmem heyecan vericiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok heyecan verici! Tekrar gitmek istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Heyecan verici bir hikayeydi ve o onu iyi anlattı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Televizyonda heyecan verici bir oyun izleyerek oturdum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Geçen cumartesi heyecan verici bir beyzbol oyunu izledim.
Translate from Türkçe to İngilizce

O heyecan verici görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu eğlenceli ve heyecan verici.
Translate from Türkçe to İngilizce

O çok heyecan verici.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu çok heyecan verici.
Translate from Türkçe to İngilizce

Birazcık heyecan istemez misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Heyecan verici miydi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu heyecan verici haber.
Translate from Türkçe to İngilizce

O heyecan vericiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gerçekten heyecan verici.
Translate from Türkçe to İngilizce

Heyecan vericiydi.

Bu heyecan verici değil mi?

Heyecan verici değil mi?

Heyecan verici mi?

Bu heyecan verici.

Tom ve Mary heyecan verici bir şey keşfettiler.

Çok heyecan vericiydi.

Onun çok heyecan verici olacağını hiç düşünmedim.

Okyanus araştırmasının geleceğini onun geçmişiyle tahmin edeceksek birçok heyecan verici keşifleri elbette dört gözle bekleriz.

Oldukça heyecan vericiydi.

Biraz oldukça heyecan verici haberim var.

Gerçekten çok heyecan verici.

Bütün bu heyecan ne?

Bu heyecan verici olacak.

Bu heyecan verici olur.

Avrupa'ya gitmek çok heyecan verici ama aynı zamanda korkutucu.

Dedektiflik hikayelerini hep baştan sona okurum, çok heyecan verici!

Bu hikaye ilginç, eğlenceli ve hatta heyecan verici.

Heyecan verici görünüyor.

Beatles'ın saç stili heyecan yarattı.

Bu kesinlikle heyecan verici.

Gösteri heyecan vericiydi.

Çok heyecan verici geliyor.

O oldukça heyecan vericiydi.

New York, Chicago ve Boston gibi heyecan verici şehirleri ziyaret etmekten zevk alıyorum.

Bu heyecan verici olmalı.

Bu heyecan verici olabilir.

Bu gerçekten heyecan verici.

Bu gerçekten heyecan vericiydi.

Ne, yine ekmek mi yiyorsun? Her zamanki gibi hâlâ aynı heyecan verici diyet yaşantısını sürdürüyorsun.

Bir süre için yeterince heyecan yaşadım.

Ne kadar heyecan verici!

Seninle çalışmaktan çok heyecan duydum.

Özel kuvvetlerde görev yapmak heyecan vericiydi.

Bu benim için çok heyecan vericiydi.

Bilim çok heyecan vericidir.

Film büyük bir heyecan yarattı.

Bu filmi çok heyecan verici buldum.

Bu gerçekten biraz heyecan verici.

O çok heyecan verici olmalı.

Sadece heyecan olsun diye masum kanı döktü.

Sadece heyecan olsun diye yaşlı bayanı öldürdü.

Sadece heyecan olsun diye mi bunu yaptın?

O çok heyecan verici görünmüyor.

Sen heyecan verici misin?

Okul heyecan vericiydi.

Bu heyecan verici görünüyor.

O heyecan verici değil mi?

Tom Mary'nin söylemek zorunda olduğu şeyi herhangi bir heyecan göstermeden dinledi.

Tom'un heyecan verici olduğunu düşünüyorum.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce