Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"hoş" içeren Türkçe örnek cümleler

hoş kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Hoş geldin!
Translate from Türkçe to İngilizce

Eve hoş geldin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Japonya'ya hoş geldiniz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen hoş bir çocuksun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Evimize hoş geldiniz!
Translate from Türkçe to İngilizce

Evimize hoş geldin!
Translate from Türkçe to İngilizce

Evime hoş geldin!
Translate from Türkçe to İngilizce

Evime hoş geldiniz!
Translate from Türkçe to İngilizce

Pringles ve süzme yoğurt, hoş bir tat yaratır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Seni burada görmek ne hoş sürpriz!
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu üzümler hoş görünüyor fakat, aslında tadı buruk.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir kırmızı araba ve bir beyaz olanı gördüm.Kırmızı olan beyaz olandan daha hoş görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yeterli param olsaydı o hoş arabayı alırdım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne hoş bir gün.
Translate from Türkçe to İngilizce

Roma'da hoş bir zaman geçiriyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bunlar iki hoş resimdir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir güzellik salonunda hoş ve mutlu bir zaman geçirmeye ne dersin?
Translate from Türkçe to İngilizce

San Francisco'ya hoş geldiniz.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, en hoş bir parti için, ev sahibine teşekkür etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Makineye hoş geldiniz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sesi dinlemek için hoş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu saat çok hoş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un yaptığı ev gerçekten hoş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu restorandaki atmosfer hoş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben ona hoş bir kız olduğunuzu söyledim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Heyecanlı kızlar hoş görünebilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben hoş insanlarla tanıştım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bana böyle hoş bir hediye gönderdiğin için çok teşekkür ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Makyajsızken bile çok hoş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Uzaktan bakıldığında pek çok şey hoş görünecektir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kendine gelirsen, hoş bir şey alırsın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sınırsız hoşgörü hoşgörünün ortadan kalkmasına yol açar. Hoşgörüsüz olanlara bile sınırsız hoşgörüyü uzatırsak, hoşgörülü bir toplumu hoşgörüsüzlerin saldırısına karşı korumaya hazır değilsek, o halde hoş görülü tahrip olacak ve onunla birlikte hoşgörü de.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yeni elbisesinin içinde ne kadar hoş duruyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bana karşı çok naziktin, ve ben gerçekten hoş bir yolculuk yaptım. Çok teşekkür ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiçbir şey sabah yapılan bir yürüyüş kadar hoş değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hoş olduğumu düşünüyor musunuz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Sizce ben hoş muyum?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom her zaman John ve Mary'nin çok hoş bir çift olduklarını düşündü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Seni tekrar görmek ne hoş, Tom.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hastanedeki hoş olmayan deneyimlerini telafi etmek için Tom içmesi gerekenden biraz daha fazla içti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayatta her şey hoş değidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Böylesine hoş bir partide asla bulunmadım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bana çok hoş davranır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'ye hoş bir şey almayı göze alabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary önümüzdeki cuma akşamı bir hoş geldin partisi verecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün hoş bir hava geçirdik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom gerçekten hoş bir adam!

Tom kapıyı açtığında ve Mary'nin orada durduğunu gördüğünde " ne hoş bir sürpriz " dedi.

Bir parti vermek hoş olurdu.

Evlenmek hoş olurdu.

Tom ne kadar hoş göründüğüne dair Mary'ye iltifat etti.

Tom kesinlikle hoş bir adamdı.

Tom kesinlikle o eski fagottan hoş bir ses çıkarır.

Tom kesinlikle hoş bir araba sürer.

Bu kitabı okuması hoş.

O, doğum günüm için bana çok hoş bir şey verdi.

Ailen çok hoş olmalı.

Size verecek hoş bir hediyem var.

Parktaki yeşil yapraklar göze hoş geliyor.

Ebeveynleri ona hoş bir şey aldılar.

Onun konuşmasını dinlemek her zaman hoş.

O, kız kardeşine hoş bir kalemlik yaptı.

O gerçekten hoş bir arkadaş fakat ondan hoşlanmıyorum.

O hoş bir insan.

Bob öyle hoş birisidir ki herkes ondan hoşlanır.

Mary ikisinden daha hoş olanıdır.

Alice hoş kokulu bir parfüm kullanıyor.

Bob portreyi hoş bir çerçeve ile çerçeveledi fakat o tepetaklak olmuştu.

Hanako'nun şaşırtıcı şekilde hoş bir insan olduğu ortaya çıktı.

Jane yeni kıza hoş görünmek için tarzının dışına çıktı.

Evimize hoş geldiniz.

Tom'un hoş bir gülümsemesi var.

O çok hoş görünüyor.

O, bana hoş bir kravat buldu.

Tom bana karşı çok hoş.

Senin elbisen çok hoş.

Kullandığın hoş bir araba.

Restoranda "Hoş geldin" partisi yapıldı.

Jill, hoş olduğu kadar zekidir de.

Hoş geldiniz!

O, hoş bir çocuktu.

Tom gerçekten hoş bir adam.

O, hoş bir rüya gördü.

Hoş bir gün, değil mi?

Biz hoş bir akşam geçirdik.

O çok hoş bir öğrenci.

O, çok hoş biridir.

Bugün hoş bir gün.

Kız kardeşimin hoş bir piyanosu var.

Onunla hoş bir sohbet yaptım.

O son zamanlarda hoş bir iş buldu.

O bana hoş bir kamera aldı.

Baban çok hoş görünüyor.

Ben hoş bir akşam geçirdim.

O, hoş bir saat takıyor.

O bana hoş bir hediye verdi.

O hoş bir sonbahar akşamı idi.

Hoş bir garson bize hizmet etti.

Onun için bir hoş geldin partisi düzenledik.

O, o elbisenin içinde hoş görünüyor.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce