Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"içe" içeren Türkçe örnek cümleler

içe kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 35'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Yaşlı adam insanlarla iç içe değildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, içe dönüktür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'ye içten içe âşık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başka birinin karısına içten içe âşık oldum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yıllardır içten içe ona âşığım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Japonya görünüşte içe dönük ve yetersiz uluslararası yapıya sahip olduğundan dolayı sık sık eleştirilmektedir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çalışma arkadaşlarımın hepsi benden nefret etse bile ben onları içten içe seviyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gerçek ve hayal, doğruyla yanlış iç içe geçemez.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben içe dönüğüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom içe dönüktür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen içe dönüksün.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz içe dönüğüz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bunu kabul etmeyecek ama o Mary'ye içten içe aşık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Güneş tutulur tutulmaz, Güneşin iç içe mineraller halkasının ayın etrafında bütün yönlere parladığı görülebilir. Güneşin koronasının görülebileceği tek zaman toplam güneş tutulması sırasında olduğu için bu muhteşem bir manzaradır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çok içe dönük.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom oldukça içe dönük.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom içe dönük değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

İçten içe onu kıskanıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çay içe içe verandada oturdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz hoşgörüsüz, içe dönük bir toplum olduk.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom içe dönük bir kimse.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen bir içe dönük mü yoksa dışa dönük müsün?
Translate from Türkçe to İngilizce

Yağmur beni garip ve içe dönük yapar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom içe dönük ve utangaç
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben içe dönük biriyim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir hayalet içe dönük bir korkunun dışa dönük ve görünür işaretidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben ayakları içe basanım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, Mary'nin içe kapanık olduğunu söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Doğayla daha iç içe yaşamak istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eski insanlar doğayla iç içe yaşıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yaşadığı hayal kırıklıkları onu çekinik ve içe dönük biri yapmıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mürebbiye, marki ailesinin çocuklarına sarayda talim ve terbiye veriyordu. Aile, çocuklarının avam takımıyla iç içe olmasını istemiyor, bunun onları köklerinden koparıp vasatlaştıracağını düşünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dertlerini başkalarına pek anlatma. Çoğunun umurunda olmaz, geri kalanıysa içten içe mutlu olur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bazen içe düşen şüphe en büyük kanıttır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Balıklı börek yaparken içe patates de koyarım.
Translate from Türkçe to İngilizce